(765 S. K. m. 62, 448, 456)
Adam öldürmeye tam kalkışma suçundan sanık Murat Ü.'ın eyleminin bıçakla yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanığın TCY. nın 456/2, 457/1. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Van Ağır Ceza Mahkemesince 15.1.1991 gün ve 129149 sayı ile verilen hüküm C. Savcısının aleyhe temyizi üzerine;
Yargıtay 1. Ceza Dairesince incelenerek 13.2.1992 gün ve 160295 sayı ile:
(Sanığın alkollü şekilde mahallesinde mağdurla karşılayıp tartışmaya başladığı, bu tartışma anında mağdura yönelik olarak bıçağı birden ziyade salladığı sırada, mağduru çok şiddetli bir darbe ile batın ve kalbe nafiz hayati tehlike doğuracak ve 45 gün iş ve güçten kalacak biçimde periton, perikard ve diyaframı kesen, kalpte sağ karıncık ile sağ kulakçığa kadar uzanan yaralar oluşturduğu, yaraların yeri ve ağırlığı, birden çok bıçağı sallaması, sanıkta fiile bağlı öldürme kastının varlığını kabul zorunluluğu kıldığından, öldürmeye tam kalkışma yerine yazılı şekilde hüküm kurulması) isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 30.6.1992 gün ve 2582 sayı ile: Sanıkla mağdur arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmadığı, engel sebep yokken sanığın eylemim sona erdirdiği, darbenin tekliği ve eylemin tartışma sırasında gerçekleştiği, bu nedenle sanıkta öldürme kastının bulunmadığı açıklamasıyla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de, C. Savcısı ve sanık tarafından süresinde temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istekli 2.12.1992 gün ve 70230 sayılı tebliğnamesiyle dosya, Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık suç vasfına ilişkindir.
Sanığın geceleyin saat 23.00 sıralarında markete gitmekte bulunan mağdurun önüne çıkarak ona sataşmaya başladığı tartışarak markete kadar gittikleri, market sahibi tanık Ali Haydar E.'in kendilerini ayırarak marketin dışına çıkardığı, burada tartışmanın şiddetlendiği sırada, sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı çıkararak mağdurun hayati bölgelerine doğru birden çok kez salladığı, bunlardan bir tanesinin mağdurun göğüs nahiyesine isabet ederek, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 18 Şubat 1991 günlü raporunda açıklandığı üzere; Batın ve kalbe nafiz kesici delici alet yaralanması sonucu, periton, perikard ve diyaframı kesen, kalpte sağ karıncık ile sağ kulakçığa kadar uzanarak tahribat oluşturan yaralanma nedeniyle mağdurun acilen ameliyata alındığı ve bu yaralanmanın hayati tehlike oluşturup, 45 gün iş ve güçten yoksun kıldığı iddia, sanığın açık kabulü, tanık Ali Haydar E.'in yeminli anlatımı, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun açıklanan raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanığın mağdura doğru birden çok kez bıçak sallaması, bunlardan bir tanesinin mağdurun hayati bölgesi olan göğsüne çok şiddetli biçimde isabet ederek onun raporunda açıklandığı gibi hayati tehlike geçirip 45 gün iş ve güçten kalacak derecede yaralanmasına yol açtığı ve acilen yapılan ameliyat sonucu ölümden kurtarıldığı anlaşılmasına göre, sanıkta öldürme kastının bulunduğu kabul edilmelidir.
O halde, sanığın eylemi adam öldürmeye tam kalkışma suçunu oluşturduğu halde, bıçakla yaralamak suçuna ilişkin direnme kararı isabetli değildir. Hükmün bozulmasına karar verilmelidir.
Karşı oy kullanan Yargıtay Birinci Başkanı İsmet O. ve üyeler, direnme kararının haklı nedenlere dayandığını ileri sürmüşlerdir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz itirazlarının reddine, C. Savcısının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, direnme kararının BOZULMASINA, 2/3'ü aşan oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy