(765 S. K. m. 11, 20, 31)
Adam öldürmeye tam kalkışma suçundan sanık Cihat B.'un T.C.Y.nın 449/1, 62, 51/2, 59 ncu maddesi uyarınca 4 sene 2 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ve T.C.Y.nın 31 nci maddesi uyarınca 4 sene 2 ay süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ilişkin İstanbul 4 ncü Ağır Ceza Mahkemesince 28.4.1992 gün ve 39155 sayı ile verilen hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1 nci Ceza Dairesince 16.11.1992 gün ve 2420/2486 sayı ile; usul ve yasaya uygun görülen hükmün onanmasına, karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 10.12.1992 gün ve 58/57079 sayı ile:
(T.C.Y.nın 31 nci maddesi kamu hizmetlerinden yasaklanma süresini üç seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası tayın edilmesi durumunda Cezaya müsavi bir süre ile sınırlı tutmuştur. Maddedeki cezaya müsavi kavramından, bu sürenin üç seneden aşağı olamayacağı anlaşılmaktadır.
Aynı yasanın 20 nci maddesi ise süreli olarak tayın olunacak kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının üç yıldan fazla olamayacağını belirlemiştir. Bu sınır içersinde Kanunda tasrih edilmeyen yerlerde ibaresi yer almamaktadır. Bu nedenle T.C.Y.nın 31/2 nci maddesinde yer alan kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının alt ve üst sınırı üç yıl olarak çakışmıştır. Ancak, her halükarda üç yıldan fazla olamayacağı açıktır.
Bu durumda Yerel Mahkemece T.C.Y.nın 31 nci maddesi uyarınca verilen kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının 3 yıl yerine 4 yıl 2 ay olarak belirlenmesi yasaya aykırıdır. Bu itibarla Özel Daire onama kararı kaldırılarak, hükmün bozulması ve düzeltilerek onanması) gerektiği görüşü ile itiraz etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, adam öldürmeye tam kalkışma suçundan T.C.Y.nın 449/1, 62, 51/2, 59 ncu maddeleri uyarınca sonuçta 4 sene 2 ay ağır hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında T.C.Y.nın 31 nci maddesi ile uygulanan geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının üst sınırının 3 seneyi geçip geçmeyeceği hususundadır.
Kamu hizmetlerinden yasaklama cezası, T.C.Y.nın 11 nci maddesinde bir cürüm cezası olarak gösterilmiştir.
T.C.Y.nın 20 nci maddesinde süreli veya süresiz olabileceği belirtilen bu cezanın süreli olması durumunda üç seneden beş seneye kadar belirlenebileceği düzenlenmişken 3679 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle üst sınır üç seneye indirilmiştir.
T.C.Y.nın 31 nci maddesinde üç seneden beş seneye kadar ağır hapse mahkûmiyet halinde«bu cezaya eşit bir süre kamu hizmetlerinden yasaklama cezası uygulanacağı belirtilmişse de 3679 Sayılı Yasa ile 20 nci maddede yapılan değişiklikten sonra bu cezanın üst sınırı üç sene olarak kabul edilmelidir. Çünkü 3679 Sayılı Yasanın genel gerekçesinde T.C.Y.nın 20/3 ncü maddesinde yer alan ve hak mahrumiyetlerine ilişkin fer'i ceza olan geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının üst sınırı günümüz koşulları itibariyle fazla olduğundan azaltılması ve buna bağlı olarak da hak mahrumiyeti cezalarının içtima sınırında ve keza süresiz hak mahrumiyeti cezalarında söz konusu olan yasak hakların geri verilmesi süresinde indirim yapılmasının amaçlandığı, madde gerekçesinde ise, geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının beş sene olan yukarı sınırının üç seneye indirildiği belirtilmiştir.
O halde 3679 Sayılı Yasa ile değiştirilen T.C.Y.nın 20/3 ncü maddesi hak mahrumiyetlerine ilişkin fer'i ceza niteliğinde bulunan kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının üst sınırını üç seneye indirdiğinden 31 nci madde uygulamasında da bu sınırın üzerine çıkılamaz.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüyle, Özel Daire onama kararı kaldırılarak, hükmün bu sebepten bozulmasına, bozma yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sanık hakkında T.C.Y.nın 31 nci maddesi uyarınca tayin edilen kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının üç yıla indirilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, C.Y.U.Y.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Karşı oy kullanan kurul üyeleri, Yerel Mahkeme uygulamasının yasaya uygun olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararı kaldırılarak hükmün bozulmasına, bozma yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden C.Y.U.Y.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkından T.C.Y.nın 31 nci maddesi uyarınca uygulanan kamu hizmetlerinden yasaklama cezasının üç yıla indirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA 2/3'ü aşan oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy