(6831 S. K. m. 91, 108, 112) (647 S. K. m. 4)
Ormandan ağaç kesmek suçundan sanık Yunus G.'in, Orman Kanunu'nun 91/2,4, son, 2253 Sayılı Yasanın 12, 647 Sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 1.710.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının teciline, zoralım, tazminat ve ağaçlandırma giderinin tahsiline ilişkin Hazro Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12.9.1991 gün, 10/38 sayılı hüküm, sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 13.5.1992 gün, 4126/6697 sayı ile:
1- Sanığın gerek C. Savcılığında, gerekse mahkeme sırasında dava konusu emvali Zergüş çeşmesi civarındaki yolda görüp aldığını ileri sürmesine, bu savunmanın aksini gösterir herhangi bir delil bulunmamasına göre eyleminin Yasanın 108/1. maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı madde ile ceza tayini,
2- Kabule göre de; a) Bilirkişinin emvalin orta kutrunu 9 cm. olarak belirlemiş bulunmasına ve yasanın 91/4 maddesinde de orta kutru 8 cm.den küçük emvalin fidan sayıldığının belirtilmesine göre emvalin fidan vasfında bulunmadığı gözetilmeden 91/4. maddenin uygulanması ile sanığa fazla ceza tayini,
b) Fidan vasfında bulunmayan emvale ilişkin tazminatın 112/b madde gereğince hesaplanmak suretiyle fazla tayini isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme 10.6.1992 gün 6/12 sayı ile:
1- Suç tutanağında, sanığın emvali kestiğine ilişkin açıklaması mevcuttur. Tanıklar, tutanağı doğrulamıştır. Sanık, savunması dışında delil göstermemiş, savunması herhangi bir delille doğrulanmamıştır. Aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağının aksi, ispatlanamadığından eylem. O.Y.nın 91/2. maddesine uygun bulunmaktadır.
2- a) Yapılan keşifte bilirkişi, suç tutanağının aksine emvalin 9 cm. değil 35 Cm. kutrunda olduğunu, bu nedenle fidan vasfında bulunduğunu, açıkça belirttiğinden yapılan uygulama doğrudur.
b) Emval, yukarıda açıklandığı üzere fidan vasfında olduğundan, tazminatın O.Y.nın 112/b. maddesine göre hesaplanmasında bir isabetsizlik yoktur. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istemli 16.12.1992 tarihli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
Sanığın kaçak orman emvali naklederken görülmesi üzerine, ağaç kestiğini söylediğinden bahisle suç tutanağı düzenlenmiş ve açılan kamu davası sonucunda dikiliden ağaç kesmek suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın temyizi üzerine Özel Daire savunmanın aksini gösterir delil bulunmadığından eylemin; kaçak orman emvali nakletmek suçunu oluşturduğu gerekçesiyle kararı bozmuş, Yerel Mahkemece önceki hükümde direnilmiştir. Çözümlenecek sorun suç vasfına ilişkindir.
3.11.1990 tarihli suç tutanağında sanığın ağaç keserken görüldüğü açıklanmadığı gibi, suç tutanağını doğrulayan tanıklar da sanığı ağaç keserken görmediklerini, sanığın ağaç kestim demesi üzerine tutanak düzenlediklerini beyan etmişlerdir.
Suç tutanağında imzası bulunmayan sanık, C. Savcılığında ve mahkemede alınan ifadelerinde, akşam bağdan dönerken Zergüş Çeşmesi civarında yolda gördüğü kesilmiş odunların bir kısmını eşeğine yüklediğini, ağaç kesmediğini, yolda bulduğunu söylemiştir. Sanık, dikiliden ağacı keserken görülmediği gibi, kesilen ağaçların dip kuturları, kesme yapılan sahanın yüzölçümü kesin olarak belli değildir. Tanıklar olay günü o bölgede çok sayıda kesim yapıldığını belirtmişlerdir. Sanık, başkaları tarafından kesilen Orman emvalini yolda bulmuş ve nakletmiştir. Sanığın bu savunmasının aksine, ağaç kestiğine dair, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Sanığın imzasını taşımayan ve görgüye dayanılarak düzenlenmemiş bulunan suç tutanağından bahisle sanığın ağaç kesmek suçundan cezalandırılmasına karar verilemez. Bu itibarla, sanığın kaçak orman emvalini aldığı yerin orman dışı olması halinde Orman Kanununun 108/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken dikiliden ağaç kesmek suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı olup, direnme hükmünün bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre bu aşamada, diğer direnme sebeplerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, isteme aykırı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy