(765 S. K. m. 456/2, 457/1, 463, 66)
Dava: Öldürmeye tam teşebbüs suçundan sanık Dursun'un değişen suç vasfına göre TCY. nın 456/2, 463. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine ilişkin, Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.1.1993 gün, 212/4 sayılı hüküm, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Birinci Ceza Dairesi'nin 26.10.1993 gün, 1906/ 2134 sayılı kararı ile; Sanık hakkında TCY. nın 456/2, 457/1, 66. maddelerinin uygulanması gerektiği karşı oyu ile ve oyçokluğuyla onanmıştır.
Yargıtay C. Başsavcılığı, 23.11.1993 gün, 29784 sayı ile;
Sanık, diğer sanık Hasan'ın oğlu ve katılanın öz yeğenidir. Olayda, babası ile birlikte hareket ederek amcasını nitelikli şekilde yaralamıştır. Şahsabağlı ağırlaştırıcı nedene vakıf olması nedeniyle hakkında TCY. nın 66. maddesi gereğince 457/1. maddesi uygulanmalıdır gerekçesiyle itiraz ederek, özel Daire onama kararının kaldırılmasını ve sanık Dursun hakkındaki hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Dosya, Birinci Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Katılan mağdur; sanık Dursun'un amcası ve hakkındaki mahkumiyet hükmü onanarak kesinleşen diğer sanık Hasan'ın ise kardeşidir. Olay günü, arazi uyuşmazlığı nedeniyle aralarında çıkan kavgada, sanıkların taş ve sopalarla hayati tehlike geçirip 25 gün iş ve gücünden kalacak şekilde onu yaraladıkları, mevcut yaraların hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin saptanamadığı kabul edilerek, mağdurun kardeşi olması nedeniyle Hasan'ın TCY. nın 456/2, 457/1, 463 ve Dursun un TCY. nın 456/2, 463. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasında oluş ve sübutta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözümlenecek sorun; babası ile birlikte amcasını yaralayan sanığa hükmolunan cezanın, katılanla diğer sanık arasındaki akrabalık nazara alınarak TCY. nın 457. maddesi gereğince artırılıp artırılamayacağına ilişkindir.
Ceza Yasasının 66. maddesinde; Bir cürüm veya kabahati beraber işleyenlerden veya icrasını kolaylaştırmaya yardım edenlerden biri hakkında teşdidi cezayı mucip olan şahsa merbut daimi veya arza ahval ve evsaf cürüm veya kabahat iştirak eyledikleri zamanda ona vakıf olan faillere dahi sirayet eder.... hükmü yer almaktadır.
Maddeye göre, faillerden biri hakkındaki şahsa bağlı cezayı ağırlatıcı haller, suçun işlendiği sırada bu durumu bilen şeriklere de sirayet edecek ve onlar hakkında da ağırlatıcı sebepler uygulanacaktır. Yani, şahsi ağırlatıcı nedenlerin suça katılan diğer faillere uygulanabilmesi için, şeriklerin böyle bir ağırlatıcı nedenin varlığını, suçun işlendiği sırada bilmeleri (vukuf şartı) gerekir. Ancak, suçu işleyenler arasında TCY. nın 64, 65. maddelerinde belirlenen biçimde iştirak halinin bulunması şart değildir. Şeriklerden zili değeri haiz hareketi yapanlar arasında bu hareketlerin hukuki ve maddi değerine göre asli iştirak, fer'i iştirak şeklinde ayırım yapılmasının olanaksız olduğu, tüm imkanlar kullanıldığı halde, asli failin saptanamadığı fakat suçun birlikte işlendiği ancak ölüm halinde öldürücü yaranın, etkili eylem suçunda vasfı belirleyen yaranın kim tarafından meydana getirildiğinin belirlenemediği durumlarda özel bir iştirak türü olan TCY. nın 463. maddesinin uygulanması, vukuf şartının gerçekleşmesi halinde TCY. nın 66. maddesinin tatbikine engel değildir. Diğer bir deyişle, mevcut yaranın hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin saptanamaması nedeniyle TCY. nın 463. maddesinin uygulandığı durumlarda da, şahsi ağırlatıcı nedenler, bu durumu bilen diğer faillere de sirayet edecektir.
Maddi olayda sanık babası ile birlikte amcasını yaralamıştır. Diğer sanık ile mağdurun kardeş olduklarına kesin vakıftır, bilmektedir. Bu nedenle, diğer sanık hakkındaki şahsa bağlı cezayı ağırlaştırıcı sebebi bilen sanık hakkında, TCY. nın 66, 457/1. maddeleri uygulanmalıdır.
Bu itibarla, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile sanık Dursun hakkındaki Özel Daire onama kararının kaldırılarak hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile sanık Dursun hakkındaki Özel Daire onama kararı kaldırılarak, bu sanıkla ilgili Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 13.12.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy