(1412 S. K. m. 251)
Dava ve Karar: Etkili eylem suçundan sanıklar Sami, Erdinç ve Ayhan B.'un TCK. nun 64/1 ve 456/2 nci maddeleri uyarınca 2 sene, Erdin B.'un 456/2 ve 65/3 ncü maddeleri uyarınca 1 sene hapis cezalarıyla cezalandırılmalarına ilişkin Havsa Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.12.1990 gün ve 60/160 sayılı hükmün Sanıklar Erdin ve Erdinç B. ile diğer sanıklar vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen;
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 26.12.1991 gün ve 6743/8047 sayı ile:
...... Yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1 - Oluşa göre sanıklar Sami B. ve Erdinç B.'un eylemlerinin TCY. nın 456/4. maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
2 - Sanık Erdin B.'un eyleme katıldığına ilişkin kanıtlar gösterilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi,
3 - 647 sayılı Yasanın 6. maddesinde öngörüldüğü üzere sanıklar Ayhan B., Erdinç B. ve Erdin B.'un geçmişteki halleri ve suç işleme eğilimleri belirtilmeden yasal ve yeterli bulunmayan gerekçeyle cezaların ertelenmemesine karar verilmesi isabetsizliğinden kararı bozmuştur.
Yerel Mahkeme ise 27.5.1992 gün ve 34/48 sayı ile; önceki hükümde bir isabetsizlik bulunmadığını belirtip karar yerindeki açıklamalarla direnmiştir.
Bu hükümde sanıklar Erdinç ve Erdin B. ile diğer sanıklar vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istekli 7.4.1993 gün ve 4/67504 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
C.M.U. K.nun 251. maddesi gereğince en son söz sanığındır. Maddenin son fıkrasında Sanık namına müdafi tarafından müdafaada bulunulsa dahi müdafaaya ilave edecek bir şeyi olup olmadığı sanığa sorulur hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince duruşma mutlaka sanığın son sözü ile bitecektir. Araya başka hususların girmesi halinde yeniden sanıktan son sözü sorulmalıdır. Savunma hakkı ile ilgili olan bu usul kuralı buyurucu nitelikte olup uyulmaması yasaya mutlaka aykırılık oluşturur.
İncelenen dosyada müdahil ve C. Savcısından diyecekleri sorulduktan sonra hazır bulunan sanıklara son söz hakkı tanınmadan yargılamaya son verilmiştir. Oysa ilk defa hüküm kurulurken son sözün sanığa verilmesi kuralı bozmadan sonra başlayan yargılamada da, aynen geçerlidir. Çünkü her iki halde de aynı usul hükümlerinin uygulandığı son soruşturmanın bitiş aşamasıdır. Bozmadan önce bu kural geçerlidir, bozmadan sonra bu kurala uymak gerekmez şeklinde bir ayrımın yasal ve hukuksal hiç bir dayanağı yoktur.
Bu itibarla esası inceleyen hükmün öncelikle bu usuli hata nedeniyle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle yukarıda açıklanan usuli nedenle BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy