(1412 S. K. m. 326)
Görevli memura sövme, etkili eylem, saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Şaban Ç.'in TCY. nın 266/1, 456/4, 271/1, 572/1. maddeleri gereğince 17 ay hapis 100.000 lira ağır para cezası ve 2 sene hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Pazar Asliye Ceza Mahkemesince verilen 3.3.1992 gün 27/14 sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi 28.5.1992 gün 3244/4039 sayı ile, görevli memura sövme ve yaralama suçlarından kurulan hükmün onanmasına, sarhoşluk suçuna ilişkin hükmün ise;
Pişmanlık duyup suçunu aşamalarda ikrar eden sanığın eyleminde, benzeri eylemlerden farklı olarak cezanın artırılmasını haklı kılacak bir neden bulunmadığı gözetilmeden, temel cezanın oluşa uymayan bir gerekçeye dayanılarak üst sınırdan verilmesi suretiyle objektif ve subjektif takdirde yanılgıya düşülmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar vermiş,
Yerel Mahkeme 20.10.1992 gün 97/.47 sayı ile; Sanığın sarhoş olduğunun doktor raporu ile saptanması karşısında, sanığın sarhoş olduğunu söylemesi ikrar olarak değerlendirilmemiştir. Kaldı ki ikrar, yan delillerle desteklenmediğinde mahkûmiyete yeterli değildir. Ayrıca ikrar, Yargıtay İçtihatlarında takdiri indirim nedeni olarak sayılmıştır. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istemli 6.1.1993 tarihli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, görevliye sövme ve yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri Özel Dairece onanarak kesinleştiğinden, direnme kararında bu suçlardan kurulan hüküm hukuki nitelikten yoksun olup incelemenin saldırgan sarhoşluk suçuyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı
Dosya içeriğine göre;
Yerel Mahkemece direnme kararı verilmeden önce, 15.9.1992 günlü oturumda isteği üzerine sanığa, savunma tanıklarını bir dahaki duruşmada hazır bulundurması için süre verilmekle yeni delil toplanmasına ve bozma kararı doğrultusunda araştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu suretle Özel Daire bozma kararına uyulmuştur.
Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamalarına göre uyma kararı davanın esasını çözümleyen kararlardandır. Yerel Mahkemenin bozmaya uymakla bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğar. Sonradan bu kararın bir kısmından veya tümünden, açıkça ya da zımnen geri dönülerek ilk hükmün aynen ve yeniden ittihaz edilmesi uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün, öncelikle yukarıda açıklanan usuli nedenlerle BOZULMASINA, isteme aykırı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy