(1412 S. K. m. 406) (765 S. K. m. 271/1, 59) (647 S. K. m. 4)
Dava: Görevli memura direnme suçundan sanık Sonay'ın beraatine, sanıklar Ali Rıza ve Turgay'ın TCY. nın 456/4, 271/1, 59; 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 330.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, Şavşat Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.5.1991 gün, 6/54 sayılı hükmün C. Savcısı tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesi, 5.3.1992 gün, 958/1707 sayı ile;
1- Oluşa göre, sanık Sonay'ın aleyhindeki kanıtlar yöntemince tartışılıp reddedilmeden yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
2- Kabule göre de, beraat eden sanık için yapılan yargılama giderlerini çıkardıktan sonra kalan giderin, hükümlendirilen sanıklara yükletilmemesi isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme, 14.5.1992 gün, 30/64 sayı ile; Sanıklar Ali Rıza ve Turgay hakkındaki hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, "Tüm kanıtlar toplanmış tanıklar dinlenmiştir. Sanık Sonay'ın olaya katıldığına ilişkin kanıt yoktur. Şikayetçinin beyanları çelişkilidir. Beraat eden sanık için yapılan masraf çıktıktan sonra kalanı, mahkûm olan sanıklara yükletilmiştir" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi Üst C. Savcısı ve müdahil vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sanık Sonay hakkındaki hükmün bozulmasını isteyen 12.3.1993 tarihli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Memura mukavemet suçundan sanıklar Ali Rıza ve Turgay'ın mahkumiyetine, sanık Sonay'ın beraatine ilişkin hüküm, C. Savcısının temyizi üzerine Özel Dairece;
1- Sanık Sonay'ın yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi;
2- Kabule göre de beraat eden sanıklar için yapılan yargılama gideri çıkarıldıktan sonra kalan giderin hükümlendirilen sanıklara yükletilmemesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, sanıklar Ali Rıza ve Turgay hakkındaki hükmün kesinleştiğinden bahisle adı geçen sanıklar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra yargılama giderinin bu sanıklardan tahsiline karar vermek suretiyle çelişkiye düşülmüştür.
Sanıklar Ali Rıza ve Turgay hakkındaki mahkumiyet hükmü Özel Dairece onanıp kesinleşmemiştir. Aksine Yerel Mahkemenin bozulan ilk kararı, C. Savcısı tarafından, her üç sanık yönünden temyiz edilmiş ve Özel Dairece her üç sanıkla ilgili bozma yapılmıştır. Bozma kararının ikinci bendi mahkumiyetlerine karar verilen bu sanıklarla ilgilidir ve hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkmıştır. Bozmadan sonra yeniden CMUY. nın 260, 261, 268. maddelerine uygun şekilde hüküm kurulması zorunludur.
Öte yandan, temyiz kapsamında olup Özel Dairece açıkça onanmayan bir hükmün kesinleştiği de ileri sürülemez. Ayrıca, kural olarak mahkumiyetin sonucuna bağlı olan yargılama gideri, zoralım, iade, tazminat, harç vs. asıl ceza hükmünden ayrı olarak düşünülemez ve yasal istisnalar dışında tek başlarına hükme konu teşkil etmezler. Bir davanın görülmesi sırasında ve karar verilmeden önce yapılan yargılama giderleri, temyiz incelemesine tabi bulunduğundan hükümde yer almalıdır. Kararın sadece yargılama masrafı yönünden bozulması halinde, karar ikiye bölünerek; cezaya ilişkin bölümünün kesinleştiği, masrafla ilgili bölümün bozulduğu ileri sürülemez. Mahkeme kararı; ceza ve mahkumiyete bağlı diğer hükümlerle birlikte bir kül'dür, bölünerek ayrı ayrı infaz edilemez. Bu itibarla sanıklar hakkındaki hükmün, cezalandırmaya ilişkin bölümünün kesinleştiği ileri sürülerek sadece yargılama masrafı yönünden hüküm kurulması yasaya aykırı olup, sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün, yukarıda açıklanan usuli nedenlerle BOZULMASINA, isteme aykırı olarak 26.04.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy