(213 S. K. m. 231/5) (1918 S. K. m. 25, 33, 56, 47) (647 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: 1918 Sayılı Yasaya aykırı davranışta bulunmak suçundan sanık Necdet A.'ın aynı yasanın 25/2, 33/son, 56, 47 ve 647 sayılı Yasanın 5. maddeleri uyarınca 6.813.396 lira tazminat nitelikte ağır para cezasıyla cezalandırılmasına sanığın para cezasını ödemekten acze düşmesi halinde bu cezanın 682 gün hapse çevrilmesine, suç konusu eşyaların ve nakil aracı otomobilin zoralımlarına ilişkin Nazilli Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.5.1991 gün ve 1990/1661991/367 sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 31.3.1992 gün ve 975/2272 sayı ile;
Sanık hazırlıkta alınan ilk beyanında dava konusu eşyaları sevk irsaliyesiyle Gönül Ticaretten aldığını bildirip daha sonra bir kısım eşya için bu firmaya ait faturayı ibraz ettiğine göre bilirkişi raporunda belirtildiği gibi ithaline kadar zincirleme menşe araştırılması yapılarak faturalarda yazılı eşyaların yurda yasal olarak girip girmediği tesbit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle tüm eşya kaçak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
1- Kabule göre de tazmini para cezasını ödemede aciz halinde çektirilmesi gereken hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 5/6. maddesine aykırı olarak 681 gün yerine 682 gün olarak fazla tesbiti,
2- Harçlar Yasasına aykırı olarak 100 lira kusuru nazara alarak fazla nisbi yargı harcına hükmedilmesi isabetsizliğinden karan bozmuştur.
Yerel Mahkeme ise 16.2.1992 gün ve 388/457 sayı ile; kabule göre yapılan bozmaya uyup gereğini yerine getirmiş diğer bozma nedenine karşı sanık fatura ve irsaliyeleri suç konusu eşyaların zaptedildiği 11.3.1990 tarihinden sonra temin etmiştir. Sonradan temin edilen bu fatura ve irsaliyelere itibar edilmediğinden menşe araştırmasına gerek yoktur biçimindeki açıklamalarla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de sanık vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istekli 10.2.1993 gün ve 7/59917 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanığın yakalandıktan sonra ibraz ettiği faturalara itibar edilip edilmeyeceğine ilişkindir.
Sanık yakalandığında suç konusu eşyaları sevk irsaliyesi ile Gönül Ticaretten aldığını bildirip daha sonra bir kısım eşyalar için fatura ibraz etmiştir.
213 sayılı V.U.K.nun 231/5 nci maddesinde fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 10 gün içinde düzenlenir. hükmü yer aldığına göre sanığın bu yasal süre içinde ibraz ettiği faturalar incelenip, vergili olarak ithali mümkün olan eşyaların ithaline kadar zincirleme menşe araştırması yapılarak faturalarda yazılı eşyaların yurda yasal olarak girip girmediği ibraz edilen faturaların yakalanan bu mallara ait olup olmadığı, ayniyet ve mutabakat belirlemesi yapıldıktan sonra neticesine göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün istem gibi BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy