(2004 S. K. m. 337, 349) (765 S. K. m. 102, 103, 105)
Dava ve Karar: Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Yusuf S.'in İİY. nın 337, TCY. nın 81/2. maddeleri gereğince 15 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kadıköy 1. İcra Ceza Hâkimliği'nce verilen 11.2.1992 gün 586/81 sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen;
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 4.6.1992 gün 5850/7624 sayı ile:
Müşteki vekili 24.12.1991 günlü oturuma mazeretsiz gelmediğinden İİK. nun 349. maddesi gereğince şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme 14.10.1992 gün 383/1102 sayı ile: Şikayetçi vekilinin mazereti kabul edilmiş, kendisine duruşma günü bildirilmemiştir. Bu nedenle 24.12.1991 günlü oturuma gelememiş, tebligatın yapıldığı oturuma gelmiştir. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasını isteyen 5.2.1993 günlü tebliğnamesiyle 8. Ceza Dairesine ve Özel Dairece de Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
Sanığa yüklenen mal beyanında bulunmama suçu İcra İflas Yasasının 337. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede yazılı cezanın yukarı sınırına göre suç, TCY. nın 102/6. maddesi gereğince altı aylık aslî zamanaşımı süresine tabi olup aynı Yasanın 105/2. maddesi uyarınca bir sene içinde mahkumiyet kararı verilmesi gerekmektedir.
Ancak 9.3.1939 gün ve 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, suç tarihinden itibaren başlayacak bir senelik zamanaşımı süresinin başlangıç veya sonlarında verildiğine bakılmaksızın karar verilmekle zamanaşımı kesilmekte ve o tarihten itibaren altı aylık aslî zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamaktadır.
Maddi olayda; suç tarihi 4.6.1991 olup Yerel Mahkeme bozulan ilk kararını bir yıllık süre içinde 11.2.1992 günü vermiştir. Bu tarihten itibaren işlemeye başlayan altı aylık aslî zamanaşımı süresinin 11.8.1992 günü dolması nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 14.10.1992 günü mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır. Öte yandan; suç tarihinden inceleme gününe kadar bir yıl altı aydan fazla bir süre de geçmiş bulunmaktadır. Bu itibarla sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün bu sebeple bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Sanığın temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA CMUY. nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zaman aşımı nedeniyle TCY. nın 102/6. ve 185/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına istem gibi oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy