(765 S. K. m. 29, 30, 456, 457)
Dava: Adam öldürmeye teşebbüs suçundan sanık H.A.'nın değişen suç vasfına göre TCY. nin 456/2, 457/1. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 27.4.1993 gün 29/19 sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi 19.1.1994 gün 29/9 sayı ile kararın onanmasına karar vermiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı 24.2.1994 gün 99658 sayı ile; TCY. nin 456/2. maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezası, 457. madde gereğince önce 8 ay, sonra 10 ay 10 gün arttırılmıştır. 13.12.1939 günlü İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, bir sene ve daha fazla cezalar üzerinden yapılacak artırma, senenin aylara taksimi suretiyle yapılır. Ancak, artırma miktarları bir yılın altında ay olarak saptandıktan sonra ayların toplanıp 12 ayın bir yıl olarak ifadesiyle hükümlünün aleyhine karar verilemez. Bu nedenle sanık hakkında 2 yıl 18 ay 20 gün hapis cezasına hükmolunmalıdır. gerekçesiyle itiraz ederek Özel Daire onama kararının kaldırılıp hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar : Karısını bıçakla yaralayan sanığın TCY. nin 456/2. maddesi uyarınca iki yıl hapsine, suçun silahla işlenmesi nedeniyle Yasanın 457/1. maddesi gereğince cezanın 1/3 oranında artırılarak 2 yıl 8 ay ve akrabalık sebebiyle aynı madde 2. kez uygulanarak 1/3 oranında yapılan artırma sonucu 3 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Yerel Mahkeme kararı Özel Dairece onanmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasında oluş ve sübutta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözümlenecek sorun, cezanın arttırılması sırasında ilave olunacak ceza süresinin on iki ayı geçmesi halinde cezanın yıl olarak ifade edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Seneden aşağı olmak üzere hükmedilen cezaya içtima sebebiyle zam yapılmak icap ettiği takdirde hasılı cezanın, seneyi tecavüz etse bile ay olarak ifade edilmesi ve bir sene ya da daha fazla hükmedilecek cezalara yapılacak artırma veya eksiltmede artırma ve eksiltme oranlarının senenin aylara taksimi üzerinden tayin ve tertip olunması gerektiği, 13.12.1939 gün 25/58 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında belirtilmiştir. Bu karar; cezaların içtimaı ile ilgili olup, itiraz konusu uyuşmazlıkla doğrudan alakalı değilse de cezanın hesaplanmasında ne şekilde hareket edilmesi gerektiği hususunda bir fikir vermektedir.
Ceza Yasasının 29. maddesi gereğince birçok sebebin içtima etmesi halinde artırıp eksiltme hususu, ondan evvelki artırma ve eksiltme neticesi olan ceza miktarı üzerinden yapılacaktır. Sanığa TCY. nin 456/2. maddesi gereğince tayin olunan iki yıl hapis cezası, 457/1. maddeyle artırılarak 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunmuştur. Bu ceza üzerinden yapılacak artırım oranı seneyi geçtiği takdirde, sene olarak ifade edilmeli ve temel cezaya eklenmelidir. 2 yıl 8 ay üzerinden yapılan artırma miktarının seneyi geçmemesi halinde ay olarak ifade edilmesi ve temel ceza ile toplanırken seneye dönüştürülmemesi gerekmektedir. Örneğin olayda olduğu gibi 2 yıl 8 ayın üçte biri olan 10 ay 20 günün bu cezaya ilavesi halinde sonuç olarak 2 yıl 18 ay 20 gün hapis cezasına hükmolunmalıdır. Aksi halde, yani 30 gün olan ayların seneye çevrilmesi halinde, sene C.Y. nin 30. maddesi gereğince resmi takvime göre hesap edileceği ve 365 ya da 366 gün olacağı cihetle 12 aya göre 5-6 gün daha fazla hapis cezası gerektirmekte olup sanık aleyhine bir sonuç doğurmaktadır. Bu itibarla seneyi geçen ilave ceza sene, geçmeyen ceza ise olduğu gibi korunup ay ve gün olarak temel cezaya ilave olunmalıdır. Bu itibarla itirazın kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Başkanı ve Üyeler, 13.12.1939 gün 25/58 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı cezaların içtimaı ile ilgili olup, ihtilaf konusu olan cezaların tertibi ile ilgisi bulunmamaktadır. Ceza tertip edilirken temel ceza nazara alınmalıdır. Temel ceza sene olarak belirlenmiş ise, yapılan artırma veya indirme neticesinde de ceza sene olarak tayin edilmelidir. Temel cezaya aykırı biçimde sonuç ceza ay olarak belirlenemez. Ancak asıl cezanın ay olması halinde, sonuç ceza da ay olarak saptanmalıdır. Olayda sanığa hükmolunan 2 sene 8 ay hapis cezasının üçte biri 10 ay 20 gün olup, temel cezanın sene olarak belirlenmesi nedeniyle sonuç ceza da 3 sene 6 ay 20 gün hapis cezasıdır. Ayların seneye çevrilmesinin sanık aleyhine olduğu bu nedenle ay olarak bırakılması gerektiği ileri sürülemez. Zira, aynı düşünceyle senenin de aylara çevrilmesi ve cezaların ay üzerinden tayin olunması gerekecektir. Bu ise yasaya ve yasa koyucunun amacına aykırıdır. gerekçesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenle Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 19.01.1994 gün 29/9 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme kararının bozulmasına, bozmanın niteliğine göre yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden CMUY. nin 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanığın sonuç olarak 2 sene 18 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy