(3167 S. K. m. 16) (818 S. K. m. 86) (647 S. K. m. 6)
Dava ve Karar: 3167 Sayılı Yasaya aykırı davranışta bulunmak suçundan sanıklar Nuh İ. Nuhoğlu ve S. Yaman Acar'ın aynı Yasanın 16/1 ve TCK. nun 59. maddeleri uyarınca 1 er sene 3 er ay hapis cezalarıyla cezalandırılmalarına 1 er sene 6 şar ay süreyle bankalarda çek hesabı açmalarının ve çek keşide etmelerinin yasaklanmasına ilişkin Şişli S. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 1.7.1993 gün ve 1991/904-1993/493 Sayılı hükmün sanıklar vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 19.4.1994 gün ve 1517/5706 sayı ile;
5.4.1991 tarihli çek çıkış bordrosunda belirtilen başka çeklerle yapılan 15 milyon liralık ödemenin suç konusu çeklerin karşılıksız kalan kısmının % 10 tazminat ve masraflarını kapsamadığı bu paranın şirket aleyhine açılan icra takiplerinin masrafları ile faizlerine mahsup edilmek üzere verildiği anlaşıldığından bu tür ödemenin 3863 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 3167 Sayılı Yasanın 16. maddesi uyarınca muteber sayılamayacağı cihetle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir açıklamasıyla kararı onamıştır.
Bu karara karşı 28.5.1994 gün ve 78205 Sayı ile itiraz yoluna başvuran Yargıtay C. Başsavcılığı, Savunmaya göre suç konusu çekler 5.4.1991 tarihli çek çıkış bordrosunda yazılı 5 adet çekle ödenmiştir. Sanıklardan habersiz bu çek çıkış bordrosuna Öncelikle vadesi gelmiş takip dava ve masrafları ile faizlerine mahsup edilmek üzere alınmıştır ibaresinin yazılması ödeme iddiasını bertaraf etmez.
Hürriyeti bağlayıcı ceza öngören karşılıksız çekler dururken faiz ve masraflar için ödeme yapılmıştır demek mantıki değildir.
Kaldı ki Borçlar kanununun 86.maddesi de bu yoruma imkan vermez görüşüyle Özel Daire onama kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık N. A.Ş. İdari Koordinatörü ve genel müdürü olan sanıkların şirket adına imzalayıp verdikleri muhtelif tarihli 8 adet toplam 14.501.830.533 lira meblağı içeren çeklerin ödenip ödenmediğine ilişkindir.
Sanıklar aşamalarda suç konusu çeklerin 5.4.1991 tarihli çek çıkış bordrosunda yazılı toplam 15 milyar liralık 5 adet çekle ödendiğini bu bordroda yer alan öncelikle vadesi gelmiş takip dava masrafları ile faizlerine mahsup edilmek üzere alınmıştır ibaresinin kendilerinden habersiz olarak sonradan ilave edildiğini savunmuşlar, sanıklar vekili de 13.4.1992 günlü dilekçesinde katılan banka ile Nasaş ve bağlı şirketler topluluğu arasında süregelen kredi ilişkisi bulunduğunu bu ilişkiden doğan 60 milyar liralık borcun bir kısmıyla ilgili olarak İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 1991/2043,2044 ve 2064 Sayılı dosyalarında takibe geçildiğini ileri sürmüştür.
Sanıklar vekili tarafından temyiz aşamasında ibraz edilen 13.5.1994 günlü bilirkişi raporunda 5.4.1991 tarihli çek çıkış bordrosunda intizaların altında yer alan iki satırın farklı daktilo ile sonradan ilave edildiği belirtildiğine, katılan vekili de 60 milyar lira civarındaki borcundan dolayı sanıkların mensubu oldukları N. A.Ş. aleyhine icra takibine giriştiklerini beyan ettiğine göre suç konusu çeklerin 5.4.1991 tarihli çek çıkış bordrosunda yazılı 5 adet çekle veya başka şekilde ödenip ödenmediği bu bordroda yer alan öncelikle vadesi gelmiş takıp dava masrafları ile faizlerine mahsup edilmek üzere teslim alınmıştır ibaresinin sonradan ilave edilip edilmediği uzman bilirkişi marifetiyle saptanmak ve İcra dosyaları getirtilip borç ödenmesi yönünden incelenmek ve gerekiyorsa bu hususta ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hesap ve ödeme durumu kesin olarak belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tesbiti gerekirken eksik soruşturma ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
Boğaziçi öğretim üyesi ve Yüksek Mühendis olan sanıkların kişiliğinde ve oluşta olumsuz bir yön saptanamadığı gibi sair halleri yönünden de aleyhlerine bir belirleme ve bilgi bulunmadığı, suça konu çekleri görevleri gereği zorunlu olarak imzalayıp verdikleri gözetildiğinde haklarında 647 Sayılı Yasanın 6.maddesi uygulanarak verilen cezaların ertelenmesi gerekirken: kişiliklerindeki olumlulukların gelecekte de devam etmeyeceğine ilişkin somut nedenler gösterilip açıklanmadan yasadaki sözcükler tekrar edilmek suretiyle cezalarının ertelenmemesi,
Yasaya aykırı olduğundan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle kabulüne Özel Daire onama kararı kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne Özel Daire Onama kararının kaldırılarak yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy