(6831 S. K. m. 91)
Dava ve Karar: 6831 Sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanık N. Yılmaz'ın beraatına, ilişkin Mersin 4. Sulh Ceza Mahkemesince 19.11.1992 gün ve 1571028 sayı ile verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen;
Yargıtay 3. Ceza Dairesince 17.6.1993 gün ve 49009232 sayı ile;
(1- Suç tutanağı içeriğine ve tutanak düzenleyicilerinin suç tutanağını doğrulayan yeminli anlatımlarına göre sanığın eyleminin sübuta erdiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile beraatına hükmolunması,
2- ......) isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 19.10.1993 gün ve 8751037 sayı ile; (2) nolu bozmaya uyarak, suç saptama tutanağının gerçekliği hususunda mahkemece kuşkuya düşüldüğü, açıklaması ile önceki kararda direnmiştir.
Bu kararda, katılan vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının Bozma istekli 24.12.1993 gün ve 87223 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı:
İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın üzerine yüklenen suçun sübuta erip ermediği hususundadır.
Orman Muhafaza Memurları M. Ali Dönmez, A. Demir, R. Özdemir ve E. Özen tarafından düzenlenen, sanıklardan beraat eden Ş. Binici'nin imzasının bulunmadığı, sanık N. Yılmaz tarafından da imzalanmayan 16.1.1992 günlü suç saptama tutanağında, (Emirler Köyü Akgedik mevkii ormanlarının kontrolü sırasında, diplerinden balta ile kesilmiş ve odun biçiminde doğranmış çam ağaçları görüldü. Emvalin ölçümü yapıldı. Çavuşlu orman deposuna teslim edildi. Emvalin kim tarafından kesildiği çevreden iyice sorulup araştırıldığında, Koca vilayet Köyünden N. Yılmaz ve Ş. Binici'nin kesip, hazırladıktan sonra köylerine gittiklerinin öğrenilmesi üzerine, bu köye gidilip, Ş. Binici'nin babası Ahmet alınarak olay yerine gidildi. Kesilen ağaçlar kendisine gösterildi, tekrar köye dönülüp, N. Yılmaz bulundu, kendisine durum anlatıldı, ihbar ettiler, bizi kimse görmemişti, Şefikle birlikte bir pazar günü kestik, köye götürecektik dedi. Ş. Binici Mersin'e gittiğinden ifadesi alınamadı, N.Yılmaz Tutanağı imzalamadı) yazılıdır.
Yerel Mahkeme önceki kararında Ş. Binici hakkında beraat kararı vermiş ve bu karar Özel Dairece onanmıştır.
Suç tutanağına göre, tutanak düzenleyicilerinin yüklenen suçu sanıkların işlediklerini görmedikleri anlaşılmaktadır. Suça konu emvalin kim tarafından kesildiği çevreden araştırıldı denilmekteyse de kimden araştırıldığı ve bilgi alındığı da belli değildir. Sanık üzerine yüklenen suçu işlemediğim savunmaktadır. Kendisiyle aynı durumda bulunan Ş. Binici'nin beraatına ilişkin karar Özel Dairece onanarak kesinleşmiş böylece suç tutanağının bütünlüğü bozulmuştur. Ş. Binici yönünden kabule değer görülmeyen suç tutanağının, sanık N. Yılmaz yönünden kabule değer görülmesini gerektiren ayrık bir durum mevcut değildir.
Bu durumda, sanık N.Yılmaz hakkında mevcut kanıtların değerlendirilmesi isabetli biçimde yapılıp, suçun sübuta ermediği kabul edildiğinden direnme kararı isabetlidir.
Bu itibarla, sair yönleri de usul ve yasaya uygun görülen direnme kararının onanmasına karar verilmelidir.
Karşı oy kullanan Kurul üyeleri, Özel Daire bozma kararının haklı nedenlere dayandığını ileri sürmüşlerdir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, direnme kararının istem gibi ONANMASINA 2/3'ü aşan oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy