(6831 S. K. m. 82)
Dava: 6831 sayılı orman yasasına aykırı davranışta bulunmak suçundan sanık M.'in beraatine ilişkin Mersin 4. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 22.9.1992 gün ve 353/752 sayılı hükmün katılan vekili ve C. Savcısı tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen; Yargıtay 3. Ceza Dairesi 18.5.1993 gün ve 3372/7986 sayı ile: Sanığın ikrarını içeren suç tutanağının duruşmada dinlenen imzacı tanıkların yeminli anlatımlarıyla doğrulanmasına sanık ile aralarında şüphe yaratacak bir husumet ve bu yolda bir savunmanın mevcut bulunmamasına göre zabıt düzenleyenlerin sanığın kestiğini kimden ve ne suretle öğrendikleri sorularak isim verildiği takdirde bu kimseler de dinlenip sonucuna nazaran sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu yönden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden kararı bozmuştur.
Yerel Mahkeme ise 7.12.1993 gün ve 673/1234 sayı ile; Zabıt mümzileri suç tutanağını tekrarlamışlarsa da sanığın suçu işlediğini bildirenlerin adlarını veremeyeceklerini söylemişler bu nedenle dinlenmeleri mümkün olmamıştır.
Bu itibarla soruşturmanın genişletilmesine yönelen bozmada isabet yoktur.
Sanığın tutanakta imzası olmadığı, olayı gören bulunmadığı kaçak emval elde edilmediği, zabıt mümzilerinin suça elkoymadıkları ve suçu bildirdi dedikleri şahısların adlarını söylemedikleri nazara alındığında suçu inkar eden ve mahkumiyetine yeterli delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi yerindedir biçimindeki açıklamalarla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de katılan İdare vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istekli 13.4.1994 gün ve 3/7111 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre; Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanığa yüklenen suçun sübuta erip ermediği yönünden soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Sanığın ikrarını içeren 17.2.1992 günlü suç tutanağı zabıt mümzileri A.Ş. ve E.S. tarafından doğrulanmışsa da sanık yüklenen suçu işlemediğini ve bu hususta tanıkları bulunduğu savunmuştur.
Zabıt Mümzilerinin suça elkoymadıkları, tutanağı sanığın ormandan kaçak emval kestiğini bildiren şahısların beyanlarına dayanarak düzenledikleri ve suçu inkar eden sanığın tutanakta imzası olmadığı gözetildiğinde, daha önce suçu bildirenlerin adlarını vermeyeceğini belirten A.Ş. de dahil olmak üzere her iki zabıt mümzisinden sanığın ormandan kaçak emval kestiğini kimden ve ne suretle öğrendikleri, sanıktan da tanıklarının kimler olduğu sorularak bildirdiği takdirde bunlar da dinlenip sonucuna göre tüm deliller birlikte irdelenip değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve tesbiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yerel Mahkeme direnme hükmünün belirtilen şekilde soruşturmanın genişletilmesine yönelik olarak bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yerel Mahkeme direnme hükmünün açıklanan biçimde soruşturmanın genişletilmesi yönünde istem gibi BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy