(6831 S. K. m. 108, 100/son)
Kaçak orman emvali nakletmek suçundan sanık Kenan'ın eyleminin 6831 sayılı Yasanın 100/son maddesine uyan idari para cezasını gerektiren suçu oluşturduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, suç konusu evmal ve nakil aracı traktörün zoralımına ilişkin Çüngüş Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23.12.1992 gün ve 23/30 sayılı hükmün katılan vekili ve C.Savcısı tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi, 8.12.1993 gün ve 7458/10239 sayı ile;
"1- Emvalle ilgili sevk pusulası ibraz edildiğine ve aksi sabit olmayan savunmaya göre taşıta ait tekerleğin patlaması nedeni ile nakil işleminin saat farkıyla geç yapıldığı anlaşıldığına göre eylemin suç teşkil etmeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Görevsizlik kararı verildiği halde dava konusu emval ve nakil aracı ve yargılama gideri hakkında hüküm kurulması" isabetsizliğinden kararı bozmuştur.
Yerel mahkeme ise, 28.3.1994 gün ve 2/4 sayı ile; kabule göre yapılan (2) nolu bozma nedenine uymuş, (1) nolu bozma nedenine karşı "Gecikme ile nakil 6831 sayılı Yasanın 100/son maddesi uyarınca idari makamın yetkisine giren cezayı gerektirir. Bu gecikmeden dolayı suçu oluşup oluşmayacağının takdiri idareye aittir. Sanığın nakil işlemini geciktirdiği belirlendiğine göre 100/son maddeye giren bu eylemden dolayı görevsizlik kararı verilmesi yerindedir" biçimindeki açıklamalarla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de C.Savcısı ve katılan idare vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bozma istekli 12.10.1994 gün ve 94047586 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
İncelenen dosyaya göre;
Çözümlenecek sorun; olay günü saat 17.00 sıralarında geçersiz kabul edilen sevk pusulasıyla traktöründe yakacak nitelikte orman emvali naklederken yakalanan sanık hakkında, 6831 sayılı Yasanın 108. maddesine muhalefeten açılan davada eylemin aynı Yasanın 100/son maddesine uyan suçu oluşturduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının yerinde olup olmadığının belirlenmesidir.
Sanık, taşıtının tekeri patladığı için nakil işleminin geciktiğini savunmuş ve suç konusu emvalle ilgili sevk pusulası ibraz etmiştir.
Savunmanın aksi kanıtlanamadığına ve ibraz edilen sevk pusulasına göre de emvalin kaçak olmadığı saptandığına göre, taşıma işleminin zorunlu olarak saat farkıyla gecikerek yapılması suç oluşturmaz.
Yerel Mahkeme; taşıma işleminin gecikerek yapılması eyleminin 6831 sayılı Yasanın 108. maddesinde yaptırıma bağlanan suçu oluşturmadığı, aynı Yasanın 100/son maddesine uyan idari para cezasını gerektiren suçu oluşturduğu kabulü ile mahkemenin görevsizliğine karar vermişse de, sanığın güzergahını değiştirmediği ve sevk pusulasını değiştirecek zamanı da olmadığı belirlendiğine göre olayda anılan maddenin uygulama koşulları bulunmamaktadır.
Esasen sanık hakkındaki dava kaçak orman emvali nakletme suçundan açılmıştır. Suçun oluşmadığı saptandığına göre görevsizlik kararı yerine beraat kararı verilmesi gerekir. Aksini kabul 6831 sayılı Yasanın 108. maddesine muhalefetten beraat kararı verilemeyeceği gibi bir sonuç doğurur ki bu görüşün hiçbir yasal dayanağı yoktur ve kabul edilemez.
Bu itibarla, sanığın oluşmayan kaçak orman emvali nakletme suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken, eylemin 6831 sayılı Yasanın 100/son maddesine uyan idari para cezasını gerektiren suçu oluşturduğu kabulü ile görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmediğinden Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün istem gibi BOZULMASINA, 14.11.1994 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy