(1412 S. K. m. 86) (6831 S. K. m. 108)
Dava: Ağaç kesmek suçundan sanık İsmail'in, O.Y.nın 91/2-3-10. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 360.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının teciline, tazminat nisbi harç tayini ile emval ve römorkun zoralımına, traktörün iadesine ilişkin, Kaynarca Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 22.7.1992 gün, 114/97 sayılı hükmün katılan tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi, 30.3.1993 gün ve 995/5063 sayı ile; ağır para cezasının eksik tayini ve emvalin motorlu testere ile kesildiğine dair yeterli delil olmadığı halde O.Y.nın 91/3. maddesinin uygulanması nedenleriyle hükmü bozmuş, Yerel Mahkeme, 26.5.1993 gün, 36/14 sayı ile; bir nolu bozmaya uymuş, iki nolu bozmaya ise, sanığın bozmadan sonra alınan beyanına dayanarak direnmiştir.
Bu hükmün de katılan tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.12.1993 gün, 300/335 sayı ile; bozmaya eylemli olarak uyulduğundan dosyayı Özel Daireye göndermiş, Üçüncü Ceza Dairesi, bu kere 13.4.1993 gün, 370/3302 sayı ile; "13.5.1992 günlü suç tutanağını tamamlayan ve sanık tarafından da imzalanmış bulunan 23.6.1992 günlü ek suç tutanağından suça konu emvalin yüklü bulunduğu römorkun sanığa ait 54.... 136 plâkalı traktör tarafından sanığın kullanımında çekildiğinin ikrar edilmesine ve tanıkların bu ikrarı doğrular nitelikte bulunan anlatımlarına göre yedieminde bulunan traktörün de zoralımına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel mahkeme, 1.6.1994 gün, 40/38 sayı ile; "Özel Daire ilk incelemesinde traktörün zoralımı gerektiğinde ilişkin talebi yerinde görmemiş ve hükmü bu nedenle bozmadığından sanık lehine kazanılmış hak doğmuştur.
Öte yandan kesilen odunlar, ormanda bir römork üzerinde terk edilmiş olarak bulunmuş, römork İdarece çekilerek depoya götürülmüştür. Daha sonra yapılan araştırmada, römorkun sanığa ait traktörle ormana getirildiğinden bahisle ek tutanak yapılmıştır. Römork ormana getirildikten sonra traktör ayrılarak gitmiştir. Römorku boş olarak ormana getiren traktörün zoralımına karar verilemez" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi katılan tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "bozma" istemli 23.11.1994 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Olay günü yapılan kontrol sırasında odun yüklü traktör römorku bulunmuş, sanığa ait olduğu ve onun tarafından kendisine ait traktörle köy kenarına getirildiği saptanarak dava açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda, sanığın ağaç kesmek suçundan O.Y.nın 91/2-3-son maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve bu cezasının teciline, suçta kullanılan römorkun zoralımana, kaçak orman emvali yüklendikten sonra römorkun, sanığa ait traktörle çekildiğine dair delil bulunmadığından traktörün müsaderesine yer olmadığına, tazminat ve nisbi harç tayinine karar verilmiştir.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında sübutta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözümlenecek sorun sanığa ait traktörün, emval yüklü römorkun, emval yüklü römorkun naklinde kullanılıp kullanılmadığı ve bunun sonucu olarak da zoralımına karar verilip verilmeyeceğine ilişkindir.
1- Hükmün bir bölümünün veya tamamının temyiz incelemesini yapan Özel Dairece açıkça onanmaması halinde, o bölüm veya kararın kesinleştiği ileri sürülemez. Bozulmakla bir karar vermemiştir. Bu itibarla, ilk temyiz davasının katılan tarafından sanık aleyhine açılması, sonraki kararların da yine katılan tarafından aleyhe temyiz edilmesi nedeniyle davada sanık lehine kazanılmış haktan sözedilemeyeceği cihetle dosyanın tüm esası incelenmelidir.
2- Sanık hakkında düzenlenen 13.5.1992 günlü suç tutanağında, "Kontrol sırasında köyün yakınına geldiğimizle etrafı çevrili boş arazide odun yüklü traktör römorku görüldü, odunlar yeni kesilmiş ve yaştı. Sanığın olduğunu öğrenip kendisini bulup sorduğumuzda, (kendisinin olduğunu, yakmak için ormandan kestiğini) söyledi. Birlikte gidip kesim yerini gördük, Kokartpınarı 255 nolu bölümden kestiğini söyledi" denmiştir. 23.6.1992 günlü tutanakta ise, "Köy kenarında kaçak emval yüklü olarak bulunan römorkun sanığa ait olduğunun tespit edildiği, bihalare sanığa sorulduğunda (bulunduğunuz römorku kendime ait 54... 136 plâkalı traktörümle getirdim, bulduğunuzda traktör, römorka takılı değildi) şeklinde beyanda bulunduğu" belirtilmiştir.
Tutanak düzenleyicisi tanık, duruşmada alınan ifadesinde, "römorkun köyün kenarında terkedilmiş olarak bulunduğunu, römorku traktörle çekilirken görmediğini" beyan etmiştir.
Sanığın imzasını taşıyan ve duruşmada kabul ettiği suç tutanakları ile tanık beyanlarına göre sanık, ormandan izinsiz olarak kestiği kaçak orman emvalini römorkuna yüklemiş ve 54...136 plaka sayılı traktörü ile bu römorku ormandan çıkarıp köy yakınına getirmiş, römorku bırakıp traktör götürmüştür. Römork yakalanınca görevli memur ile birlikte ormana giderek kesim mahallini göstermiştir. Görüldüğü üzere, sanık boş römorku sadece ormana götürmemiş, emvali yükledikten sonra kendisine ait traktörle izinsiz kestiği odunları taşımış ve emval yüklü römorku köy yakınına getirmiştir.
Bu nedenle, kaçak orman emvalinin naklinde kullanıldığı saptanan sanığa ait traktörün zoralımına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Üye; mahkemece gösterilen gerekçeye göre direnme hükmünün onanmasına doğrultusunda oy kullanmıştır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme kararının BOZULMASINA, 19.12.1994 günü oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy