(765 S. K. m. 29, 258, 259, 266/1) (1412 S. K. m. 150, 257)
Görevli memura etkin direnme suçundan sanık İsmail Hakkı Tarakçı'nın TCK.nun 258/1-3, 59 ve 647 Sayılı yasanın 4.maddeleri uyarınca 900.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Ankara 13.Asliye Ceza mahkemesince verilen 17/02/1993 gün ve 1992/1461- 1993/124 sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4.Ceza Dairesi 10/12/1993 gün ve 7651/8440 sayı ile;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İddianamede açıklanan eyleme göre sanık hakkında görevliye etkin direnmeden açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden CYY.nın 259. maddesine göre işlem yapılmadan bu suçtan hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre;
3679 Sayılı Yasanın 2.maddesinde öngörülen nesnel ve öznel ölçüler gözetilmeden takdiren ve teşdiden sözcükleriyle yetinilip yetersiz gerekçe ile temel cezanın fazla belirlenmesi" isabetsizliğinden kararı bozmuştur.
Yerel mahkeme ise 19/04/1994 gün ve 108/322 sayı ile kabule göre yapılan bozmaya uyup gereğini yerine getirmiş (1) nolu bozmaya karşı, "İddianamede sanığın ilk kez hakaret suçundan cezalandırılması istenmişse de, düzenlenen tutanağı yırtması, bağırıp çağırarak hakaretamiz sözler sarfetmesi ve memurları dışarı çıkarma girişiminde bulunması eylemi kül halinde görevli memura etkin direnme suçunu oluşturacağından kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur" biçimindeki açıklamalarla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de sanık vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 16/11/1994 gün ve 51083 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
İncelenen dosyaya göre,
Ankara C.Savcılığının 05/11/1992 gün ve 38047/23307 sayılı iddianamesinde "sanığın, işyerini kontrole gelen görevli memurların düzenlediği tutanağı yırtıp "s...n gidin buradan" diye onlara hakaret ettiği iddia edilerek TCK.nun 266/1nci maddesi uyarınca iki kez cezalandırılması istenmiştir.
Yerel Mahkeme iddianamede gösterilen eylemin kül halinde görevli memura etkin direnme suçunu oluşturduğu kabulü ile ek savunma hakkı vererek bu suçtan hüküm kurmuştur.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık iddianamede açıklanan eyleme göre sanık hakkında görevli memura etkin direnme suçundan açılmış bir dava bulunup bulunmadığına ilişkindir.
CMUK.nun 150/1nci maddesinde "Tahkikat ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir."
257.maddesinde "Hükmün mevzuu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.
Fiili takdirde mahkeme iddia ve müdafaalarla bağlı değildir."
Hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. Ancak mahkeme iddianamede gösterilen eylemin niteliğini tayin ve takdir ederken iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Buna karşılık eylemle bağlıdır. Yani dava konusu eylemle hükmün konusunu oluşturan eylem arasında ayniyet bulunması gerekir.
Bu itibarla hangi eylemden dava açılmışsa ancak o eylemden hüküm kurulabilir. Ayrı suç oluşturan eylemlerin birisinden açılan davada suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle ek savunma hakkı verilerek diğerinden hüküm kurulamaz.
İncelenen dosyadaki iddianamede sanığın eylemi hakaret olarak nitelendirilip sadece bu suçtan dava açılmış, ayrı bir suç oluşturan görevli memura etkin direnme eyleminden sözedilmemiştir. Bu durumda görevli memura etkin direnme suçundan açılmış bir dava bulunmadığı açıktır.
O halde iddianamede hakaret olarak nitelendirilen eylemden hüküm kurulması gerekirken dava konusu yapılmayan ve ayrı bir suç oluşturan görevli memura etkin direnme suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı olduğundan Yerel Mahkeme direnme hükmünün açıklanan bu nedenlerle bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul üyeleri direnme hükmünün haklı nedenlere dayandığını belirterek işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi yönünde oy kullanmışlardır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün istem gibi BOZULMASINA, 12/12/1994 günü oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy