(765 S. K. m. 59, 80, 202, 227)
Dava: Zimmet suçundan sanık F. K.'nın T.C.Y.nın 202/2, 80, 202/3. 59, 227. maddesi uyarınca 5 ay 25 gün ağır hapis ve ömür boyu memuriyetten yoksun kılınmasına ilişkin Mardin 2.Ağır Ceza Mahkemesince 28.12.1992 gün ve 43102 sayı ile verilen kararın, sanık müdafi tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen,
Yargıtay 5.Ceza Dairesince 14.7.1993 gün ve 1790-2898 sayı ile; (Su tahsilat makbuzlarının asılları elde edilemediği için koçanlarıyla karşılaştırılamadığı, tanık olarak dinlenen su abonelerinin irsaliyeye yazılan miktarların kendilerinden yapılan tahsilata uygun olduğunu doğruladıkları, vergi tahsilat makbuzlarının asılları ile dip koçanlarına yazılı tahsilat miktarlarının birbirine uyduğu ve vergi yükümlülerine ait vergi beyannameleri ile kartlarındaki miktarların irsaliyeler doğrulandığının göz önüne alındığında, sanığın tahsilat makbuzlarının dip koçanları üzerindeki eyleminin tahrifat olmayıp, düzeltme niteliğinde olabileceği olası bulunduğundan, savunmanın aksine, tahsil ettiği paraların bir kısmını kayıtlara geçirmeyerek mal edindiğine ilişkin kanıt elde edilemediği halde sübutun kabulüyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi) isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 6.10.1993 gün ve 5852 sayı ile; Denetim kurulunca saptanan tahrifat ve zimmet miktarının 24.5.1991 tarihli raporla belirtildiği, ayrıca makbuz asıllarıyla karşılaştırma yapılarak tutanak düzenlendiği, inceleme yapan kurulun yetkili bulunduğu, tutanaktaki bilgilerin emanette bulanan makbuz asıllarıyla uyumlu olduğu yapılan tahrifatın bu belgelerde açıkça görüldüğü, denetim kurulunca belirlenen zimmet miktarının sanık tarafından derhal yatırılmasının da bu kanaati doğruladığı, her ne kadar sanık bu bedeli korkusundan ödediğini savunmakta ve bu savunma, tanıklar tarafından doğrulanmakta ise de bölgede yalan tanıklığın yaygın bulunması ve yazılı belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği açıklamaları ile önceki kararda direnmiştir.
Bu kararda sanık müdafi tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının onama istekli 8.3.1994 gün ve 5/101888 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın üzerine yüklenen suçun sübuta erip, ermediği hususundadır
Mardin Valiliğinin 14.12.1990 günlü kararı ile görevlendirilen denetim kurulunun, Kabalan Belediyesinin tahsilat belgeleri üzerinde yaptığı incelemede, sanığın tahsilat makbuzlarındaki para miktarları üzerinde tahrifat yaparak 262.650 lirayı zimmetine geçirdiğinin açıklanması üzerine soruşturmaya başlanmış, sanık aşamalarda samimi ve tutarlı görülen savunmasında; makbuzlarda tahrifat yapmadığını, iddia edildiği gibi 262.650 lirayı zimmetine geçirmediğini, tahsilat yapılan kişilerin dinlenmesi durumunda bu hususun açıklığa kavuşacağını ileri sürmüştür.
Tanık olarak dinlenen M. A. B., H. H., N. B., sanığın bu savunmasını doğrulayarak, kendilerinden tahsil edilen para ile makbuzlarda yazılı olan miktarların birbirine uygun olduğunu açıklamışlardır.
Bilirkişi olarak beyanı alınan defterdar E. E., makbuz dip koçanlarındaki miktarların değiştirildiğini belirtmiş ise de, makbuz dip koçanlarında değiştirilerek gösterilmiş bulunan tahsilat miktarlarının tahsilata uygun bulunduğu tanık anlatımlarıyla saptanmış ve yapılan değişikliklerin tahrifat değil düzeltme olduğu yönündeki savunma doğrulanmış bulunduğundan, sanığa yüklenen suçun sübuta ermediği kabul edilmelidir.
Bu itibarla direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Kurul üyelerinden S. S.; gerekçenin yetersizliği nedeniyle kararın bozulması gerektiği açıklanmasıyla ve değişik gerekçeyle kararın bozulması yolunda oy kullanırken; Üye T. G. ise direnme kararının haklı nedenlere dayandığı açıklamasıyla karşı oy kullanmıştır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden direnme kararının istem gibi bozulmasına yasal oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy