(1412 S. K. m. 326) (6762 S. K. m. 588)
Sahtecilik suçundan sanık Kemal İ.'ın beraatine ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.3.1992 gün ve 1991/2501992/31 Sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 28.12.1992 gün ve 8988/9934 sayı ile;
Suça konu 850.000 liralık senedin (0) ilavesi ile 8.500.000 TL. hale getirilip getirilmediği usulen bilirkişiye tesbit ettirilmeden beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden kararı bozmuştur.
Yerel Mahkeme ise 18.3.1993 gün ve 22/45 sayı ile;
Senet mahkemece incelenmiş rakamlarda tahrifat ve ilave görülmemiştir. Sanık tarafından senede (0) ilavesi yapıldığı ve yazı kısmının da sonradan 8,5 milyon olarak doldurulduğu iddiası mücerret kalmış olup savunmanın aksi varit değildir.
Kaldı ki Türk Ticaret Kanununa göre rakam ve yazıda bedel yönünden farklılık halinde yazıya itibar edileceği öngörülmüştür. Yazı için böyle bir iddia dahi yoktur.
Mahkemece müşahade edilen senetteki kesin tahrifat bulunmayışı karşısında bilirkişi incelemesine gerek yoktur" biçimindeki açıklamalarla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de katılan vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istekli 30.12.1993 gün ve 6/34196 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü.
YARGITAY CEZA GENEL KURULU KARARI:
İncelenen dosyaya göre;
Yerel Mahkeme Özel Dairece bozulan önceki kararında sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verdiği halde, direnme kararında mahkeme kurulunca müşahade edilen senette herhangi bir tahrifat bulunmadığı kesin olarak anlaşılmıştır biçiminde yeni ve değişik bir gerekçeye dayanarak hüküm kurmuştur.
Bozmadan sonra yeni ve değişik bir gerekçeye, açıklamalara ve kanıtlara dayanılarak verilen karar özde direnme kararı olmayıp yeni bir karardır. Bu nitelikteki bir kararın temyiz edilmesi halinde incelemenin Özel Dairece yapılması gerekir. Özel Dairenin önceki incelemesinde görüşünü belirttiği, bu itibarla yeniden inceleme yapılmasının zaman kaybına neden olacağı ve bu durumun usul ekonomisine aykırı olduğu yolundaki bir görüş Yargılama Yasasının temel ilkelerine aykırıdır ve kabul edilemez. Öte yandan Özel Daire önceki kararı ile bağlı değildir. Yeniden yapacağı incelemede ve her zaman önceki kararından dönerek değişik bir karar vermekte serbesttir.
Bu itibarla Özel Dairece denetlenmeyen bir hususun doğrudan Ceza Genel Kurulunda incelenmesi olanaksızdır. Bu hususun öncelikle Özel Dairece incelenmesi gerektiğinden saptanan eylemli uyma nedeniyle dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin son uygulaması bozmaya eylemli uyma niteliğinde olduğundan temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın özel daireye gönderilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy