(765 S. K. m. 2, 503)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanıklar İ.E ve R.A.'ın TCY. nın 503/1, 522, 523. maddeleri gereğince 1 ay 10 gün hapis, 11.111 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 1.04.1992 gün 419/542 sayılı hükmün sanık İ.E. tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen, Yargıtay 6. Ceza Dairesi 8.2.1993 gün 10519/936 sayı ile; Suç tarihinde yürürlükte bulunmayan TCK.nun 3679 Sayılı Yasa ile değişik 503. maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini isabetsizliğinden bozulmasına ve bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık R.A.'a teşmiline karar vermiş, Yerel Mahkeme 28.4.1993 gün 330/294 sayı ile; 3679 Sayılı Yasa 29.11.1990 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Suç tarihi ise 6.10.1991 olup yasanın yürürlük tarihinden sonra işlenmiştir gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi sanık İ.E. tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığına gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın dolandırıcılık suçundan TCY. nın 503/1, 522/1, 523/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluş ve sübutta bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, 3679 Sayılı Yasa ile Ceza Yasasının 503. maddesinde yapılan değişikliğin, sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Ceza Hukukunda kural, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasanın uygulanmasıdır. Olay tarihinden sonra yapılan lehe yasa değişiklikleri Ceza Yasasının 2. maddesi gereğince sanık hakkında uygulanmalı aleyhe olan değişiklikler ise tatbik edilmemelidir.
3679 Sayılı Yasa 29.11.1990 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu ise, yasanın yürürlüğe girmesinden yaklaşık yedi ay on gün sonra 6.11.1991 günü işlenmiştir. Bu nedenle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 3679 Sayılı Yasa ile değişik TCY. nın 503. maddesi ile uygulama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme direnme hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy