(6136 S. K. m. 12, 13) (765 S. K. m. 10, 65)
Silah satışına aracılık etmek suretiyle 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık Turan AYHAN'ın 6136 sayılı Kanunun 12/1-4, T.C.K.nun 59. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay ağır hapis ve 900.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Malatya Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.2.1994 tarih ve 259-22 sayılı hükmü sanık vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi 10.5.1994 gün ve 5198-5433 sayı ile;
6136 Sayılı Yasanın 12/1. maddesinde yazılı "satmaya tavassut edenler" hükmündeki aracılığın satıcı ile veya satıcılarla birleşmiş bir uğraş olarak kabulü gerekmektedir.
Mahkemece mutavassıt (aracılık yapan) olarak kabul edilen sanık Turhan AYHAN'ın Pütürge'de bir kahvede rastlantı sonucu başlayan arkadaşlık gayreti ile sürdürülen sanık Zafer'in ısrarlı satınalma isteğine karışmasının, "satıcıya alıcı bulmak" amacı ve suça katılmayı içeren aracılık uğraşı ve becerisi niteliğinde olmadığı gözetilmeden beraeti yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden) Üye Nuri OK'un "Olayda 6136 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 1. fıkrasındaki silah satmaya aracılığın söz konusu olmadığı, ancak, eylemin T.C.Y.nın 65/3. madde ve bendi kapsamında silah satın almaya yardım şeklinde Zafer GÜVEN'in suçuna fer'i ortaklık olarak değerlendirilmesi gerektiği yolundaki" karşı oyu ile oyçokluğu ile bozmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığı 7.7.1994 gün ve 30400 sayı ile;
"...Aracı: Uzlaştıran, anlaşma sağlayan anlamındadır. Sanık Turhan Ayhan, alıcı Zafer Güven'in talep ettiği silahı temin etmek üzere Pütürge İlçesinin Arınlı Köyüne birlikte bir araba ile giderek daha önce, silah satıcısı olarak bildiği Şaban isimli şahsı bulduktan sonra değeri konusunda bizzat pazarlık yaparak alım satım işlemini tamamlamış, alıcısının ve satıcısının iradeleri doğrultusunda hem alıcının ve hem de satıcının yararına bir sonuç elde ederek yasada tarif edildiği biçimde aracılık görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiştir.
Sanık Turhan Ayhan'ın... alışverişinin bütün icaplarını yerine getiren uğraşı olmasa idi, satım işlemi gerçekleşmeyecek ve ülkemizde yaygın bir şekilde devam eden silah ticaretinin yapılmasını sağlayan aracı konumunda olmayacaktı.
Yasaya aykırı bir eylemin cezasız kalmayacağı da gözetilerek bir bütün olarak değerlendirildiğinde 6136 Sayılı Yasanın 12/1. maddesine uyar biçimde oluşan suç nedeniyle cezalandırılması yerine Yüksek Dairenin sanık hakkındaki beraet kararını kanuna uygun saymak mümkün değildir" gerekçesiyle itiraz ederek Özel Daire bozma kararının kaldırılmasını ve hükmün onanmasını talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık; somut olayda, sanık Turan AYHAN'ın, alıcı Zafer GÜVEN'in silah satın almasına, satıcıyı bulmak suretiyle yardımcı olmasının 6136 Sayılı Kanunun 12/1. madde ve fıkrası kapsamında yer alan "satmaya aracılık etmek" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Bilindiği gibi ülkemizde, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile ilgili ilk yasal düzenleme 10.7.1953 tarih ve 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanunla yapılmıştır. Anılan Kanunun 12. maddesinde "satmaya tavassut edenler" tümcesine yer vermemiş olmasına karşılık 13. maddesinde yer vererek yaptırıma bağlamıştır.
6136 sayılı Yasanın muhtelif maddeleri günümüze değin birçok defa değiştirilmiştir. 22.6.1979 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 2249 Sayılı Yasa ile Kanunun başlığı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun" olarak değiştirilmiş, maddelerde yapılan değişiklikler ve ekler yanında, 12. maddeye "satmaya aracılık ederse" tabiri dahil edilmiş 13. maddeden ise "satmaya tavassut edenler" tümcesi çıkarılmıştır. Yasada konuyu ilgilendiren düzenlemeler 2249 Sayılı Kanunla yapılanlar olup halen yürürlükte bulunan metinlerde yer alan bu düzenlemelere, sonradan yasada yapılan değişiklikler sırasında dokunulmamıştır.
6136 sayılı Kanunun yürürlükte bulunan 12. maddesinin 1. fıkrasında; "Her kim bu kanunun kapsamına giren ateşli silahlarla bunlara ait mermileri ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder... ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder satar veya "satmaya aracılık ederse" veya bu amaçla bulundurursa... cezalandırılır" denilmektedir.
Olay tarihinde, suça konu silahı satın alıp bulundurduğu kabulü ile 6136 Sayılı Kanunun 13/2. maddesi ile cezalandırılmasına karar verilen ve bu cezası kesinleşen Zafer Güven ile yanında üç arkadaşı olduğu halde içlerinden Abdullah SAVAŞ'ın taksisi ile gezmek için Malatya'dan Pütürge İlçesine gitmişler ve bir kahvede oturmuşlardır. Bu sırada kahvede bulunan sanık Turan AYHAN'ın, gelenler içinde Murat ATİLLA'yı tanıması nedeni ile, birlikte oturup sohbet ettikleri sırada, Zafer GÜVEN'in sanığa hitaben "Ağabey buralarda silah satılıyormuş haberin var mı" şeklinde sorması üzerine sanığın da "silahı ne yapacaksın silah adamın başına bela açar" diye olumsuz yanıt vermesine rağmen Zafer bir süre sohbetten sonra aynı soruyu yinelemiş, sanık da "Madem bu kadar istiyorsun, eskiden Arınlı Köyünde tanıdığım Şaban isimli bir şahıs vardı, belki onda bulunur" demiş ve hepsi birlikte Arınlı Köyüne gitmişlerdir. Satıcının evi önünde duran arabada diğerleri beklerken, sanık da satıcı Şaban'ın evine giderek ona, Zafer isimli kişinin silah satın almak isteğini iletmiş ve onun da satılık bir adet 10.000.000 liralık tüfeğim var demesi üzerine, bu hususu alıcıya iletmiş, arabada beklemekte olan alıcının da 10.000.000 lira karşılığı verdiği 1100 mark ve --- 1.200.000 TL.nı satıcıya verip tüfeği ondan alarak, alıcıya getirip teslim etmiştir.
Görüldüğü gibi, Başsavcılık tebliğnamesinde ileri sürülen itirazın aksine, sanığın fiili 6136 Sayılı Kanunun 12/1. maddesinde zikredilen "satmaya aracılık etmek" şeklinde değil, hukuki durumu 6136 Sayılı Kanunun 13/2. maddesi içinde değerlendirilen Zafer Güven'in silahı satın almasına yardımcı olması şeklinde gerçekleşmiştir. Bu durumda sanığın, 6136 Sayılı Yasanın 12/1. maddesi ile cezalandırılmasına olanak yoktur. Zira; bu maddede yer alan "satmaya aracılık edenler" sözcükleri, satıcı ile veya satıcılarla ayni yönde yapılan uğraşı ifade etmektedir.
Yukarda değinildiği üzere; 6136 Sayılı Yasanın 13. maddesinde yer alan ve bilahare yapılan değişiklikle madde metninden çıkarılan "satmaya tavassut edenler" sözcükleri de aynı anlamı taşımaları ve madde metninden çıkarılmış bulunmaları nedeniyle sanığın doğrudan doğruya bu madde ile cezalandırılması da düşünülemez.
T.C.K.na göre Özel Yasa konumunda olan 6136 Sayılı Yasada "alıcıya aracılık" edenler diye bir suça yer verilmemiş olması karşısında; silah satın alan kişiye yardım eden sanığın hukuki durumunun ne olması gerektiği Ceza Genel Kurulunca tartışılmış ve çoğunlukta ulaşılan sonuca göre;
T.C.K.nun 10. maddesinde yer alan "Bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddı hakkında da tatbik olunur" hükmü karşısında, 6136 Sayılı Yasada zikredilen silah satın alma suçuna maddi olayda belirtilen şekilde yardım eden sanığın T.C.K.nun 65/3. maddesinde yer alan feri fail durumunda olduğuna ve buna göre, 6136 sayılı Yasanın 13/2 ve T.C.K.nun 65/3. maddeleri ile cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
İtirazın bu değişik gerekçe ile kabulüne ve Yerel Mahkeme hükmünün bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul üyeleri "6136 Sayılı Yasanın 12. maddesinin ilk metninde T.C.K.na yapılan yollamanın, sonradan yapılan değişiklikle metinden çıkarıldığı, sanığın satın almaya yardım biçiminde gerçekleşen eyleminin yasada yaptırıma bağlanmadığı, T.C.K.nun 1. maddesi hükmü karşısında, yorum yaparak ceza ihdas edilemeyeceği ve itirazın bu nedenlerle reddi gerekeceği" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile KABULÜNE, Yerel Mahkeme hükmünün çoğunluk görüşü doğrultusunda uygulama yapmak üzere BOZULMASINA, 1. müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 2. müzakerede oyçokluğuyla 28.11.1994 günü karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy