(765 S. K. m. 448, 455)
Dava: Kasten adam öldürmek suçundan sanık M.T.'nin TCY.nın 448, 51/1. maddesi uyarınca 18 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince 11.2.1994 gün ve 222-22 sayı ile verilen kararın, sanık müdafi ve C. Savcısı tarafından sanık lehine temyizi üzerine ve kendiliğinden de temyize tabi olması nedeniyle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 2.11.1994 gün ve 2520-3640 sayı ile; (Taraflar arasında öldürmeyi gerektiren bir husumetin bulunmaması, olayın gece vakti cereyan etmesi, mahallinde yapılan keşifte ateş mesafesinin 45 metre olarak tesbit edilmesi, sanığın ayı zannederek ölenin bulunduğu tarafa ateş ettiği yolundaki savunmasının aksinin sabit olmaması, olay sonrası sanığın belirlenen davranışları ve özellikle olaydan 1-2 dakika sonra olay yerine gelen tanık A.D.'nin anlatımları birlikte değerlendirildiğinde eyleminin tedbirsizlik veya dikkatsizlik sonucu ölüme neden olma şeklinde nitelendirilmesinde zorunluluk bulunduğu halde, yazılı şekilde karar verilmesi) isabetsizliğinden oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 27.12.1994 gün ve 346-340 sayı ile; taraflar arasında olay öncesine dayalı husumet bulunması, olay yerine ayı gelmesinin söz konusu olamayacağı, bu durumu sanığın da bilmesi gerektiği, olay saati ve koşulları itibari ile hedefin sanığın bulunduğu yerden kolayca seçilebildiği, bu nedenle eylemin kasten adam öldürmek suçunu oluşturduğu, açıklamasıyla önceki kararda direnmiştir.
Bu kararda sanık müdafii ve C. Savcısı tarafından süresinde temyiz edildiğinden ve kendiliğinden de temyize tabi bulunduğundan, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istekli 5.5.1995 gün 1-19575 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre; Özel Daire çoğunluğu ile Yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın üzerine yüklenen suçun niteliğine ilişkindir.
Hastalığı nedeniyle bir başka işte çalışamayan ve bu sebeple yabani hayvanlara karşı geceleyin kendi bahçesini bekleyen sanığın, olay gecesi de saat 22.00 sıralarında atına binerek köyden 1 Km. uzaklıkta bulunan bahçesine gitmek üzere yola çıktığı, ... mevkiine geldiğinde ayı bağırmasına benzeyen bir ses duyarak, ayı sanması nedeniyle sesin geldiği yöne doğru bir el ateş ettikten sonra, köylüleri yardıma çağırmak amacıyla birkaç el de havaya ateş ettiği ve yakındaki tarlasında çalıştığını bildiği A.D.'ye seslendiği, hemen olay yerine gelen A.D.'ye bir ayı vurdum, beraber bakalım dediği, A.'nın el fenerinin aydınlattığı yolda üzerlerine bir ineğin gelmesi üzerine, eyvah inek vurmuşum biçiminde tepki gösterdiği, bu sırada ilerde yatan bir karartı gördükleri, yanına yaklaştıklarında maktülün vurulduğunu anladıkları, sanığın kendisini kaybederek, Eyvah M.'yi vurdum diyerek çırpınmaya başladığı doktora yetiştirmek üzere ata bindirmeye çalıştıkları, o sırada sanığın eşinin de olay yerine geldiği bunun üzerine sanığın taksi göndermek üzere köye gittiği, köylüler de silah sesini duyduklarından olay yerine geldikleri, sanığın gönderdiği taksi maktulün yanına geldiğinde ölmüş bulunduğunu anladıkları, sanığın maktulü vurması nedeniyle büyük bir çöküntü içersine girerek, intihar etmeye kalkıştığı, tanık M.K.'nin müdahalesi sonucunda, intiharın önüne geçildiği, daha sonra sanığın kendiliğinden jandarmaya teslim olduğu, sanığın aşamalarda değişmeyen ve samimi görülen savunması tanıklar A.D., Z.T., M.K.'nin anlatımları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Her ne kadar sanıkla maktül arasında, olaydan üç sene önce meydana gelen olayda ölen, sanık M.T.'ye karşı adiyen etkili eylemde bulunmuş ve bu nedenle ölen, babası ve kardeşi hakkında Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açılmış ise de, sanık (o davada mağdur) M.T.'nin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle ölen hakkındaki davanın düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu olayın öldürmeyi gerektirir bir husumet oluşturmayacağı açıktır.
Köy yakınındaki bahçelere ayı domuz gibi yabani hayvanların zarar verdiği ve bu nedenle köylülerin geceleyin bahçelerini bekledikleri dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu kanıtlara göre; olay gecesi saat 22.00 sıralarında, sanığın duyduğu sesin atını ürkütmesi ve bu sesi ayı sesine benzetmesi nedeniyle paniğe kapılarak sesin geldiği tarafa doğru av tüfeği ile bir el ateş ettiği, fişeğin maktüle isabeti sonucu olayın meydana geldiği anlaşıldığından, öldürme kastı bulunmayan sanığın eylemi tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçunu oluşturduğundan, direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Karşı oy kullanan kurul üyeleri; Yerel Mahkeme direnme kararının haklı nedenlere dayandığını ileri sürmüşlerdir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanık müdafi ve C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kendiliğinden de temyize tabi olan kararın istem gibi BOZULMASINA, 19.06.1995 tarihinde 2/3'ü aşan oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy