(765 S. K. m. 448, 452)
Dava: Adam öldürmek suçundan sanık Sinan Çiftçi'nin TCY.nın 448, 452, 51/1, 59. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bergama Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.10.1994 gün 43/58 sayılı hükmün katılan ve sanık vekilleri tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1.Ceza Dairesi 03.05.1995 gün 598/1323 sayı ile;
"...Yerel Mahkemece, dosya içeriğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde, ( olay gecesi saat 22.00-23.00 sıralarında Mehmet Kahraman'ın tekel bayii olan dükkanında sanık ile tanıklar İbrahim Uyar ve Mesut Erkek'in oturdukları bir sırada alkollü bir vaziyette maktülün de dükkana geldiği, maktülün aşırı derecede alkollü olduğu, adı geçen tanıkların arkasından dükkandan ayrılan sanığa maktülün "nereye gidiyorsun" diye sorması üzerine sanığın da "ne yapacaksın, sen komiser misin?" dediği, bunun üzerine sarhoş vaziyette olan maktülün sanığa tokat ve yumrukla vurmak için birkaç defa hamle yaptığı, sanığın maktülün bu saldırısından kurtulmak için her seferinde geri çekildiği, bunun üzerine önlerinde yürümekte olan tanık İbrahim Uyar'ın tanık Mesut'u, sanıkla maktülü ayırmak için yanlarına gönderdiği ve maktülün sanığa saldırısının devam etmesi üzerine sanığın da maktüle "git be" diyerek ittiği ve maktülün yere düşerek başını yere çarpıp yaralandığı, bir süre sonra hastanede öldüğünün ) kabul edilmesi, sarhoş vaziyette kendisine saldıran maktülü sanığın itmesi savunma içgüdüsünün doğal sonucu olup, müessir fiilde bulunmak kastıyla herhangi bir eylemde bulunduğuna dair delil de elde edilemediği gözönünde tutulduğunda, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına, "hükmün onanması ve sanık hakkında TCY.nın 51/2. maddesinin uygulanması gerektiği" karşı oyları ile ve oyçokluğuyla karar vermiş,
Yerel Mahkemece 13.10.1995 gün 72/68 sayı ile;
"...Maktülün, nereye gidiyorsun demesi üzerine sanık, ne yapacaksın, sen komser misin demiş, sarhoş olan maktül bunun üzerine sanığa saldırmıştır. Sanık geri geri çekilmiş, maktülle aralarında itişip kakışma başlamıştır. Maktül ifadesinde, sanığın yumrukla suratına vurduğunu söylemiş, bu beyanı doktor raporu ile sabit olmuştur. Sanığın yumrukla maktülün gözüne vurması, iteklemesi sonucu yere düşen maktül, başını yere çarpıp yaralanmıştır..." gerekçesiyle direnilmiştir.
Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya; Yargıtay C.Başsavcılığının "onama" istemli 20.12.1995 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, Ceza Genel Kurulunda duruşmalı inceleme yapılacağına dair yasal hüküm olmadığından sanık vekilinin duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın, kastı aşan müessir fiil sonucu adam öldürmek suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm, "sarhoş vaziyette kendisine saldıran maktülü sanığın itmesi savunma içgüdüsünün doğal sonucu olup, müessir fiilde bulunmak kastıyla herhangi bir eylemde bulunduğuna dair delil elde edilemediği gözönünde tutularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden oyçokluğuyla bozulmuştur.
Yerel Mahkeme, ilk hükümde yer almadığı halde, "sanıkla öldürülenin itiştiklerini, maktülün "04.01.1993 günlü ifadesinde" ( sanığın yumrukla suratına vurduğuna ) ilişkin beyanının, Zeytindağ Sağlık Ocağı raporu ile sabit olduğunu, sanığın yumrukla gözüne vurup iteklemesi sonucu yere düşen maktülün başını çarparak yaralandığını ve bilahare öldüğünü" kabul ederek önceki hükümde direnmiştir.
Ceza Genel Kurulunun uyum ve kararlılık gösteren içtihatlarında açıklandığı üzere, bozmada belirtilen hususları tartışmak, yeni kanıtlara dayanmak, ilk kararda yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karardır.
İncelenen dosyada Yerel Mahkeme; ilk kararında olmadığı halde; maktülün C.Savcısı tarafından alınan beyanını irdelemiş, bu beyanın doktor raporu ile doğrulandığını ve sanığın yumruk vurup iteklemesi sonucu maktülün yere düştüğünü, bu düşme sonucu ölümün meydana geldiğini kabul ederek, yeni ve değişik gerekçeyle karar vermiştir. Bozulan kararda yer almayan bu yeni değişik gerekçe ve dayanak delilleri Özel Dairece incelenmemiştir. Özel Dairece incelenmeyen bir hususun doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi olanaksız olduğundan, mevcut eylemli uyma nedeniyle dosyanın incelenmek üzere 1.Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkemenin son kararı niteliği itibariyle "bozmaya eylemli uyma" olduğundan temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine 13.02.1996 günü tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye aykırı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy