(765 S. K. m. 51, 464)
Dava: Etkili eylem suçundan sanık N.'nin, değişen suç vasfına göre TCY'nin 464/2, 51/1; 647 sayılı yasanın 4. maddeleri gereğince 450.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin bir ay geri alınmasına, bu cezasının ertelenmesine ilişkin, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 28.10.1993 tarih, 818/1099 sayılı hükmün, sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza dairesi, 28.6.1994 tarih, 2993/5848 sayı ile;
"Oluşa göre; TCY'nin 464/2. maddesi ile belirlenen cezanın el uzatılan yaralama eyleminin tek başına işlenmesi durumunda verilecek cezanın yarısını geçemeyeceğinin düşünülmemesi" isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel mahkeme, 25.1.1995 tarih, 1046/36 sayı ile;
"Hakkındaki hüküm kesinleşen asli fail, TCY'nin 456/2, 51/1. maddeleri gereğince bir sene altı ay hapis cezası ile cezalandırılmıştır.
eylemin sanık tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza, bu miktar olup kavgada el uzatmak suçundan dolayı verilen üç ay hapis cezası, asıl fiil için verilen cezanın yargısını geçmemiştir" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın "bozma" istemli 9.10.1995 tarihli tebliğnamesiyle birinci başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Taksi şoförü olan katılanın, sanık ile arkadaşı H. H.'nin bulunduğu taksi durağına gelerek müşteri beklemesi üzerine, aralarında kavga çıkmıştır. Sanıklardan H. H., kendisine sopa ile vuran müdahilin kulağını ısırmış ve bir bölümünü koparmıştır. Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu'nun 27.8.1993 tarihli raporunda belirtildiği şekilde, mevcut 3x1 cm.'lik doku kaybı sabit eser niteliğindir. Sanık H. H.'nin TCY'nin 456/2, 51/1. maddeleri gereğince bir sene altı ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu hüküm Özel Daire'ce hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu hüküm Özel daire'ce onanarak kesinleşmiştir. Kavgada katılana yumruk vurduğu anlaşılan sanık N. onanarak kesinleşmiştir. Kavgada katılana yumruk vurduğu anlaşılan sanık N. ise TCY'nin 464/2, 51/1; 647 sayılı yasanın 4. maddeleri gereğince 450.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmış, bu hüküm "TCY'nin 464/2. maddesi ile belirlenen cezanın, el uzatıan yaralama eyleminin tek başına işlenmesi durumunda verilecek cezanın yarısını geçemeyeceğinin düşünülmemesi" isabetsizliğinden bozulmuş, fazla ceza verilmediğinden bahisle önceki hükümde direnilmiştir.
Kavga sırasında öldürme ve yaralama suçlarının faillerine yardım kasdıyla olmaksızın öldürülen veya yaralanan kişiye vurmak, onu tutmak veya iteklemek gibi eylemler, kavgada öldürülene veya yaralanana "el uzatma suçunu" oluşturmaktadır. İncelenen olayda sanık N., kavgada yaralanan müdahile yumruk vurmak suretiyle yaralıya el uzatma suçunu işlemiştir.
Ceza Yasası'nın 464. maddesinde; "...ferden irtikap edilmiş cürümler münasebetiyle hükmedilecek daha ağır cezalara halel gelmemek şartıyla bir kavgada bir şahıs ölmüş olur yahut yaralanmış bulunursa, o şahsa kavga esnasında el uzatmış olanlardan her biri aşağıdaki Tertip dairesi'nde cezalandırılır:
1 "........
2- ahvali sairede ceza üç aydan iki seneye kadar hapistir. Şu kadar ki, bu ceza fail hakkında münferiden cürüm işlemiş olması halinde verilecek cezanın yarısını tecavüz edemez.
3, 4- .......," hükmü yer almaktadır. u hükme göre, kavga esnasında el uzatanların fiili, daha ağır bir cezayı gerektiriyorsa, bu ceza ile aksi halde 464. madde ile cezalandırılacaktır. Maddenin 2. bendine göre hükmolunacak ceza, fail hakkında münferiden cürüm işlemiş olması halinde verilecek cezanın yarısını geçemeyecektir. Kavgaya katılanların cezasına esas tutulan asıl failin işlediği cürmün cezasıdır. Sanığın şahsından kaynaklanan indirim nedenleri de dikkate alınmayacaktır. Şu halde, on günden az iş ve gücüne engel olacak derecede müessir fille neticelenen bir kavgaya iştirak edenler hakkında daha asıl cürmün gerektirdiğ icezanın yarısından fazlaya hükmedilemeyecektir.
Yasal koyucu, kavgada el uzatanların eylemlerinin asıl failin eyleminden daha ağır olması halinde, ağır sonuç doğuran kendi fiilinden, asıl faiilin eyleminden daha hafif bir fiil işlenmesi halinde ise, CY'nin 464. maddesinde yazılı kavgada el uzatmak suçundan sorumlu olmalarını fakat, bu durumda hükmolunacak cezanın asıl failin işlediği cürmün cezasını geçemeyeceğini kabul etmiştir.
Sanık N.'ye TCY'nin 464/2, 51/1. maddeleri gereğince hükmolunan ceza, asıl fail olan H. H.'ye hükmolunan cezanın yarısını geçmediğinden, Özel daire bozması yerinde olmayıp, direnme kararı isabetlidir. Sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme direnme kararının ONANMASINA, 31.10.1995 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy