(765 S. K. m. 240) (6136 S. K. m. 9) (Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik m. 2, 11, 76)
Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan sanık Celalettin OĞUZTAN'ın T.C.K.nun 240/1-son maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile memuriyetten yoksun bırakılmasına ve cezaların ertelenmesine ilişkin Bodrum Asliye Ceza Mahkemesince 27.9.1991 gün ve 9/156 sayı ile verilen karar, üst C.Savcısının temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesince, 11.11.1992 gün ve 5831/7002 sayı ile;
.... Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluşa uygun kabule göre sanığın eyleminde görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu öğelerinin bulunmadığı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
2- Kabule göre;
a- T.C.Y.nın 240. maddesinde öngörülen temel ağır para cezasına hükmedilmemesi,
b- Memuriyetten yoksun kılınma cezası verilirken gerekçe gösterilmeden T.C.Y.nın 20. maddesindeki alt sınırın üzerinden ceza öngörülmesi" isabetsizliğinden, (1 no.lu bozmada Başkan S.SELÇUK ve üye F.İNAN'ın T.C.Y.nın 65/son maddesi uyarınca sanığın eylemi 6136 Sayılı Yasanın 13. maddesindeki suça katılma olduğu yolundaki oylarına karşılık oyçokluğu ile) bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 15.2.1993 gün ve 590/41 sayı ile;
(2) numaralı bozmaya uyup (1) numaralı bozmaya karşı "Sanık polis memurunun, ruhsatlı silahını bu hakkı elde etmeyen alıcıya teslim etmesi olayında, alıcının ruhsatsız silah taşımasına ve bulundurmasına teşvik etmek ve göz yumması vardır. Zabıtanın bir görevi de suç teşkil eden olay hakkında işlem yapmaktır. Suçun oluşmadığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Polis memuru olan sanığın, ruhsatsız silah bulunduran kişiye müdahale yetkisi olduğu halde, alıcının ruhsatsız silah bulundurmasına göz yummakla, suçun unsurları oluşmuştur." şeklindeki gerekçeyle önceki kararında direnmiştir.
Bu kararın da, sanık tarafından süresinde temyizi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının 2.11.1995 günlü "bozma" isteyen tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
CEZA GENEL KURULU KARARI
İncelenen dosyaya göre;
Trafik polisi olan sanığın, kendisine ait ruhsatlı tabancasını 20.8.1990 günlü özel senetle Zeki GÜNAYDIN isimli kişiye sattığı ve devir işlemlerini bilahare yapmak üzere teslim ettiği, silahı teslim alan Zeki'nin babasına ait evde bu silahla rastgele ateş edip yengesi Arzu'yu tedbirsizlik dikkatsizlik sonucu öldürmesinden dolayı yapılan tahkikat sonunda; tabancanın sanığa ait olduğunun tespit edilmesi üzerine, sanık hakkında görevi kötüye kullandığı iddiasıyla Bodrum İlçe İdare Kurulunun lüzumu muhakeme kararıyla dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; sanığın, ruhsatlı silahını satmak amacıyla da olsa henüz devir işlemlerini yapmadan başkasına teslim etmesi olayında görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunun yasal ögelerinin oluşup oluşmadığına ilişkindir.
T.C.K.nun 240. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanmak suçunun oluşabilmesi için;
a- Failin "memur" sıfatına haiz olması,
b- Kanunda yazılı hallerden başka her ne suretle olursa olsun, "görevin" kötüye kullanılması,
c- Failde "kastı cürmi" bulunması gerekmektedir.
Bu üç koşuldan birinin gerçekleşmemesi halinde görevi kötüye kullanmak suçunun tüm yasal ögeleriyle oluştuğundan söz edilemez.
Kanunda yazılı hallerden başka her ne suretle olursa olsun, "görevin" kötüye kullanılması; memur olan sanığa yasal veya idari düzenlemeler ile verilmiş bir görevin bulunması ön koşuluna bağlıdır.
Somut olaya baktığımızda; asıl görevi trafik polisi olan sanığın gerek genel kolluk ve gerekse trafikle ilgili görevleri arasında silah alım satımına ilişkin yasal veya idari bir görevi bulunmadığından, sanığa yüklenen görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun yasal ögelerinin oluşmadığına ilişkin Özel Daire çoğunluk düşüncesi yerindedir.
Öte yandan, 6136 Sayılı Yasanın 9. maddesinde, ruhsatlı silahların kimlere ve ne şekilde verilebilecekleri, gerek ruhsatlı silah sahiplerinin ve gerekse başkalarının bu silahla suç işlemeleri halinde uygulanacak yaptırımlar belirtilmiş, 1 Haziran 1991 günlü Resmi Gazetenin 20888 sayılı nüshasında yayımlanan "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik"in 2. maddesinde "zati demirbaş tabanca"nın ve "Demirbaş silah"ın tarifleri yapılmış, 11. maddesinde "Ruhsatlı silahların devri"ne, 76. maddesinde "Devir yasağı"na ilişkin esaslar düzenlenmiştir. O halde, bu yasal ve idari düzenlemeler, sanığın kamu görevlisi olması, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gözönünde tutulmak suretiyle hukuki durumun, yeniden değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.12.1995 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy