(765 S. K. m. 503, 522)
Dolandırıcılık suçundan sanık Fatma Tülin C.'nin T.C.K.nun 503/ilk ve 522nci maddeleri uyarınca 1 sene 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Edremit Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.9.1992 gün ve 1991/690- 1992/284 sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi 21.121993 gün ve 8856/10364 sayı ile;
1- Daire alım satımından ileri gelen eylemde dolandırıcılık suçunun yasal unsuru oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2- T.C.K.nun 503/ilk maddesi ile uygulama yapılması sırasında hapis cezası ile birlikte sağladığı haksız menfaatin bir misli kadar ağır para cezası tayin edilmemesi" isabetsizliğinden kararı bozmuştur.
Yerel Mahkeme ise 23.6.1994 gün ve 77/214 sayı ile; kabule göre yapılan (2) nolu bozma nedenine uymuş (1) nolu bozma nedenine karşı "sanık kendine düşmeyen daireyi kendi malı gibi satmıştır. Eyleminde dolandırıcılık suçunun tüm öğeleri bulunduğuna göre mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur." biçimindeki açıklamalarla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de sanık vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 17.3.1995 gün ve 87733 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
İncelenen dosyaya göre;
Sanık Fatma Tülin'in daire karşılığı müteahhit Mehmet A..'a verdiği arsasına yapılacak inşaatta müteahhide düşen (4) numaralı daireyi kendine düşen (3) numaralı daire diye müdahillere satmak suretiyle onları dolandırdığı iddiasıyla açılan davada Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanığın eyleminde dolandırıcılık suçunun yasal öğeleri bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Sanık aşamalarda; müteahhit Mehmet ile yaptığı anlaşmaya göre (3) ve (6) numaralı dairelerin kendine düştüğünü müteahhide düşen (4) numaralı dairenin (3) numaralı daire olduğunu sanıp maddi yanılgı sonucu bu daireyi müdahillere sattığını olayda kastı ve kusuru bulunmadığını" ileri sürerek yüklenen suçu işlemediğini savunmuştur.
Edremit 1. Noterliğince düzenlenen 11.7.1990 günlü kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 2. maddesinde (3) ve (6) numaralı dairelerin arsa sahibi sanığa diğer dairelerin ise müteahhit Mehmet'e ait olduğu belirtilmişse de bu sözleşmede dairelerin ne şekilde numaralandırılacağına ilişkin her hangi bir açıklık yoktur.
Sanık aşamalardaki tutarlı anlatımlarında maddi yanılgı sonucu müteahhide düşen daireyi gösterip sattığını iddia ettiğine göre aksi kanıtlanamayan bu savunmaya itibar edilmesi gerekir.
O halde Yerel Mahkeme direnme hükmünün açıklanan bu nedenlerle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel mahkeme direnme hükmünün istem gibi BOZULMASINA, 29.5.1995 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy