(765 S. K. m. 29, 64, 65, 497)
Dava: Yağma suçundan sanık Ramazan'ın TCY'nin 497/2, 552, 59, 81/1-3. maddeleri gereğince 23 yıl 4 ay 26 gün ağır hapis; sanık Bekir'in TCY'nin 497/2, 522, 59 ve 6136 sayılı yasanın 13, TCY'nin 59. maddeleri gereğince 23 yıl 4 ay ağır hapis, 10 ay hapis, 216.666 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, fer'i ceza tayinine ilişkin, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 23.1.1995 tarih, 171/5 sayılı hükmün sanık vekilleri tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 7.6.1995 tarih, 4579/6140 sayı ile;
1- Sanıkların eylemine uyan TCY'nin 497. maddesinin 1 fıkrası yerine 2. fıkrası ile hüküm kurulması,
2- TCY'nin 522. maddesinin uygulanması sırasında aynı yasanın 13. maddesi uyarınca ağır hapis cezasının 24 yılı aşamayacağı gözetilmeyerek sanıklara fazla ceza tayini" isabetsizliğinden bozulmasına, "sanık Ramazan'ın eyleminin TCY'nin 65/3. maddesine uygun olup olmadığının tartışılmaması nedeniyle, yasaya aykırı görülen bu hususun da bozma nedeni olması gerekir" karşı oyu ile ve oyçokluğu ile bozmuştur.
Yargıtay C. Başsavcılığı, 4.7.1995 tarih, 28722 sayı ile;
1- Sanık Ramazan'ın eyleminin, diğer sanıkları suça azmettirme nitelik ve düzeyinde olup olmadığı ve suçun yapıcı davranışlarına katılmayıp, otomobil içinde oturması nedeniyle suça katılma iradesinin yardımcı olmakla sınırlı bulunup bulunmadığı tartışmasız bırakılarak, TCY'nin 65/3. maddesi yerine 64. maddesinin uygulanması nedeniyle hükmün bozulmasına,
2- Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi, TCY'nin 29/6. maddesine göre, cezanın türüne özgü genel sınırların aşılmaması kuralıl cezanın hesaplanması işleminin sonucuna ilişkin olup, ara işlemlerde yasada yazılı sınırlar aşılabileceğinden, iki nolu bozma nedeninin bozma kararından çıkarılmasını" talep etmiştir.
Dosya, birinci başkanlığa gönderilmekle; Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Sanıklardan R., şikâyetçinin elinde çanta ile geceleri evden çıktığını, içinde para olabileceğini, diğer sanıklara söylemiş, olay gecesi de yine evden dışarı çıkacağını bildirmiştir. Sanıklar buluşmuşlar, R. yönetimindeki taksi ile sanıkları olay yeri yakınına getirmiş ve kendisi otomobil içinde beklemiştir. Sanık B. ile yakalanamadığı için hakkında ayırma kararı verilen sanık C., evinden çıkan ve otomobiline binmekte olan mağdurun yanına yaklaşmışlar, tabanca ile tehdit ettikten sonra sanık C. ateş ederek katılanı bacağından yaralamış ve içinde 985 gram altın ile 8 milyar liralık döviz bulunan çantayı alarak, sanık R.'ın bulunduğu yere doğru koşmuşlar ve taksi ile olay yerinden uzaklaşmışlardır.
Birden fazla sanığın önceden anlaşıp fikir ve irade birliği içinde suç işlemeleri halinde, suçun işlenmesindeki faaliyetleri de dikkate alınmalıdır. Silahlı yağma suçunun, katılana yönelik yapıcı davranışlarına (icrai hareketlere) katılmayan, sanıkları olay yerine getiren ve otomobil içinde oturup diğer sanıkları bekleyen sanık Ramazan'ın beklediği yer ile olay yeri arasındaki mesafe de dikkate alınarak eyleminin suça fer'i katılma niteliğinde olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekir.
Bu itibarla, öncelikle sanık Ramazan'ın suça iştirak derecesi saptandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tespiti gerektiğinden, itirazın kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
2- Ceza yasasının 29. maddesinin 6. fıkrasında, "Ceza artırılır veya eksiltilirken, kanunun sureti mahsusada tayin ettiği ahval müstesna olmak üzere her nevi ceza için muayyen olan hudut tecavüz edilemez" hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm gereğince, yasanın özel olarak belli ettiği haller ayrık olmak üzere her türlü cezanın belli bulunan sınırları aşılamayacaktır. Bu kural, 29. maddede açıklanan biçimde cezanın hesaplanması işleminin SONUCUNA ilişkindir. Yani ara işlemlerde yasada yazılı cezanın aşağı ve yukarı sınırları aşılabilir. Ancak sanığa sonuçta hükmolunan ceza miktarı yasada yazılı sınırların üstünde veya altında olamaz.
TCY'nin 13/2. maddesi gereğince ağır hapis cezasının aşılamayacak sınırı 24 yıldır. Kabule göre, mahkemece sanık Ramazan'a TCY'nin 497/2, 552, 59, 81/1-3. maddeleri gereğince sonuç olarak hükmolunan ceza 23 yıl 4 ay 26 gün, sanık Bekir'e hükmolunan ceza ise TCY'nin 497/2, 522, 59. maddeleri gereğince 23 yıl 4 ay ağır hapis cezasıdır. Hükmolunan ceza, yasanın 13. maddesinde yazılı genel sınırın altında bulunduğundan hesaplama doğrudur. Bu nedenle Özel Daire'nin iki nolu bozma kararı kaldırılmalıdır.
Sonuç: Açıklanan her iki nedenle Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne,
Özel Daire iki nolu bozma kararının kaldırılmasına ve "sanık Ramazan hakkında TCY'nin 65/3. maddesinin uygulama yeri olup olmadığı tartışılıp saptandıktan sonra, sanıkların hukuki durumlarının tespiti gerektiğinden, "yerel mahkeme kararının genişletilmiş bu gerekçe ile BOZULMASINA, 31.10.1995 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
(YKD NİSAN 1996)
Full & Egal Universal Law Academy