(1918 S. K. m. 25, 33, 56, 58)
Dava: Kaçakçılık suçundan sanık A.B.'nin 1918 Sayılı Yasanın 25/2-3, 33/son, 56 ve 647 Sayılı Yasanın 5. maddeleri uyarınca 233.466 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, para cezasını ödemede güçlüğe düşmesi halinde 23 gün hapis cezası olarak infazına, sanık H.B.'nin aynı yasa maddeleri uyarınca 674.600 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, para cezasını ödemede güçlüğe düşmesi halinde 67 gün hapis cezası olarak infazına, kaçak eşyaların zoralımına, nisbi harca ve vekalet ücretine ilişkin Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.9.1993 gün ve 1992/541-1993/841 sayılı hükmün katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesi 1.6.1994 gün ve 4303/6256 sayı ile; Aralarında fiili ve hukuki bir irtibat bulunmayan sanıklar hakkında açılan davanın 1918 Sayılı Kanunun 58. maddesine aykırı olarak birlikte görülüp sonuçlandırılması isabetsizliğinden kararı bozmuştur.
Yerel Mahkeme ise 25.11.1994 gün ve 674/1032 sayı ile; 1918 Sayılı Yasanın 58. maddesi sanıkların başka suçlarına ait davaların birleştirilemeyeceği hükmünü içerir. Aynı olayla bağlantılı davaların birlikte görülmesine engel değildir.
Sanıklar hakkındaki dava toplu kaçakçılıktan açılmış ihbar birlikte yapılmıştır. Ancak yargılama aşamasında topluluk hali olmadığı saptanarak her birinin savunmaları doğrultusunda münferit kaçakçılıktan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Savunma kısıtlanmadığına ve usul ekonomisi gerçekleştirilmiş olduğuna göre bozmada isabet yoktur" biçimindeki açıklamalarla önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de katılan idare vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay C.Başsavcılığının onama istekli 14.3.1995 gün ve 107787 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre; Suriye uyruklu tır sürücülerinin kaçak çay ve sigara sattıkları ihbarı üzerine 6 tırda arama yapan güvenlik kuvvetlerinin sanık A. yönetimindeki tırda 89 adet asma kilit, sanık H. yönetimindeki tırda 4 çuval çay ele geçirdikleri iddiasıyla her iki sanık hakkında toplu kaçakçılık suçundan kamu davası açılmış ve 1918 Sayılı Yasanın 27/2-3-4 ve 33/son maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istenmiştir.
Yerel Mahkeme her bir sanığın eyleminin ayrı münferit kaçakçılık suçunu oluşturacağı kabulü ile 1918 Sayılı Yasanın 25/2-3-son ve 33/son maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Katılan idare vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Özel Daire Aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmayan sanıklar hakkında açılan davanın 1918 Sayılı Yasanın 58. maddesine aykırı olarak birlikte görülüp sonuçlandırılması isabetsizliğinden bu kararı bozmuşsa da aynı ihbar üzerine tırları aranıp kaçak eşya bulunan sanıkların eylemleri toplu kaçakçılık olarak nitelendirilip bu suçtan dava açılmıştır.
1918 Sayılı Yasanın 58. maddesi sanıkların başka suçlarına ait davaların birleştirilemeyeceği hükmünü içerdiğine göre iddianamede eylemleri toplu kaçakçılık olarak nitelendirilen ancak yargılama aşamasında topluluk hali bulunmadığı saptanarak münferit kaçakçılıktan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkındaki davanın birlikte görülüp sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden direnme kararı doğrudur.
O halde işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmü doğru olduğundan işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine, 29.05.1995 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy