(5680 S. K. m. 33) (1412 S. K. m. 135, 308/8, 326/2) (765 S. K. m. 119, 59)
Dava: Basın Yasasına aykırı davranmak suçundan sanık Şeyh D. Karadağın 5680 Sayılı Yasanın 33/3-son, TCY. nın 119, 59, 647 Sayılı Yasanın 4.maddeleri gereğince 12.540.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın taksitlendirilmesine ilişkin İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16/12/1993 gün 633/1450 sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7.Ceza Dairesi 07/10/1994 gün 6858/9747 sayı ile;
3842 Sayılı Yasa ile değişik 1412 Sayılı CMUY. nın 135 maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılmadan sanığın sorgusunun yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme 29/12/1994 gün 716/713 sayı ile;
Sanık hakkında birçok dava olup, kendisi bulunamamaktadır. İddianame tebliğ olunmuş vekili ile duruşmaya gelip savunmasını yapmıştır. Savunma hakkı kısıtlanmamış, sadece susma hakkı hatırlatılmamıştır. Bu husus da sonuca etkili değildir. CMUY. nın 135.maddesi savunmanın kısıtlanmamasını amaçlamaktadır. Bu amaç yerine getirilmiştir. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya; Yargıtay C.Başsavcılığının onama istekli 12.10.1995 günlü tebliğnamesiyle 7.Ceza Dairesine ve Özel Dairece de Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Basın Yasasına aykırı davranmak suçundan sanığın cezalandırılmasına ilişkin hüküm; CMUY. nın 135.maddesinde yer alan haklarının sanığa hatırlatılmaması isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, bozmadan sonra CMUY. nın 326/2.maddesi uyarınca, sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden, önceki kararda direnilmiştir.
CMUK. nun 326.maddesi gereğince, bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkemenin, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorması, son tahkikata ve duruşma usulüne ilişkin tüm kuralları uygulaması gerekmektedir. Sanık hakkında verilecek cezanın, bozmaya konu olan cezadan daha hafif olması halinde, sanık veya katılan ile vekillerine davetiye tebliğ olunamaması ya da davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanlarının tespit edilememesinden duruşmaya devam olunarak dava, yoklukta bitirilebilecektir. Karar; lehine de bozulmuş olsa, sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ olunmalı, buna rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, bozmanın lehe olduğu dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
İncelenen dosyada; bozma kararına karşı diyeceklerinin tespiti için sanığa, duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ olunmamış taraf teşkil edilmemiş olup kamu davasının asli süjesi sanık davasından habersizdir. Bu suretle savunma hakkı kısıtlanmıştır. Savunma hakkının kısıtlanması ise CMUY. nın 308/8.maddesi gereğince kesin bozma sebebidir.
Bu itibarla, sanığa davetiye çıkartılıp duruşma günü bildirilmeksizin yargılamaya devamla gıyapta karar verilmesi CMUY. nın 326/2, 308/8.maddelerine aykırı olup sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yerel Mahkeme direnme hükmünün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle yukarıda açıklanan usulü nedenle BOZULMASINA, 19.12.1995 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy