(4250 S. K. m. 25) (1412 S. K. m. 253, 326)
Dava: Kaçakçılık suçundan sanık G. Akkaş'ın 1918 Sayılı Yasanın 27/2-3, 33/2, TCY. nın 59. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay ağır hapis, gümrük kaçağı eşyalar için 4.106.800 lira, tekel kaçağı eşyalar için 180.550 lira tazmini nitelikte ağır para cezası ile cezalandırılmasına, vekalet ücreti, harç, zoralım ve feri ceza tayinine, ödemekten acz halinde para cezasının hapse çevrilmesine ilişkin Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince oyçokluğuyla verilen 16.6.1993 gün 207/111 sayılı hükmün, sanık ve katılan vekilleri ile C.Savcısı tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, 7. Ceza Dairesi 28.12.1994 gün 7044/14453 sayı ile hükmün onanmasına karar vermiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı 14.2.1995 gün 59519 sayı ile; 8.2.1991 günlü suç tutanağında belirtilen 47 adet kaçak içki için 28.2.1991 günlü iddianame ile 1918 ve 4250 sayılı Yasalara muhalefetten dava açılmış, Tekel İdaresi davaya katılmamış ve sadece para cezasına hükmolunmuştur. 7. Ceza Dairesi, Tekel İdaresi vekilinin temyiz istemini reddetmiş, kararı sanık lehine bozmuştur. Bu kararla, sanık lehine kazanılmış hak doğmuştur. Bu davadan sonra, 9.9.1991 günlü iddianame ile tekele tabi içkiler için ikinci bir dava açılmıştır. Bu davanın reddi ve ilk hükümdeki kazanılmış hak nedeniyle sadece para cezasına karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmalıdır gerekçesiyle itiraz etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Karar: Sanığın, yargılama sırasında ölen ve hakkındaki davanın ortadan kaldırılmasına karar verilen kardeşi V. Akkaş ile birlikte işlettiği dükkanında, 8.2.1991 günü yapılan kontrolde 34 şişe viski ile 13 şişe tekele tabi kaçak içki bulunmuştur. 28.2.1991 günlü iddianame ile, dükkanda gümrük ve tekele tabi içki bulundurduğundan bahisle; sanığın 1918 Sayılı Yasanın 27/3-4, 33/son ve 4250 sayılı Yasanın 25/c maddeleri gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır. Mahkemece, iddianame gönderilip duruşma günü bildirildiği ve müdahale müzekkeresi verilmesi istendiği halde, Tekel Başmüdürlüğü, dava ile ilgisi bulunmadığından bahisle iddianameyi iade etmiş ve davaya katılmamıştır. Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.1991 gün 213/942 sayılı kararı ile sanığın, 1918 Sayılı Yasanın 27/3-4, 33/1. maddeleri gereğince 9.808.066 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık vekili ile Tekel İdare vekilinin katılma dilekçesi ekleyerek hükmü temyizi üzerine Özel Dairece, müdahil olmayan idarenin temyiz isteğinin reddine karar verilmiş, aleyhe temyiz olmadığından hüküm eleştirilerek sanık lehine bozma yapılmıştır. Yerel Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve bilahare görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
Sanık hakkında açılan ilk dava devam ederken, tekel idaresinin 15.5.1991 günlü müzekkeresi üzerine C.Savcılığına bu kere, 9.9.1991 günlü iddianame ile 13 şişe içkiyi işyerinde kaçak olarak bulundurduğundan bahisle, 1918 sayılı Yasanın 27/2-3, 4250 Sayılı Yasanın 25/c, d. maddeleri gereğince cezalandırılması için 2. kez dava açılmış, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiştir. Bu dosyada tekel İdaresi 15.5.1991 günlü müzekkere dışında ayrıca 20.1.1992 tarihli dilekçeyle müdahale talebinde bulunmuş ve 29.1.1992 günlü oturumda müdahilliğine karar verilmiştir. 8.3.1993 gün 67/32 sayı ile; Özel Dairece bozulan ve daha sonra görevsizlik kararı ile ağır ceza mahkemesine intikal eden ilk dava dosyası ile bu dosya birleştirilmiş ve yapılan yargılama sonunda sanığın, 1918 Sayılı Yasanın 27/2-3, 33/2, TCY. nın 59. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay ağır hapis, gümrük kaçağı eşyalar için 4.106.800 lira, tekel kaçağı eşyalar için 180.550 lira tazmini nitelikte ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Tarafların temyizi üzerine Özel Dairece hüküm onanmış, onama kararına itirazda bulunulmuştur.
Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve aleyhe temyiz olmadığından eleştiri yapılarak sanık lehine bozulan ilk kararın kazanılmış hak teşkil edip etmeyeceğine ilişkindir.
Sanığın dükkanında bulunan tekel ve gümrüğe tabi tüm kaçak içkiler için 28.2.1991 günlü iddianameyle açılan davaya, Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğü, tebliğ olunan iddianameyi iade ederek müdahale talebinde bulunmamış, sanığın sadece ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik temyiz istemi de Özel Dairece davaya müdahale edilmediğinden ve hükümden sonra müdahalenin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddolunarak hüküm sanık lehine bozulmuştur. Sonradan 9.9.1991 günlü iddianame ile aynı konuda ikinci kez açılan davaya Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğünün katılma talebinde bulunması üzerine bu istemin kabulü, daha önce açılan ve müdahale edilmeyeceği bildirilen ilk davaya da müdahale edildiği şeklinde kabul edilemez. Davaya katılmak isteyen idarenin, sanık hakkında açılan her iki davaya da, usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunması gerekmektedir. Aynı konuda açılan ikinci davaya, birleştirme kararından önce verilen müdahale istem ve kararı sadece o dava ile sınırlı olup, aynı anda devam etmekte bulunan ilk davayı kapsamamaktadır. Tekel İdaresinin, davaya katılmayacağını bildirip iddianameyi iade ettikten sonra, davanın derdest olduğu mahkeme yerine C.Savcılığına müzekkere ile başvurması ve bu başvuru üzerine aynı konuda ikinci bir davanın açılması da, ilk davaya yasa gereği müdahale edildiği şeklinde yorumlanamaz. Kaldı ki, bu konuda yasal yollara başvurulmamış ve ilk mahkumiyet kararı Özel Dairece incelenerek idarenin temyiz istemi reddolunmuştur. Bu itibarla, 28.2.1991 günlü iddianame ile açılan ve sanığın 1918 Sayılı Yasanın 27/3-4, 33/1. maddeleri gereğince 9.808.066 lira ağır para cezası ile cezalandırıldığı Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.1991 gün 213/942 sayılı kararı aleyhine temyiz davası açılmadığından, CMUY. nın 326. maddesi gereğince bu karar sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmektedir.
Öte yandan, CMUY. nın 253/3. maddesi gereğince aynı sanık için evvelce açılmış bir dava olması halinde davanın reddine karar verilecektir. Sanık hakkında 9.9.1991 günlü iddianame ile açılan 2. davanın reddi ve 28.2.1991 günlü iddianame ile açılan davada, verilen 22.11.1991 günlü karar ile 7. Ceza Dairesinin 24.11.1992 günlü bozma kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinden Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım kurul üyeleri, Sanık hakkında açılan ilk dava derdest iken, Tekel İdaresinin C.Savcılığına gönderdiği 15.5.1991 günlü müdahale müzekkeresi üzerine ikinci bir dava açılmıştır. Bu müzekkere, ilk davaya müdahale niteliğinde olduğundan kazanılmış hak doğmamıştır. İtirazın reddine karar verilmelidir gerekçesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile 7. Ceza Dairesinin 28.12.1994 gün 7044/14453 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 27.3.1995 günlü ilk oturumda yasal çoğunluk sağlanamadığından 24.4.1995 günü yapılan 2. müzakerede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy