(1412 S. K. m. 326)
Dava: Sanık K.D. hakkında adam öldürmek suçundan ceza tertibine yer olmadığına, bıçağın iadesine ilişkin Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesince verilen 7.07.1995 gün 85/186 sayılı hükmün katılan tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi 7.12.1995 gün 3335/3621 sayı ile; Maktulün tevali eden haksız hareketleri nedeniyle maruz kaldığı, ağır tahrik altında kasten ve tehevvürle öldürdüğü kanaatine varılarak sanığın TCY. nın 448, 51/2. maddeleri ile cezalandırılması gerekirken yasal savunma koşulu altında suç işlediğinin kabulü ile TCK. nun 49. maddesinin uygulanması isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme 13.2.1996 gün 435/39 sayı ile; Tanık beyanlarına göre maktulün bıçakla saldırısı kesinlik kazanmıştır. Maktulün yanında bıçak bulunmamışsa da, maktul tarafından atılmış veya yakınları tarafından alınmış olabilir. Önce maktulün saldırdığı ve tanık S.`yi yaraladığı sabittir. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya; Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istekli 15.5.1996 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Adam öldürme suçundan açılan davada, meşru müdafaada bulunan sanık hakkında ceza tertibine yer olmadığına ilişkin mahkeme kararı, katılanın temyizi üzerine Özel Dairece, Sanığın ağır tahrik altında kasten ve kızgınlıkla adam öldürmek suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Yerel Mahkeme, aleyhe olduğu halde, sanıktan bozmaya diyeceğini sormadan önceki hükümde direnmiştir.
CMUY. nın 326/2. maddesinde Ancak sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir. hükmü yer almaktadır. Savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan, yasanın bu emredici hükmüne uyulması gerekirken, sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan direnme kararı verilmesi nedeniyle, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle yukarıda açıklanan usulü nedenle ve tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle BOZULMASINA, 11.06.1996 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy