(765 S. K. m. 80, 403)
Dava: Uyuşturucu madde satmak suçundan sanık M.D.nin TCY'nin 403/5, 80, 59. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 13.6.1996 tarih, 27-183 sayılı hükmün sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesi 8.10.1996 tarih, 10314-10485 sayı ile;
"1- Sanığın perakende olarak plaka esrar sattığının öğrenilmesi üzerine polis tarafından başlatılan operasyon nedeni ile X ajan ve alıcı rolündeki polis memuruna ayrı ayrı esrar satmak eylemindeki TCK'nin 80. maddesi anlamında bir satıştan söz edilemeyeceği düşünülmeden, TCK'nin 403/5. maddesi ile verilen cezaya 80. madde uygulanması sonucu fazla ağır hapis cezası yükletilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Teselsül nedeniyle TCK'nin 80. maddesi uygulanırken, artırma sonucu elde edilecek cezasının, gerçek içtima kurallarının uygulanması ile ortaya çıkacak cezadan daha fazla olamayacağı ilkesinden hareketle nisbi para cezası uygulamasında toplam para cezası miktarının esas alınması gerekmesine,
TCK'nin 403. maddesinde hüküm altına alınan para cezasının da nisbi para cezası niteliğinde olmasına ve toplam net uyuşturucu madde miktarı üzerinden hesaplanması gerekmesine göre teselsül nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezanın artırılmasına karşın para cezasının ayrıca ayrtırılamayacağının gözetilmesi" isabetsizliinden bozulmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığı 19.11.1996 tarih ve 82514 sayı ile;
"Olay tutanağına göre; ajan ve görevli komiser 4.1.1996 tarih ve müteakiben 6.1.1996 günü önce ajan, sonra görevli komiser olmak üzere numaraları saptanan paralarla sanıktan 3 kez esrar satın aldıklarından TCY'nin 80. maddesinin uygulanmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır" gerekçesiyle itiraz ederek 1 nolu bozma kararının kaldırılması talep olunmuştur.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Bakkal dükkanı işleten sanığın esrar sattığının öğrenilmesi üzerine 4.1.1996 günü ajan ile komiser Y.Ö.dükkana gitmişler, 250.000 lira karşılığında 0,7 gram esrar satın almışlardır. Ajan, 6.1.1996 günü saat 22.00 sıralarında seri numaraları önceden saptanan ve kendisine verilen iki milyon liranın bir milyon lirası ile yiyecek, bir milyon lirası ile de 2,7 gram bir plaka esrar satın almıştır. Yarım saat sonra komiser Y.Ö., sanıktan 1,75 gram esrar almış, numaraları tespit olunan 700.000 lirayı vermiştir. Esrarlı sigara içmekte olan sanık yakalanmış, sigaranın içinde ve sakız paketlerinin altında esrar bulunmuş, önceden numaraları belirlenen paralar sanığın cebinde ve çekmecesinde ele geçirilmiştir.
Açıklanan olayda Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasında oluş ve sübutta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözümlenecek sorun, sanık hakkında TCY'nin 80. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Türk Ceza Yasası'nın 80. maddesinde, "Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar arttırılır" hükmü yer almaktadır.
Eylemin birden çok olması halinde kural olarak birden fazla ihlal, birden fazla hüküm ve birden fazla ceza ile her ihlalin ayrı suç olması nedeniyle de birden çok suç mevcuttur. Birden çok fiilin varlığı ve yasanın aynı hükmünün ihlali halinde, müteselsil suçun kabulü için fiillerin, "aynı suç işleme kararı" altında işlenmesi gerekir.
Maddi olayda sanık, ayrı günlerde ve ayrı zamanlarda uyuşturucu madde satmıştır. Satış eylemi bilerek ve isteyerek sürdürülmüş, sanık bilinçli olarak esrar satmaya devam etmiştir. Ceza Yasası, uyuşturucu madde satışını yasaklamıştır. Alıcının amacı suçun oluşmasında etkili olmayıp, alıcının amacına değil, sanığın hareketine bakılmalıdır. Sanığın, ajan ve komiserin, suçu ortaya çıkarmak için yeniden esrar istediklerinden haberi yoktur. Sanık, kendine çıkar sağlamak amacıyla satışa devam etmektedir. Alıcılar tarafından sanığın iradesi üzerine etkide bulunulmamıştır. Satma eylemi birden fazla olduğu için çok suç, suçun işleniş biçimi ve yeri, satışlar arasında geçen zaman, olayın gelişim ve oluşumu ile tüm özellikleri dikkate alındığında sanığın kısa aralıklarla esrar satmak suretiyle aynı suç işleme kararının icrası cümlesinden olarak TCY'nin 403/5. maddesine aykırı davrandığı anlaşıldığından, eylemleri müteselsil suçu oluşturmaktadır. Bu itibarla itirazın kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul başkanı ve üyeler, "Ajan ve komiser, seri numarası saptanmış paraları vererek esrar satışını delillendirmek ve sanığın elinde bulunan esrarı ele geçirmek için ikinci kez esrar istemişlerdir. Bu alım-satım olmayıp sanığın satıcı olduğunun tespitine ve suçun kanıtlanmasına yönelik operasyondur. Bu nedenle çok suçun oluştuğundan ve müteselsil suçtan söz edilemez" gerekçesiyle itirazın reddi doğrultusunda oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire bir nolu bozma kararının kaldırılmasına 17.12.1996 tarihli birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 25.02.1997 tarihli ikinci müzakerede oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy