(2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32) (647 S. K. m. 4, 6) (765 S. K. m. 455, 29, 59)
Dava: Özensizlik ve önlemsizlik sonucu ölüme neden olmak suçundan sanık İ.E.'nin TCY'nin 455/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis, 160.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Turgutlu Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 8.12.1994 gün 457-600 sayılı kararın sanık vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2.10.1995 gün 8427/9718 sayı ile;
Sanığın geçmişteki hali ile suç işleme hususundaki eğilimini içermeyen ve bu itibarla yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile cezasının teciline yer olmadığına karar verilmesi isabetsizliğinden bozmuş, Yerel Mahkeme 21.12.1995 gün 664/639 sayı ile;
647 Sayılı Yasanın 4 ve 6. maddesinin uygulanmama nedenleri maddede sınırlı sayılmamıştır. Olayın oluş şekline, sanığın olayda ve olaydan sonraki davranış biçimine, trafik kazalarında artan terörün azaltılması veya önlenmesinin amaçlanmasının gerektirici nedenlerine dayanılarak bu maddelerin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Başkaca gerektirici nedenlere ihtiyaç görülmemiştir gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı ve sanık vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya; Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli 18.11.1996 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanığın özensizlik ve önlemsizlik sonucu 8/8 oranında kusurlu olarak ölüme neden olmak suçundan TCY'nin 455/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilen olayda; Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olup olmadığına ilişkindir.
Erteleme, sanığa hükmolunan cezanın onun kişiliğine uydurulmasını öngören yargısal bir şahsileştirme kurumudur. Cezanın ertelenmesine veya ertelenmemesine yer olmadığına karar verilirken Anayasanın 141 ve CMUY'nin 32. maddeleri gereğince yasal gerekçe gösterilmesi zorunludur. Cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçe, sanığın kişiliğinde var olan nedenlere dayanmalıdır. Sanığın geçmişteki kişiliği ve suç işleme eğilimi değerlendirilerek cezanın tecili halinde ileride suç işlemekten çekinip çekinmeyeceği tartışılmalıdır.
Yerel Mahkemece, kusurun yoğunluğu, kasta varacak derecede olması, olayın oluş biçimi, trafik kazalarında artan terörün azaltılması veya önlenmesi, cezanın bu haliyle çektirilmesinin daha etkili olacağı gerekçesiyle hükmolunan hapis cezası ertelenmemiştir. Mahkemece gösterilen bu gerekçe, temel cezanın tayininde TCY'nin 29/son maddesi gereğince nazara alınması ve aynı yasanın 59. maddesi uygulanırken göz önünde tutulması gereken hususlardır. Trafik kazalarının önleneceğinden bahisle cezanın ertelenmemesi de 647 Sayılı Yasanın 6. maddesine aykırıdır. Kazaların önlenmesi mahkemelerin görevi dahilinde olmayıp, bu gerekçe ile 647 Sayılı Yasanın uygulanmaması, cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine aykırıdır.
Bu itibarla; sanığın geçmişteki halleri, olay öncesi ve sonrası ile yargılama aşamasındaki davranışları irdelenmeden ve gelecekteki suç işleme eğilimi de değerlendirilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırıdır. Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, 17.12.1996 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy