(765 S. K. m. 201/1,son) (647 S. K. m. 4)
Dava: Çalışma özgürlüğünü kısıtlama suçundan sanık Hasan Bayrak'ın T.C.Y.nın 201/1, 647 Sayılı Yasanın 4 üncü maddesi uyarınca 450.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesince 5.12.1991 gün ve 305/452 sayı ile verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4üncü Ceza Dairesince 11.11.1992 gün ve 6229/7003 sayı ile;
Sair itirazlar yerinde değilse de;
Suçun oyuncak tabanca ile işlendiği ve tabancanın korkutabilirlik özelliği kabul edildiği halde, sanık hakkında T.C.Y.nın 201/son maddesinin uygulanmaması isabetsizliğinden oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 17.4.1994 gün ve 40/46 sayı ile; (Suçta kullanılan oyuncak tabancanın korkutucu özelliği bulunmadığı bilirkişi görüşü ile anlaşılmıştır. Oyuncak tabanca tehdit suçunu işlemeye elverişli ise de, artırıcı neden olamaz ) açıklaması ile önceki kararda direnmiştir.
Bu karar da, katılan vekili ve C.Savcısı tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 26.3.1996 gün ve 75561 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü;
Karar: İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire çoğunluğu ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, çalışma özgürlüğünü kısıtlama suçu oyuncak tabanca ile işlendiğine göre, sanık hakkında T.C.Y.nın 201/son maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığı hususundadır.
Sanığın, üzerine yüklenen çalışma özgürlüğünü kısıtlama suçunu, emanette bulunan oyuncak tabanca ile işlediği hususu sabittir ve bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, T.C. Yasasının 201/son maddesinde düzenlenen yasal artırıcı sebebin uygulanabilmesi için, çalışma özgürlüğünü kısıtlama suçunun mutlak silahla işlenmesi zorunluluğu yoktur. Oyuncak tabanca ile işlenmiş bulunsa bile, önemli olan suçun işlenmesinde kullanılan aracın (somut olayda oyuncak tabanca) mağdur üzerinde olağan durumda etki yaratıp yaratmadığıdır.
Sanık, mağdurun minibüsünün önüne çıkarak emanette kayıtlı oyuncak tabancasını çekip doğrultarak, onun köyün içinden geçen yolu kullanmasını engellemiş, suçta kullandığı oyuncak tabancanın mağdur üzerinde korkutucu etki yarattığı iddia, tanık anlatımları ve tüm dosya ile anlaşılmış, mağdur bu sebeple ilçeye ulaşan olağan yolu kullanmayıp, daha uzun mesafeli ve elverişsiz, güzergahında yolcu alma olanağı bulunmayan bir başka yolu kullanmak zorunda kalmıştır.
O halde, sanığın suçta kullandığı oyuncak tabanca, mağdur üzerinde olağan durumda korkutucu nitelikte etki yarattığından ve T.C. Yasasının 201/son maddesinde düzenlenen yasal artırıcı sebebin uygulanabilmesi için suçun mutlaka silahla işlenmesi gerekmediğinden, sanık hakkında T.C. Yasasının 201/son maddesi uygulanmalıdır.
Bu itibarla direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Karşı oy kullanan Kurul Üyeleri, Suçta kullanılan oyuncak tabancanın mağdur üzerinde korkutucu etki yaratmadığı nedeniyle, T.C. Yasasının 201/son maddesinin uygulanmamasının yerinde olduğunu açıklamışlardır
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve C.Savcısının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, direnme kararının istem gibi BOZULMASINA, 16.04.1996 tarihinde yasal oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy