(765 S. K. m. 202)
Dava: Nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanmak suçlarından sanık İ. T.nin TCY'nin 202/2, 80, 202/3, 59. maddesi uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün ağır hapis ve 23.668.483 lira ağır para cezası, TCY'nin 240, 59. maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 50.000 lira ağır para cezasıyla, cezalandırılmasına ilişkin, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi'nce 15.12.1994 tarih ve 6-190 sayı ile verilen kararın, sanık müdafıi tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay S. Ceza Dairesi'nce 23.10.1995 tarih ve 2189-3322 sayı ile;
(Sair itirazlar yerinde değilse de;
Sanığın Ayvalık, Ç. Köyü muhtarı olarak görevliyken çeşitli tarihlerde Köy Tüzel Kişiliği'ne ait toplam 14.201.090 lirayı temellük kasdıyla zimmetine geçirip, ayrıca köy bütçesinden satın aldığı ve demirbaşa kaydetmediği muhtelif eşyaları da hediye olarak vermek suretiyle başkalarına yarar sağladığı, 6.6.1990 tarihinde takvim yaprağına alındı gösterilerek tahsil ettiği 140.000 lirayı kayıtlara intikal ettirmeme eylemi dahil, diğer zimmet eylemlerinin, köyün gelir gider belgeleri ve kayıtlarının basit bir inceleme ve kontrolü ile ortaya çıkarılmasının mümkün olduğu göz önüne alınarak sanığın suç oluşturan eylemlerinin kül halinde müteselsil adiyen zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde müteselsilen nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanmak suçlarından karar verilmesi...) isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkeme ise 28.12.1995 tarih ve 303-297 sayı ile; "bilirkişi raporu içeriğine göre, sanığın üzerine yüklenen suç müteselsil biçimde ve nitelikli zimmet, görevi kötüye kullanmak suçlarını oluşturur", açıklaması ile önceki kararda direıımiştir.
Bu karar da sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın "onama" istekli 31.10.1996 tarih ve 521198 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın eylemlerinin oluşturduğu suçun niteliğine ilişkindir.
Sanık İ. T.nin Ayvalık ilçesi, Ç. Köyü muhtarı olarak görev yaptığı sırada, değişik tarihlerde Köy Tüzel Kişiliği'ne ait toplam 14.201.090 lirayı sahiplenmek kasdıyla zimmetine geçirdiği, Köy Tüzel Kişiliği'ne ait bütçeden harcama yaparak satın aldığı ve demirbaş eşya listesine kaydetmediği yüz adet kaşık, iki adet tost makinesi ve bir adet ütüyü, üçüncü kişilere hediye vermek suretiyle, başkalarına yarar sağladığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle; sanığın Köy Tüzel Kişiliği'ne ait olup da, üçüncü kişilere hediye eşya olarak vermek biçiminde gelişen eyleminin hangi suçu oluşturduğu hususu üzerinde durmak gerekir.
Sanık, köy muhtarı olarak Köy Tüzel Kişiliği bütçesinden yetkisi nedeniyle harcama yapıp, yukarıda açıklanan eşyaları. satın almış, ancak köy demirbaş eşya listesine kaydetmeyerek, üçüncü kişilere vermek suretiyle, onlara yarar sağlamıştır.
Bu eşyalar görevi nedeniyle sanığın denetim, koruma ve sorumluluğu altındadır. Sanık görevi sebebiyle eli altında bulunan bu taşınır malları, tahsis edildiği amaç dışında üçüncü kişiler yararına mal edinmek üzere tasarrufta bulunduğundan, bu eylemi görevi kötüye kullanmak suçunu değil, adiyen zimmet suçunu oluşturur.
Sanığın çeşitli tarihlerde, Köy Tüzel Kişiliği'ne ait toplam 14.201.090 lirayı sahiplenmek kasdıyla zimmetine geçirmek eylemine gelince;
Nitelikli zimmet T. C. Yasası'nın 202/2. maddesinde düzenlenmiş olup, zimmet suçunun unsurları yanında; zimmetin hile ile gerçekleştirilmesi ve yapılan hilenin aldatıcı nitelikte olması özelliklerini de taşımalıdır. Failin, işlediği zimmet suçunun ortaya çıkarılmasını engellemek amacıyla yaptığı her türlü aldatıcı faaliyet hileyi oluşturmakla beraber, kaba ve herkes tarafından anlaşılabilir bir hilenin kullanılması yeterli değildir. Failin, zimmetin ortaya çıkmamasını teminen yaptığı hile dairesini aldatacak ve zimmetin ortaya çıkmamasını sağlayacak nitelikte olmalı, buııa elverişli bulunmalıdır.
Köy muhtarı olan sanık Köy Tüzel Kişiliği'ne ait 14.201.090 lirayı değişik tarihlerde zimmetine geçirirken, imzasız makbuzlar düzenlemek, köydeki kişilerin imzalarını taklit etmek, takvim yaprağına yazmak biçiminde hileler kullanarak, zimmetin ortaya çıkmamasını sağlamak istemişse de, sanığın eylemlerinin, köy muhtarlığının kayıt ve belgelerinin incelenmesi suretiyle kolayca ortaya çıkarılabilmesinin olanaklı bulunduğu ve bu hususun esasen bilirkişiler kurulunun raporunda da vurgulandığı anlaşıldığından, eylemleri nitelikli değil, adiyen zimmet suçunu oluşturur.
Sanığın açıklanan bu eylemlerini, aynı suç işleme kararının icrası cümlesinden olarak kısa fasılalarla ve aynı Köy Tüzel Kişiliği'ne karşı işlediği . anlaşıldığından, hakkında TCY'nin 202/1 ve 80. maddesi uygulanmak suretiyle karar kurulmalıdır. Bu itibarla direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, direnme kararının isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 3.12.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy