(765 S. K. m. 497/1, 522, 59)
Dava: Yağma suçundan sanıklar Uğur G. ve Yıldız K.'nın TCY. nın 497/1, 522, 59. maddeleri gereğince 13'er sene 4'er ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve fer'i ceza tayinine ilişkin Uşak Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.1.1996 gün 131/10 sayılı hükmün sanık vekilleri tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi 8.5.1996 gün 3718/4673 sayı ile, sanıkların eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu ve hükmün bozulması gerektiği" karşı oyu ile oyçokluğuyla onanmasına karar vermiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı 12.6.1996 gün 23358 sayı ile;
Müdahilin taksisine müşteri olarak binen sanıklardan Uğur ile müdahil arasında benzin alınacak istasyon yüzünden münakaşa çıkmıştır. Sanık yumruk vurup bıçak çekmiş, bunun üzerine müdahil arabayı durdurup kaçmıştır. Arabayı kullanan sanık Yıldız taksiyi Antalya'ya götürmüştür.
Taksinin teslimi hususunda şikayetçiye baskı yapılmamıştır. Otonun mülkiyetine yönelik bir amaçları da tespit edilememiştir. Müdahilin taksiyi terk etmesinden sonra taksinin götürülmesi hırsızlık suçunu oluşturmaktadır. Otonun plaka ve taksi levhası sökülmüş ise de, hırsızlık suçunda da sahiplenme düşünce olgusu mevcuttur. Olaydaki cebir, şiddet ile otonun alınıp götürülmesi arasında nedensellik bağı bulunmadığından, hırsızlık suçu oluşmuştur. gerekçesiyle itiraz ederek onama kararının kaldırılıp Yerel Mahkeme hükmünün bozulması talep olunmuştur.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre, sanıklar Uşak'tan Antalya'ya gitmek için taksicilik yapan müdahil ile pazarlık yapmışlar ve 6.000.000 liraya anlaşarak gece saat 01.00 sıralarında yola çıkmışlardır. Müdahil, şehir çıkışında benzin alacağını söyleyip para istemiş, sanık Uğur ise ilerideki tanıdıkları benzinlikten benzin almasını istemiştir. Bunun üzerine aralarında tartışma çıkmış, şikayetçi otoyu durdurup aşağıya inmiştir. Sanık Uğur G. dışarı çıkarak müdahile yumruk vurmuş, tekrar arabaya bindirmiş ve yola devam etmişlerdir. Yolda sanık Yıldız ile münakaşa eden şikayetçi, benzin alacağını söylediği benzinliğe 100-150 m. kala durmuş ve taksiden inerek benzinliğe gitmiş, polise telefon etmiştir. Şikayetçinin arabayı terk etmesi üzerine, sanık Yıldız Kaya da direksiyona geçmiş ve Antalya'ya gitmişlerdir. Yolda, arabanın plakası ile taksi levhasını ve taksimetreyi sökmüşler, arıza yapan otomobili Antalya'da terk etmişlerdir.
Sanıkların yağma suçundan TCY. nın 497/1, 522, 59. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin Yerel Mahkeme kararı Özel Dairece onanmış, oyçokluğuyla verilen onama kararına, fiilin hırsızlık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından itiraz edilmiştir. Çözümlenecek uyuşmazlık suç vasfının tayinine ilişkindir.
Yağma suçu, cebir, şiddet veya tehdit kullanılarak yapılan bir hırsızlıktır. Malın alınması için cebir, şiddet veya tehdit kullanılmalıdır. Yağma suçunun oluşması için;
1- Fail, fiili gerçekleştirmek için cebir, şiddet veya tehdit kullanmalıdır.
2- Cebir, şiddet veya tehdit, malın zilyedine veya cürüm yerinde bulunan kişilere yönelik olmalıdır.
3- Mağdur, malı teslime veya alınmasına karşı ses çıkartmamaya mecbur bırakılmalıdır.
Maddi olayda, benzinin hangi benzinlikten alınacağı hususunda çıkan tartışma üzerine, sanık Uğur, müdahile yumruk vurmuş, tekrar taksiye binmesini sağlamıştır. Müdahilin dövülmesi, taksinin alınmasına yönelik olmayıp yola devam edilmesi ve ilerideki benzinlikten benzin alınması amacıyladır. Yola devam edildiği sırada, sanık Yıldız ile münakaşa eden müdahil, kendiliğinden ve hiçbir zorlama olmadan arabayı durdurup benzinliğe gitmiştir. Müdahilin arabayı terk etmesinden sonra sanıklar arabayı almışlar, sanık Yıldız'ın yönetiminde Antalya'ya gitmişlerdir. Sanıklar, arabanın alınması veya terk edilmesi için cebir, şiddet kullanmamışlardır. Bu nedenle yağma suçu oluşmamıştır. Şikayetçinin, çıkan münakaşa üzerine, cebir, şiddet olmaksızın taksiyi terk etmesinden sonra arabanın alınması hırsızlık suçunu oluşturmaktadır.
Öte yandan arabanın, sahibinin rızası dışında alınmasından sonra yolda plakasının sökülmesi, özel oto sanılması için taksi levhasının ve taksimetresinin çıkartılması suç vasfına etkili değildir. Çünkü fiili gerçekleştirmek amacıyla cebir şiddette bulunulmamıştır. Araba alınıp olay yerinden uzaklaşıldıktan sonra, takside yapılan değişiklikler de sanıkların yağma suçunu işlemek amacıyla hareket ettiklerinin delili olamaz. Yağma suçunun yasal unsurları oluşmamıştır. Bu nedenle itirazın kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul üyeleri, dövülen, tehdit edilen müdahilin, can güvenliğinin bulunmaması, dövülmesinin sonucu olarak arabayı terk etmesi nedeniyle yağma suçu oluştuğundan C.Başsavcılığı itirazının reddi gerekir görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına, 02.07.1996 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy