(765 S. K. m. 491, 522, 81)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık H.H.D.'nin TCY'nin 491/2, 81/2, 522'nci maddesi uyarınca 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Honaz Sulh Ceza Mahkemesi'nce 1.6.1994 gün ve 37-28 sayı ile verilen kararın, sanık ve C. Savcısı tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6'ncı Ceza Dairesi'nce 22.6.1995 gün ve 7418-7186 sayı ile;
(Sair itirazlar yerinde değilse de;
1- Oluşa ve dosya içeriğine göre eyleminin TCY'nin 491/ilk maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı madde ile hüküm kurulması,
2- Sanığın sulh hakimliğinde sorgusu yapılırken, mazotun karşılığı olarak arabasına ait 1.500.000 lira değerindeki çadırını verdiği ve mağdurun şikayetinden vazgeçeceğini söylediği tarzındaki savunması, mağdurun 2.12.1993 tarihli talimat ile alınan beyanı ile de doğrulanmış bulunması karşısında, bu husus yeterince araştırılmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle TCY'nin 523/1. maddesinin uygulanmaması) isabetsizliğinden oyçokluğu ile bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 13.12.1995 gün ve 68-77 sayı ile; her saat herkese açık bir akaryakıt istasyonunda park halindeki kamyondan yapılan hırsızlığın umumun tekafülü altındaki eşyaya karşı işlenmiş sayılacağı ve iade koşullarının gerçekleşmediği açıklamasıyla önceki kararda direnmiştir.
Bu karar da, C. Savcısı tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bozma istekli 19.11.1996 gün ve 6-15696 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire çoğunluğu ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; 1- Sanığın üzerine yüklenen hırsızlık suçunun niteliğine,
2- Rızai iade koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda araştırmaya yer olup olmadığına ilişkindir.
Sanığın Isparta-Denizli Devlet Karayolu üzerindeki bir akaryakıt istasyonunda şikayetçinin park halindeki kamyonunda uyuduğu sırada, mazot deposundan 14-15 litre mazot çaldığı, bilahare yakalandığı anlaşılmaktadır. Sanık yakalandıktan sonra 12.5.1993 tarihinde kolluk tarafından alınan ifadesinde, olayı yukarıda açıklandığı biçimde anlatırken, iadeye ilişkin bir beyanda bulunmadığı halde, aynı tarihte C. Savcısı tarafından alınan ifadesinde, çaldığı mazotu geri ödemek istediğini söylemiş, Sulh Hakimi tarafından aynı tarihte yapılan sorgusunda ise; 1.500.000 lira değerdeki çadırını şikayetçiye vererek onun zararını tazmin ettiğini açıklamış, duruşmadaki sorgusunda bu hususa ilişkin hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Şikayetçi A.Ç. ise 12.5.1993 tarihinde kolluk tarafından alınan ifadesinde iadeden söz etmediği halde, 19.7.1993 tarihli talimatla alınan ifadesinde, zararının tazmin edilmediğini açıklarken, 2.12.1993 tarihindeki beyanında sanığın bir brandayı kendisine vererek zararını tazmin ettiğini söylemiştir.
Bu kanıtlara göre;
Hırsızlık, bir akaryakıt istasyonunda park halinde bulunan ve içinde sahibi olan şikayetçinin bulunduğu bir sırada kamyonun mazot deposundan yapıldığından; şikayetçinin kontrolündeki bir aracın umumun tekafülü altındaki eşyadan sayılması olanaklı değildir. Bu nedenle; TCY'nin 491/ilk maddesine uyan suçun oluştuğunu kabul etmek gerekir.
İade hususuna gelince; Yukarıda açıklanan sanık ve şikayetçi anlatımları çelişkili ve yetersizdir. Bu hususta her ikisi de dinlenilerek, dava açılmadan önce, sanık tarafından, şikayetçiye kamyon çadırının verilip verilmediği hiçbir duraksamaya yol açmayacak biçimde aşamalardaki tüm beyanları hatırlatılarak açıklattırma yaptırılıp belirlendikten sonra, TCY'nın 523'üncü maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği saptanmalıdır.
Öte yandan; sanık hakkında TCY'nin 81/2'nci maddesinde düzenlenen basit özel tekerrür hükümleri uygulandığına göre, TCY'nin 522'nci maddesi uyarınca, pek hafif değere ilişkin hükmün uygulanması da, TCY'nin 522'nci maddesinin son fıkrasına aykırıdır.
Bu itibarla, direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan üç nedenle, C. Savcısının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki bozma düşüncesi yerinde görüldüğünden, direnme kararının değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 24.12.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy