(3713 S. K. m. 8) (2911 S. K. m. 23, 33)
Dava: Silahlı çeteye yardım etmek ve 2911 Sayılı Yasaya aykırı davranmak suçlarından sanık A. Baysoy'un, silahlı çeteye yardım etmek suçundan beraatına, 2911 Sayılı Yasanın 33/c ve TCY.nın 59. maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır (1) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince 29.4.1994 gün ve 862-181 sayı ile verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 10.7.1995 gün ve 5576/11029 sayı ile;
Bölücü silahlı örgüt olan P.K.K.nın amacı doğrultusunda, sanığın olay günü Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan toplantı, gösteri ve yürüyüşe yüzünü poşu ile örterek lider konumunda katıldığı, 22.3.1993 günlü olay tutanağı, sanığın özde değişmeyen beyanları, resim, belge ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, bu oluşa uyan ve özel nitelik arzeden 3713 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması gerektiği, başka olaylar ile ilgili verilen kararın Dairemizce onanmasının bu suçun niteliğini değiştirmeyeceği düşünülmeden, olaya uymayan yasa ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 27.10.1995 gün ve 488/507 sayı ile; sanık yasadışı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmıştır. Bu gösteri yürüyüşü sırasında bölücülük propagandası yaptığı sabit değildir. Kaldı ki bu husus sabit olsa idi 3713 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi de ayrıca uygulanmak gerekirdi. Sanık ateşli silahlar ve patlayıcı maddelerin kullanıldığı yasadışı toplantı ve gösteri yürüyüşünü sevk ve idare ettiğinden 2911 Sayılı Yasanın 33/c maddesi uyarınca cezalandırılmalıdır. Açıklaması ile direnme kararı vermiştir.
Bu karar da, sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istekli 15.1.1996 gün ve 8/2313 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup görüşüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın sübuta eren eyleminin oluşturduğu suçun niteliğine ilişkindir.
Sanığın ateşli silahlar ve patlayıcı maddeler ile her türlü kesici ve delici aletler, taş ve sopanın kullanıldığı ve yasaların suç saydığı nitelikte afiş, pankart, döviz ve resimlerin taşındığı, Cizre İlçesindeki nevruz kutlamaları sırasında düzenlenen izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne, sevk ve idare eden konumunda katıldığı ve dağılma sırasında mukavemette bulunduğu, 22.3.1992 tarihli olay tutanağı, aşamalardaki kaçamaklı ikrarı, tanık A. Yaldırık'ın yeminli anlatımı, dosyadaki fotoğraflar ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
2911 Sayılı Yasanın 23/b maddesine göre; Ateşli silahlar veya patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar boğma teli veya zinciri gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı ve aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler ile kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşınarak veya bu nitelikte sloganlar söylenerek veya ses cihazları yayınlanarak yapılan toplantı veya gösteri kanuna aykırı sayılır denilmekte, yaptırımı da 33. maddenin (c) bendinde hüküm altına alınmaktadır. Buna göre de, Dağılma sırasında 23. maddenin (b) bendinde yazılı silah veya araçlarla mukavemet edenler beş yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır hükmüne yer verilmektedir.
Sanığın yukarıda açıklanan eylemi 2911 Sayılı Yasanın 23/b maddesi yollamasıyla 33/c maddesine uyan suçu oluşturmaktadır. Zira, maddede açıklandığı gibi silah ve araçların kullanıldığı, pankart, afiş ve dövizlerin taşındığı, sloganların atıldığı izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne sevk ve idare eden olarak katılmış, dağılma sırasında açıklanan araçlarla mukavemette bulunmuştur.
Bu itibarla direnme kararı isabetlidir. Sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunduğundan onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, direnme kararının istem gibi ONANMASINA, 05.03.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy