(1412 S. K. m. 23, 25, 26, 326) (2918 S. K. m. 119)
Dava: Adam öldürmeye teşebbüs, izinsiz silah taşımak suçlarından sanık A.Ü.'nün TCY. nın 450/4, 62 ve 6136 Sayılı Yasanın 13/1. maddeleri gereğince 20 yıl ağır hapis, 1 sene hapis ve 160.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay geri alınmasına ilişkin Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.1.1996 gün 104/3 sayılı hükmün sanık ve vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi 18.9.1996 gün 1858/2963 sayı ile;
a) Sanık hakkında 2918 Sayılı Yasa uygulanırken CMUK. nun 258. maddesine göre ek savunma hakkı verilmemesi,
b) Verilen ceza süresine ve mahiyetine göre ehliyetin daimi olarak alınması gerekirken muvakkat alınması isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme 19.12.1996 gün 226-244 sayı ile, Ehliyetnamenin geri alınması cezası, fer'i ceza olduğundan ek savunmaya gerek yoktur. Temyiz edenin sanık olması nedeniyle de sanık aleyhine olarak sürücü belgesinin daimi olarak geri alınması mümkün değildir. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli 2.4.1997 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, Ceza Genel Kurulunda duruşmalı inceleme yapılacağına dair yasal hüküm bulunmadığından sanığın duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre; sanığın adam öldürmek ve izinsiz silah taşımak suçlarından cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay geri alınmasına ilişkin hüküm, ek savunma verilmeden 2918 Sayılı Yasanın 119. maddesinin uygulanması ve sürücü belgesinin daimi yerine geçici olarak geri alınması isabetsizliğinden bozulmuş, Yerel Mahkemece önceki hükümde direnilmiştir.
Bozma kararına karşı diyeceklerinin sorulması için, sanığın bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılmıştır. Bu arada sanık 21.10.1996 günlü dilekçesiyle mahkeme heyetini reddetmiş ve bu talebi Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.1996 tarihli kararı ile reddolunmuştur. Sanık daha sonra 22.11.1996 günü talimatla ifadesi alınırken, ifadesini alan mahkemeyi ve davaya bakan mahkeme heyetini reddetmiş, bu konuda karar verildikten sonra beyanda bulunacağını söylemiş ve aleyhe bozmaya karşı beyanda bulunmamıştır. Bu itibarla, sanığın hakimi ret talebi hususunda bir karar verilmediği ve bozmaya diyeceğinin sorulmadığı anlaşıldığından sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün, öncelikle bu usulü nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün, öncelikle yukarıda açıklanan usulü nedenlerle, tebliğnamedeki istemden değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 27.05.1997 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy