(1412 S. K. m. 150, 257)
Dava: Devlet malına zarar vermek ve kavgada silah teşhiri suçlarından sanık Mehmet Karaman'ın değişen suç vasfına göre TCK. nun 258/2. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca sanığın bu cezasının ortadan kaldırılmasına ilişkin Kaman Asliye Ceza Mahkemesince 7.9.1995 gün ve 28/135 sayı ile verilen karar, Üst C.Savcısının temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 4.6.1996 gün 6175/6405 sayı ile;
İddianame içeriğine göre görevli memura etkin direnme suçundan dava açılmadığı gözetilmeden yazılı şekilde bu suçtan hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 3.10.1996 gün ve 74/119 sayı ile;
CMUK. nun 257. maddesine göre hükmün mevzuu, iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Olay, sanığın kavgada silah çektiği ve yol yapım aracına zarar verdiği şeklinde tavsif edilmiş ise de mahkeme iddianamedeki hukuki nitelendirme ile bağlı değildir. Esasen iddianame yeterince açık olmadığından hazırlık ve duruşma sırasındaki beyanlara bakılıp iddianamedeki tavsif de gözönünde tutulduğunda sanığın eylemlerinin kül halinde etkin direnme suçunu oluşturacağı açıktır. Dozerin bir kısım parçalarının kırılması eyleminde zarar verme genel kastı, yani suçun manevi unsuru oluşmamıştır. Öğreti ve içtihatlar da bu doğrultudadır biçimindeki gerekçe ile ve öğreti ile içtihatlardan emsal göstermek suretiyle önceki kararında direnmiştir.
Bu kararın da o yer C.Savcısı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma isteyen 16.12.1996 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanık hakkında memura etkin direnme suçundan dava açılıp açılmadığı hususuna ilişkindir.
Sanık hakkında memura etkin direnme suçundan dava açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için iddianameye bakılması gerekir.
Kaman C.Başsavcılığının aşağıda aynen yer alan 13.2.1995 gün ve 14 sayılı iddianamesiyle; Kaman Savcılığı Büyükoba Kasabası belediyesince yol yapım çalışmaları yapıldığı bir esnada sanığın hak iddia ettiği taşınmaza varıldığında taraflar arasında çıkan kavgada,
Sanığın kavgada silah çektiği ve keza yol yapım aracına zarar verdiği dosya kapsamı ile anlaşılmakla, TCK. nun 516/3, 522, 466/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
CMUK. nun 150. maddesi uyarınca, tahkikat ve hüküm, yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir.
Bu hudut dahilinde olarak, mahkemeler istiklal ile hareket etmek hak ve görevini haiz olup ceza kanununun tatbikinde kendilerine arzedilen iddialar ile bağlı değildirler.
257. maddede de; hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.
Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir. hükümleri yer almaktadır.
Bu iki maddede fiil bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilmektedir. Fiil yönünden kamu davasının dışına çıkılması demek, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulamaya Yargılama Yasasının açıklanan kuralları kesin engel oluşturur. Ancak, hakim fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüşle ve savunma ile bağlı değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun duraksamaya yer vermeyen içtihatlarına göre, bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan söz edilmesi de o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede (veya yargılamanın gerekliliği kararı ya da şahsi dava dilekçesinde) dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan, bağımsız olarak açıklanması gerekir.
Davanın dayanağını oluşturan ve içeriği yukarıda aynen açıklanan iddianamede sanığın memura etkin direnmede bulunduğundan söz edilmemektedir. Bu itibarla, sanık hakkında memura etkin direnme suçundan dava açıldığı görüşü yerinde değildir, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün istem gibi BOZULMASINA, 04.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy