(3167 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 29, 59)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık G.G.nin 3167 Sayılı Yasanın 16/1, TCY. nın 59, 647 Sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 1.500.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bir yıl çek hesabı açma ve çek keşide etmesinin yasaklanmasına ilişkin Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesince verilen 6.1.1995 gün, 46/1 sayılı hükmün katılan ve sanık vekilleri tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesi 23.10.1995 gün, 9119/9321 sayı ile; 1 - Çek miktarı nazara alınmadan TCK. nun değişik 29. maddesine aykırı olarak temel cezanın alt sınırdan tayini,
2 - Yasal gerekçe gösterilmeden sanık hakkındaki hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca para cezasına çevrilmesi isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme 7.5.1996 gün 147/57 sayı ile, Sanığın sabıkasız olması nedeniyle cezanın alt sınırdan tayin edildiği bozulan kararda belirtilmiştir. gerekçesiyle bir no.lu bozmaya direnilmiş, iki no.lu bozma nedenine uyularak sanık hakkında 647 Sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi katılan ve sanık vekilleri tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli 13.3.1997 tarihli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın karşılıksız çek düzenlemek suçundan 3167 Sayılı Yasanın 16/1, TCY. nın 59, 647 Sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin mahkeme kararı katılan ve sanık vekillerinin temyizi üzerine, çek miktarı nazara alınmadan temel cezanın alt sınırdan tayini ve yasal gerekçe gösterilmeden hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur. Yerel Mahkemece bu kere, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı ceza para cezasına çevrilmeyerek yeni ve değişik bir karar verilmiş, sanığın sabıkasız olduğunun belirtildiğinden bahisle bir no.lu bozma nedenine karşı önceki hükümde direnilmiştir.
Ceza Yasasının 29. maddesinin son fıkrasında, Hakim, iki sınır arasında temel cezayı, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer, fiilin diğer özellikleri, zararın veya tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikları, failin amacı, geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışı gibi hususları göz önünde bulundurmak suretiyle takdirini kullanarak belirler. Cezanın asgari hadden tayini halinde dahi takdirin sebepleri kararda mutlaka gösterilir. hükmü yer almaktadır. Karar verilirken sadece sanığın sabıkasız oluşunun göz önünde tutulması yeterli değildir. Ceza tayini sırasında sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli ve özellikleri ile birlikte suç konusunun önem ve değeri, zararın ağırlığı, sanığın fiilden sonraki davranışları da dikkate alınmalı ve değerlendirilmelidir. Karşılıksız keşide edilen çek tutarının olay tarihinde bir kamyon bedeli olduğunun ve zararın ağırlığının gözetilmemesi, suçun işleniş biçiminin ve sanığın fiilden sonraki davranışlarının değerlendirilmemesi sonucu yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile cezanın alt sınırdan tayini yasaya aykırıdır. Bu nedenle Yerel Mahkeme direnme hükmü bozulmalıdır.
Bozma nedenine göre, sanığın hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmemesine ilişkin yeni ve değişik kararının Özel Dairece incelenmesine bu aşamada gerek bulunmadığından dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, tebliğnamedeki düşünce gibi 08.04.1997 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy