(765 S. K. m. 102, 572)
Dava: Saldırgan sarhoşluk suçundan sanıklar M.G. ve L.E.nin beraatlarına ilişkin Pehlivanköy Sulh Ceza Mahkemesince 26.12.1995 gün ve 56-68 sayı ile verilen kararın, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 25.11.1996 gün ve 11921-12542 sayı ile; Olayın cereyan ettiği ... Derneğine, üye olmayanların da girip girmediği ve umuma açık olup olmadığı belli olmadığı cihetle olay yerinde bulunan sanıklar ve tanıkların üye olup olmadıkları, adı geçen yerin herkesin girişine serbest olan yerlerden olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile sanıkların beraatlarına karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise, 12.3.1997 gün ve 38-9 sayı ile, bozma ilamı üzerine olayın cereyan ettiği ... Derneğinin lokalinde 26.2.1997 tarihinde keşif icra etmiş, yapılan bu keşifte dinlenilen bilirkişi raporunda bu dernek sadece üyelerin girip çıktığı, oturup kalktığı ve dinlendikleri yer olduğundan, herkesin girip çıktığı ve faydalandığı yer olmadığından, umuma açık ve umumun girmesi, faydalanması ve herkesin rahatça içeriyi görmesi ve duyması mümkün olmayan yerlerden olduğuna ilişkin mütalaaya ve C. Savcılığına yazdığı müzekkereye, bilirkişi raporu doğrultusunda verilen cevaba dayanarak saldırgan sarhoşluk suçunun umumilik unsurunun gerçekleşmediğinin kabulüyle, önceki kararda direnmiştir.
Bu karar da, o yer C. Savcısı tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 1.12.1997 gün ve 16464-16286 sayı ile; direnmeye ilişkin kararın incelenmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunca yapılacağından bahisle görevsizlik kararı verilerek, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanıkların saldırgan sarhoşluk suçunu işledikleri iddiası ile açılan davada, yapılan yargılama sonucunda sanıklara atılı suçun unsurları oluşmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiştir.
TCK. nun 572/1. maddesinde düzenlenen saldırgan sarhoşluk suçu, TCK. nun 102/5. maddesi uyarınca iki senelik asli zamanaşımı süresine tabidir.
Sanıklardan L.nin yüklenen suçtan sorgusu 5.12.1995 tarihinde ve M nin sorgusu da 26.12.1995 tarihinde yapılmış olup, haklarında 26.12.1995 tarihinde beraat kararı verilmiştir. 25.11.1996 günlü bozma kararına karşı, 12.3.1997 tarihinde verilen direnme kararı da sanıkların beraatlarına ilişkin olup araya zamanaşımını kesen bir usul işlemi girmemiştir. Bu itibarla sanıkların sorgu tarihi ile inceleme tarihi arasında 2 yıllık asli zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde direnme kararının açıklanan bu nedenle bozulmasına ve sanıklar hakkında TCK. nun 572/1. maddesine aykırılıktan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme kararının isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava zamanaşımı dolmuş bulunduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının CMUK. nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak TCK. nun 102/5. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, 17.02.1998 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy