(1412 S. K. m. 305, 310, 317)
Dava: Görevi nedeniyle memura hakaret ve etkili eylem suçlarından sanık B.K.'nin, TCY. nın 456/4, 272/1, 55/3. maddeleri uyarınca 231.110 lira ağır para cezası ve TCY. nın 266/1, 272, 55/3, 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 93.333 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Aladağ Asliye Ceza Mahkemesince 29.12.1994 gün ve 17/32 sayı ile verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 26.10.1995 gün ve 5929/6875 sayı ile; (1-
.
2- Sanık B.'nin okul bahçesindeki görevliye sövme eylemini hangi söz ya da davranışlarla işlediği, suç öğelerinin nasıl oluştuğu açıklanıp, kanıtları gösterilmeden ve mağdurun evi önünde Allah'a, kitaba sövme eyleminin genel kastla işlenen TCY. nın 175/3. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden hüküm kurulması,
3- ...
.
4- a) ...
.
b) ........) isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 20.12.1995 gün ve 61/65 sayı ile; bozma kararına kısmen uyarak, önceki karardaki gerekçe ile (2) no.lu bozmaya karşı direnmiştir.
Bu karar da sanık B.K. tarafından temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının ret istekli 20.12.1996 gün ve 4/18788 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre; olağan yasa yolu olan temyiz bir davadır. Bu nedenle, temyiz incelemesi yapılabilmesi için açılmış bir temyiz davasının varlığı gerekir. Temyiz davası açılabilmesi için iki koşul aranmaktadır. CYUY. nın 310. maddesinde bu iki koşul süre ve istek olarak gösterilmiştir.
a) İstek Koşulu: CYUY. nın 310. maddesine göre, temyiz davasının kendiliğinden açılmaması, bir isteğe gerek göstermesi kural olarak düzenlenmiştir. Esasen, davasız yargılama olmaz kuralı da bunu gerektirir. Bunun istisnası CYUY. nın 305. maddesinde gösterilmiştir. Ölüm cezası, ölünceye kadar ağır hapis ve onbeş sene dahil yukarısı şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar, istek aranmaksızın kendiliğinden (re'sen) temyize tabidirler.
b) Süre Koşulu: Temyiz davası belli bir süre içerisinde açılmalıdır. CYUY. nın 310. maddesine göre, hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde temyiz davasının açılması gerekmektedir.
Bu iki koşula uygun biçimde CYUY. nın 305. maddesindeki istisna dışında açılmış bir temyiz davası yoksa, hükmün Yargıtay'ca incelenmesi olanaklı değildir.
Yerel Mahkemenin direnme kararı 20.12.1995 tarihinde sanık B.K.'nin yüzüne karşı tefhim edilmiş ve sanık B. bu hükmü 25.1.1996 tarihinde temyiz etmiştir. CYUY. nın 310. maddesinde öngörülen, tefhimden itibaren bir haftalık süreden (yasal süre) sonra hüküm temyiz edildiğinden, süreden sonraki temyiz inceleme isteğinin CYUY. nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanık B.K.'nin süreden sonraki temyiz inceleme isteğinin CYUY. nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, sanık Ş.K.'nin temyizi nedeniyle incelemenin Yargıtay 4. Ceza Dairesince yapılması gerektiğinden, dosyanın Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 06.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy