(1412 S. K. m. 326)
Dava: Resmi belgede sahtecilik, Devlete ait mühürleri taklit etmek ve Vergi Usul Yasasına aykırı davranmak suçlarından sanık H.K. ve İ.Ö.nün, TCY. nın 342/1, 80, 59. maddesi uyarınca bir yıl onbir ay onar gün ağır hapis ve 213 Sayılı Yasanın 359, TCY. nın 59. maddesi uyarınca iki ay onbeşer gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesince 21.2.1995 gün ve 40/11 sayı ile verilen kararın, sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 16.11.1995 gün ve 11538/11936 sayı ile; (Sahte olarak düzenledikleri özel belge niteliğindeki faturaları piyasaya sürerek vergi kaybına neden olan sanıklar H.K. ve İ.Ö.nün eylemleri 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 344. maddesi yollamasıyla 359. maddede yazılı suçu oluşturduğu halde, ayrıca sahtecilikten de hüküm kurulması) isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 15.2.1996 gün ve 80/16 sayı ile; sanıkların eylemlerinin her iki suçu da oluşturduğu açıklamasıyla önceki kararda direnmiştir.
Bu karar da, sanıklar müdafii tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 24.12.1996 gün ve 6/37414 sayılı, tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre;
Yerel Mahkeme, önceki kararının sanıklar lehine bozulmasından sonra, sanıklara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ etmeksizin, taraf teşkili yapmadan direnme kararı vermiştir.
CYUY. nın 326/2. maddesi uyarınca, bozma sanıkların lehine olduğu takdirde, adlarına duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmalı ve bu davetiyenin tebliği sağlanmalıdır. Davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedikleri takdirde lehe olan bozmada sanıkların yokluklarında hüküm kurulabilir.
Sanıklara davetiye tebliğ olunmadan, taraf teşkiline yönelinmeden direnme kararı verilmesi CYUY. nın 326/2. maddesine aykırıdır ve bu hal savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğundan, mutlak bozma sebebidir.
Bu itibarla, sair yönleri incelenmeyen direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen direnme kararının bu usulü sebepten BOZULMASINA 04.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy