(765 S. K. m. 342)
Dava: Sahte bono düzenlemek suçundan sanık B.Ş.'nin TCK. nun 342/1, 80 ve 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince 17.6.1996 gün ve 269/98 sayı ile verilen karar, sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 3.6.1997 gün ve 6094/5950 sayı ile; Suça konu senetlerdeki tanzim tarihlerinin farklı kalemle yazıldığının anlaşılması karşısında, sanık ya da İcra Müdürlüğüne ibraz sırasında ilgililer tarafından yazılıp yazılmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise, 27.10.1997 gün ve 157/169 sayı ile; bozulan önceki hükümdeki gerekçelerle direnmeye karar vermiştir.
Bu kararın da, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının onama isteyen 3.12.1997 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık konusunu soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığı hususu oluşturmaktadır.
Yerel Mahkeme toplanan kanıtların hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğunu kabul etmekte, Özel Daire ise suça konu senetlerdeki tanzim tarihlerinin farklı kalemle yazıldığının anlaşılması karşısında bunların İcra Müdürlüğüne ibrazı sırasında ilgililer tarafından yapılmış olup olmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu görüşündedir.
Sanık kolluktaki beyanında senetlerin ticari ilişkisi bulunduğu H.K. tarafından verildiğini bildirmiş, C. Savcılığı, Sulh Ceza Hakimliği ve Asliye Ceza Mahkemesindeki sorgularında bu beyanı doğrultusunda açıklamalarda bulunmuşsa da, Ağır Ceza Mahkemesindeki gerek bozmadan önce gerekse bozmadan sonraki savunmalarında suça konu senetlerdeki tüm yazı ve rakamları yanında çalıştırdığı işçiye yazdırdığını, imzaları hayali kişiler olan H.K. ve A.G. adlarına attırdığını bildirmiştir.
Senette borçlu olarak gösterilen H.K. ile A.G.'nin, hayali kişiler olduklarına ilişkin son savunmalar bu kişilerin senetlerde belirtilen adreslerde tanınmamalarına ilişkin tesbitlerle de doğrulanmaktadır.
Bu itibarla sanığın hayali kişiler adına ve kendi yararına, sahte olarak düzenlettiği senetleri aldığı mallar karşılığında müştekiye vererek kullandığı anlaşılmakla Yerel Mahkemenin direnmeye ilişkin hükmü onanmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün istem gibi ONANMASINA, 10.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy