(1412 S. K. m. 321, 326)
Dava: Hırsızlık malı bilerek satın almak suçundan sanık K.B.'nin TCY. nın 512/1 nci maddesi uyarınca 2 ay hapis cezasıyla, cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesince 2.11.1994 gün ve 12/1286 sayı ile verilen direnme kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 3.10.1995 gün ve 217/260 sayı ile (Esaslı işlemlerin yapıldığı 18.4.1994 günlü duruşma tutanağı başlığında, tutanak yazıcısının ad ve soyadı yazılmayarak, CYUY. nın 265 nci maddesine aykırı davranılması) isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 31.1.1996 gün ve 1483-97 sayı ile; bozma gereğini yerine getirerek, önceki kararda direnmiştir.
Bu karar da sanık vekili tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının düşme istekli 26.2.1997 gün ve 6-52327 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre; Yerel Mahkemenin 2.11.1994 gün ve 12/1286 sayılı direnme kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 3.10.1995 gün ve 217- 260 sayı ile bozulması üzerine, Yerel Mahkeme bozma gereğini yaparak, yeniden aynı kararı vermiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen karar bir bozma kararıdır. Bu nedenle Yerel Mahkemenin direnme kararı tümü ile ortadan kalkmıştır. Yerel Mahkeme, yeni ve değişik bir karar vermekte serbesttir. Nitekim, Yerel Mahkeme Ceza Genel Kurulu kararında açıklanan usulü bozma nedenini yerine getirerek yeni bir karar vermiştir. Hukuken direnme kararı niteliğinde olmayan bu yeni kararın Özel Dairece incelenmesi gerekir. Aksine kabul halinde, Özel Dairenin incelemediği bir kararın doğrudan doğruya Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gibi bir durum ortaya çıkar ki, buna yargılama yasası olanak vermez.
Özel Dairenin görüşü bellidir, tekrar incelemesinin davayı gereksiz yere uzatacağı gibi bir görüşe katılmak da olanaklı değildir. Çünkü özel Daire görüşünde her zaman değişiklik olabileceği gibi, davaların uzamasını önlemek amacı ile de olsa yargılama yasasının buyurucu hükümleri göz ardı edilemez. Ceza Genel kurulunun duraksamasız uygulamaları da bu yöndedir.
Bu nedenle, hukuken yeni olan bu kararın Özel Dairesince incelenmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin son uygulaması yeni karar niteliğinde olduğundan, temyiz incelemesinin Yargıtay 6. Ceza Dairesince yapılmasına, dosyanın adı geçen Daireye gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine 06.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy