(765 S. K. m. 80) (1412 S. K. m. 150, 253, 257)
Dava: 6136 Sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanıklar M.S.K., M.S.K. ve Ş.K.'nin 6136 Sayılı Yasanın 12/2, TCY. 80, 59. maddeleri uyarınca 15 yıl 6 ay 20 gün ağır hapis ve 2.333.333 lira ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, M.S. K. hakkında bu suçtan Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen cezanın mahsubuna, fer'i ceza tayinine, sanık Z.Y.'nin 6136 Sayılı Yasanın 13/2, TCY. 59. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis, 1.625.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Erzincan 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince oyçokluğuyla verilen 10.5.1996 gün 656/128 sayılı hükmün sanıklar vekilleri tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi 4.12.1996 gün, 11056/15406 sayı ile; Sanık Z.Y. hakkında mahkumiyetine yeterli bir kanıt bulunmadığı gözetilmeden beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi, sanık M.S. K.'nin Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1995/30 esas sayılı dosyasında mahkumiyetine karar verildikten sonra, aynı eylemden mükerrer dava açıldığı anlaşılmakla kesin hüküm nedeniyle sonradan açılan davanın reddine karar verilmesi ve kabule göre de cezanın TCY. nın 80. maddesi ile artırılması, sanıklar M.S. K. ve Ş.K. hakkında, hukuki kesintiye uğramaksızın kısa aralıklarla yaptıkları satışların, ticari amaçlı silah satışı suçunun unsuru olduğu gözetilmeden hükmolunan cezanın TCY. nın 80. maddesi ile artırılması isabetsizliğinden bozmuş, Yerel Mahkeme 4.3.1997 gün, 5-33 sayı ile, M.A. kendisinde ele geçen G-3 tüfeği, arızalı olan tüfek ile üste iki milyon lira vererek sanık Z.Y.'den aldığını söylemiştir. Sanık Z.Y.'nin kendisine ait silahı takas ettiği sabit olmuştur.
Silah satmaktan mahkum olan sanıklar, iki parti halinde silah getirip sattıkları için TCY. nın 80. maddesi uygulanmalıdır.
Sanık M.S. K.'nin silah satmak suçundan Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince cezalandırılan eylemi, topluluk kapsamında kalmaktadır. Topluluğa ait iki silahı satmaktan cezalandırılmıştır. Bu nedenle önceki mahkumiyetinin, bu cezasından mahsubu yoluna gidilmiştir. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi süresinde sanıklar ve vekilleri tarafından istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli 11.6.1997 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, Ceza Genel Kurulunda duruşmalı inceleme yapılacağına dair yasal bir hüküm bulunmadığından sanıklar M.S.K., M.S.K. ve Ş.K. vekillerinin duruşma isteklerinin reddi ile, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre, kolluk görevlilerince, uzun namlulu silah bulundurdukları öğrenilen M.K. ve A.K. yakalandıklarında, Kaleşnikof marka tüfeklerini teslim etmişler, 1993 yılı 10. veya 11. ayında M.K.'nin evine gelen bir kişiden satın aldıklarını söylemişlerdir. M.K.'nin beyanı üzerine yakalanan sanık M.S.K., on iki adet Kaleşnikof tüfeği M.S.K. ve Ş.K.'den aldığını çeşitli şahıslara sattığını söylemiş, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.6.1995 gün, 30/71 sayılı kararı ile, 6136 Sayılı Yasanın 12/1-5, TCY.nın 59. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay ağır hapis, 1.200.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmış ve bu hüküm özel dairece onanarak kesinleşmiştir. Sanığın anlatımı üzerine, tüfek sattığını söylediği kişiler yakalanmışlar, ruhsatsız olan tüfekler ele geçirilmiş ve beyanlar üzerine yakalanan sanıklar M.S. K. ile Ş.K. hazırlık soruşturmasında alınan ifadelerinde, M.S. K. de dahil olmak üzere hep birlikte M. isimli şahıstan yarısı peşin 9 adet tüfek alıp sattıklarını, kalan borcu ödeyip 8 adet tüfek daha aldıklarını ve ikinci grup silahları da sattıklarını söylemişlerdir. Tüfek satın alanlardan M.A. da bir adet G-3 marka uzun namlulu tüfek bulunduğunda, K. soyadlı sanıklardan aldığı tüfeğin arızalı çıkması üzerine bozuk tüfeği, sanık Z.Y.'nin getirdiği bu tüfekle değiştirdiğini, üstüne para verdiğini beyan etmiştir. Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda K. soyadlı sanıkların 6136 Sayılı Yasanın 12/2-5, TCY. nın 80 ve 59. maddeleri ile cezalandırılmalarına, M.S. K. hakkındaki kesinleşen hükmün bu cezadan mahsubuna, sanık Z.Y.'nin ise 6136 Sayılı Yasanın 13/2, TCY. nın 59. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş yasa gereği kısmen re'sen de temyize tabi olan bu hüküm sanık vekilleri tarafından da temyiz edilmiş ve Özel Daire bozma kararına karşı Yerel Mahkemece önceki hükümde direnilmiştir.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; 1 - Sanık M.S. K. hakkındaki kamu davasının mükerreren açılmış olup olmadığı,
2 - Sanık Z.Y. hakkında cezalandırılmasına yeterli kanıt bulunup bulunmadığı,
3 - Sanıklar M.S.K., M.S.K. ve Ş.K. haklarında tayin olunan temel cezanın TCY.nın 80. maddesi ile artırılıp artırılmayacağına ilişkindir.
1- Sanık M.S. K. hakkında Ağrı C. Başsavcılığının 2.5.1994 günlü iddianamesi ile, Sanık M.S. K.'nin birden çok kimseye seri ateşli, kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen, uzun namlulu Kaleşnikof marka silah sattığından bahisle 6136 Sayılı Yasanın 12/1-4. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonunda Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.6.1995 gün ve 30/71 sayılı kararıyla 8 yıl 4 ay ağır hapis, 1.200.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş, bu hüküm onanarak kesinleşmiştir.
Bu suçun yargılaması sırasında soruşturma genişletilip, sanığın bu silahları bireysel olarak satmadığı, diğer sanıklar M.S. K. ve Ş.K. ile birlikte toplu olarak sattığı saptanmış ve bu kez 6.9.1994 gün, 625-180 sayılı iddianame ile her üç sanığın 6136 Sayılı Yasanın 12/1, 2, 4, 5. maddeleri ile cezalandırılmaları için Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesine dava açılmış ve görevsizlik kararı ile dosya, Erzincan 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderilmiştir.
CMUY. nın 257. maddesi uyarınca hükmün mevzuu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Aynı Yasanın 150. maddesinde de soruşturma ve hükmün iddianamede gösterilen fiile hasredileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlerde açıkça belirtildiği üzere, hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. Mahkemeler iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olarak yargılama yapmak zorundadırlar. Karar, kim hakkında hangi eylemden dolayı dava açılmış ise onunla sınırlı olacaktır. İddianamede açıklanan fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir fiilden dolayı hüküm kurulamaz.
Öte yandan CMUY. nın 253. maddesinde aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verileceği kabul edilmiştir. Davanın reddi için, sanığın aynı kişi olması ve açılan her iki davanın aynı olaya ilişkin bulunması gerekir. Somut olayda sanık M.S. K. hakkında açılan ilk davada, olayın bir kısmı değerlendirilmiş, tek başına silah sattığı iddiasıyla dava açılmış ve on iki tüfeği sattığı kabul olunarak cezalandırılmıştır. Daha sonra, bu iddianame dışında kalan bazı silah satış eylemleri ortaya çıkıp tüm silah satışlarını diğer sanıklar M.S. K. ve Ş.K. ile toplu olarak gerçekleştirdikleri anlaşılınca hakkında yeni silah satışları ve topluluk halinde kapsayan iddianame ile inceleme konusu dava açılmıştır. Bu nedenle ve iddianameler ile silah satışlarının dosya kapsamıyla belirlenen tarihleri de nazara alındığında sanık hakkında önceden aynı konuda verilmiş bir hüküm bulunduğundan söz edilemez. Ancak sanık hakkında bireysel silah satışı nedeniyle tayin edilip kesinleşen cezanın mahsubu gerekir ve bu itibarla önceki cezanın mahsubuna ilişkin Yerel Mahkeme direnme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Kaleşnikof marka tüfek satın aldığı öğrenilen M.A.'nın evinde arama yapılmış, silah bulunamamış, yakındaki ot yığını içine sakladığı G-3 marka uzun namlulu tüfeği kolluğa teslim etmiştir. Sanık ifadelerinde, M.S. ve Ş.K.'den tüfek aldığını, denediğinde ateş almadığını, durumu karşılaştığı Z.Y.'ye anlattığını, arızalı tüfekle iki milyon lira verdiğini ve karşılığında teslim ettiği tüfeği aldığını beyan etmiştir.
Sanık Z.Y., yüklenen suçu inkarla, köy muhtarı olduğunu, silaha ihtiyacı bulunmadığını, silah satmadığını, iftira edildiğini savunmuştur.
Sanık Z.Y.'de başka silah bulunamamış, M.A.'da bulunan tüfeğin, sanık tarafından üzerine para alınarak Kaleşnikof tüfekle değiştirildiğine dair M.nin beyanından başka kanıt bulunamamıştır. Sanığın, yüklenen suçu işlediğine dair savunmasının aksini gösterir, cezalandırılmasına yeterli ve kesin kanıt bulunmadığından beraatına karar verilmesi gerekmektedir.
3- Sanıklar M.S.K., M.S.K. ve Ş.K., İran'dan silah getiren M. isimli şahıstan aldıkları silahları, çeşitli şahıslara satmışlardır. Satış işlemi 1993 yılı Ekim-Kasım aylarında yapılmıştır. Yerleşmiş yargısal kararlarda belirtildiği üzere, tek bir silahın değil birçok silahın kazanç amacıyla satılması halinde silah ticareti mevcuttur. Silahların, değişik kişilere satılması, ticaretin gereği olup bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak yasanın aynı hükmü ihlal edildiği ve dolayısıyla müteselsil suçun oluştuğu ileri sürülemez. Müteselsil suçun oluşması için, aynı suç işleme kararı altında birden çok fiilin varlığı ve yasanın aynı hükmünün ihlali gerekir. Somut olayda, kısa zaman dilimi içerisinde, iki seferde alınan silahlar değişik kişilere satılmıştır. İlk silahlar alınıp satıldıktan sonra satış işlemlerinin sona erdiğini ve kastın yenilendiğini gösterir bir zaman süresi geçmeden, ilk partinin borcu ödenirken yeniden silah alınıp satılması, suçun yasal unsuru olan birden çok satışa dahil bulunduğundan, sanıkların cezalarının TCY. nın 80. maddesi ile artırılması yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım kurul üyeleri, Sanık M.S. K. hakkında mükerrer dava açıldığından, sonradan açılan davanın reddi gerektiği görüşüyle, Kurul Başkanı ve bazı üyeler ise, Silahını teslim eden ve mahkum olan sanık M.A.'nın, bozuk silahla birlikte iki milyon lira vererek sanık Z.Y.'den suça konu G-3 tüfeğini aldığına ilişkin beyanının, kendi suçunu da ikrar etmesi nedeniyle atfı cürüm kabul edilemeyeceği gibi diğer beyanlarının da M.E. Y. tarafından doğrulanmış bulunmasına, K. soyadlı sanıkların sattıkları Kaleşnikof tüfeklerin dışında G-3 tüfeğin ele geçirilmesine, mevcut delil durumuna göre sanık Z.Y.'nin cezalandırılması gerektiğinden, iki üye ise, iki parti halinde silah alıp satan sanıklar hakkında TCY. nın 80. maddesi uygulanmalıdır. düşüncesiyle,
Üyelerden Osman Şirin ise Olayda M.S. K. hakkında açılan iki dava, aynı fiile ilişkin değildir. İlk dava bireysel satışa ikinci dava ise diğer sanıklarla birlikte toplu halde silah satışına ilişkindir. İddianamedeki tavsifler aynı olmadığından davanın reddine karar verilmesi mümkün değilse de, CMUY. nın 253. maddesi uyarınca bir olaydan dolayı da birden çok karar verilemez ve önceki mahkumiyete ilişkin cezanın da TCY. nın 40. maddesi uyarınca mahsubu yapılamaz. 40. madde böyle bir mahsuba elverişli değildir. Bu gibi hallerde doğrudan doğruya uygulanacak yasal bir hüküm de bulunmadığından yargılamanın yenilenmesi yoluyla önceki karar ortadan kaldırılmalı ve ikinci kez açılan davada hüküm kurulmalıdır. gerekçesiyle,
Karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, 1 - Direnme kararının, sanık M.S. K. hakkında Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.6.1995 gün, 30/71 sayılı kararı ile verilen ve kesinleşen cezanın, sanığa hükmolunan cezadan mahsubuna ilişkin bölümünün isabetli olduğuna, 09.12.1997 günlü ilk müzakerede,
2 - Sanık Z.Y.'nin mahkumiyeti ve sanıklar M.S.K., M.S.K., Ş.K. haklarında TCY.nın 80. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, 09.12.1997 günlü ilk müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 03.02.1998 günlü ikinci müzakerede, Kısmen tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy