(765 S. K. m. 513)
Dava: Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık R. D.'ın, TCK.'nun 513/2, 522, 72, 647 Sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 133.333 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Arpaçay Sulh Ceza Mahkemesince 9.10.1995 gün ve 52-83 sayılı ile verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine, dosyayı inceleyen
Yargıtay 8.Ceza Dairesince 13.11.1996 gün ve 13388-14166 sayı ile;
"Sanığın köy merasından ot biçmekten ibaret eyleminde, meranın aynına yönelik bir tecavüz söz konusu olmadığı ve bu koşullarda TCK.'nun 513/2. maddesinde belirtilen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması" isabetsizliğinden, bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise, 11.12.1996 gün ve 62-77 sayı ile; "sanık köye ait yerden ot biçme eylemini yalnızca bir mevsim veya belli bir süre için yapmaktadır. Dava konusu yeri yıllardan beri otunu biçmek suretiyle kullanmaktadır.
Arpaçay Kaymakamlığı tarafından sanığın bu yer üzerinden men edilmesine rağmen eylemini sürdürmesi köy tüzel kişiliğine ait yeri sahiplerine kastını açıkça göstermektedir.
TCK.'nun 513/2. maddesindeki suçun maddi unsuru zapt ve tasarruf etmek veya sürüp ekmektir. Sanığın eylemi de zapt ve tasarruf etmektir. YCGK.'nun 18.10.1984 gün ve 64-277 sayılı kararında belirtildiği üzere tasarruf etmek, kullanmak ve faydalanmaktır ve oldukça uzun süre devam eden müdahalelerdir. Zapt etmek de taşınmazın semerelerinden faydalanmaksızın başkalarının faydalanmasına engel olmaktır. Bu oluşa göre sanık yıllardan beri otunu biçerek köylünün ortak istifadesine bırakılan yeri kendi tasarrufu altına almış ve başkâlarının kullanılmasına da engel olmuştur, bu eylemi göz önüne alındığında artık suçun maddi unsurunun oluşmadığından bahsedilemez" gerekçesi ile önceki hükümde direnmiştir.
Bu hüküm de sanık, o yer C.Savcısı ve üst C.Savcısı tarafından süresinde temyiz edildiğinden dosya Yargıtay C. Başsavcılığı'nın "bozma" istemli 11.12.1997 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanığa yüklenen TCK.'nun 513/2. maddesinde belirtilen suçun yasal unsurların oluşup, oluşmadığına ilişkindir.
Direnme kararında dayanak yapılan CGK.'nun 18.10.1984 gün ve 64-227 sayılı kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, TCK.'nun 513/2. maddesi "köy hükmü şahsiyetine ait olduğunu veya öteden beri köylünün müşterek istifadesine terkedilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi gayrimenkulleri kısmen veya tamamen zapt ve tasarruf eden veya sürüp, eken kimse hakkında, 1. fıkrada yazılı cezalar tatbik olunur." demektedir.
Maddeden de anlaşılacağı üzere, suçun konusunu köy tüzel kişiliğine ait veya öteden beri köylünün ortak yararına bırakılmış taşınmaz mallar oluşturur.
Bu suçun maddi unsuru zapt ve tasarruf etmek veya sürüp ekmektir.
Zaptetmek; taşınmazın semerelerinden faydalanmaksızın başkâlarının faydalanmasına engel olmaktır. (Dönmezer; Kişilere ve Mala karşı Cürümler, 10.Bası Sahife 395; A.P.Gözübüyük; Türk Ceza Kanunu Açıklaması, Cilt 4, Sahife 624).
Tasarruf etmek; kullanmak ve faydalanmaktır ve oldukça uzun süre devam eden müdahalelerdir. Birkaç günlük tasarruf; kanunun aradığı anlamda değildir. (C.G.K. 22.6.1970 gün, 95-249; 29.06.19634 gün, 306-304; 6.C.D. 24.2.1963 gün, 6413-6574 sayılı kararları ile Dönmezer, a.g.e. 395.s., Gözübüyük; a.g.e. 625.s., Erem, Türk Ceza Hukuku Hususi Hükümleri, II.Cilt, 1.bası., sahife 1150)
İncelenen dosyaya ve delillere göre;
Tomarlı Köyü tüzel kişiliği adına kayıtlı 20 parsel no.'lu köy çayırına sanığın tecavüz edip otunu biçtiğinden Arpaçay Kaymaklığının 2.9.1992 gün ve 08/13 sayılı men kararıyla tecavüzünün önlenmesine karar verildiği, buna rağmen sanığın bu yerin dedelerinden ve babasından kâlma kendisine ait yer olduğunu ileri sürerek otunu biçmeye devam ettiği, Tomarlı Köyünün bu yerden faydalanmasına engel olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın, Tomarlı köyüne ait olduğunu bildiği köy çayırına dedelerinden kâlma kendi yeri olduğunu ileri sürerek, men kararına rağmen bu yerin otunu biçmek suretiyle el atması ve bunun yıllardan beri devam etmesi, süreklilik kazanmış bulunması nedeniyle tecavüzün meranın aynına yönelik olduğu, Tomarlı Köyünün tasarrufuna engel olması bakımından eyleminin Yasa'nın öngördüğü zapt ve tasarruf etme niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme kararı yerinde bulunduğundan onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, 17.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy