(765 S. K. m. 146)
Dava: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı cebren ilgaya teşebbüs suçundan sanık K.G.'nin TCY. nın 146/1. maddesi uyarınca idamına ilişkin İstanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen 1.9.1995 gün 254/143 sayılı resen temyize tabi olan hükmün, sanık vekilleri tarafından da temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.5.1996 gün 792/2916 sayılı kararı ile nüfus kaydında, mührün ve belgeyi onaylayan görevlinin soyadının okunmaması nedeniyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda sanığın cezalandırılmasına ilişkin 16.4.1997 gün 257/61 sayılı resen temyize tabi olan hükmün sanık vekilleri tarafından da temyizi üzerine 9. Ceza Dairesinin 30.9.1997 gün 2803/5041 sayılı kararı ile; Sanığın 1.4.1993 tarihli olay dışında kalan 4.11.1992 ve 10.3.1993 günlü eylemlere katıldığını gösterir, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gözetilmeden, bunların da sübutu kabul edilerek mahkumiyete esas alınması isabetsizliğinden bozmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığınca 21.10.1997 gün 57255 sayı ile; a) 4.11.1992 günü meydana gelen olayda yaralanan polis memuru D.R., kendisine ateş edenin sanık olduğunu teşhis tutanağında belirtmiş ve duruşmada beyanını tekrarlamıştır. Sanık, bu beyana diyeceği olmadığını söylemiştir. Taksisi gasp edilen mağdur da, taksinin arka koltuğunda oturan şahsın, sanığa çok benzediğini duruşmada beyan etmiştir.
b) 18.3.1993 günü meydana gelen olayda sanığın, ateş eden örgüt militanlarından olduğunu polis memurları B.K. ve A.K. teşhis etmişlerdir. Sanığı suçlamalarını gerektiren kişisel bir husumetleri tespit edilememiştir.
Sanığın bu eylemlere katıldığı mağdurların anlatımı, teşhis tutanakları ve dosya kapsamıyla sabit olmuştur. gerekçesiyle itiraz edilerek Özel Daire bozma kararının kaldırılıp hükmün onanması talep edilmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.04.1993 günü İstanbul Kızıltoprak'da bir polis ekibinin silahla taranması, çıkan silahlı çatışmada iki polis memurunun ölmesi, altı polisin yaralanması, biri bayan üç sanığın silahları ile ölü olarak ele geçirilmesi olayına katılan ve polisten aldığı silahla kaçarken yakalanan, üzerinde ayrıca star marka, numarası kazınmış yarı otomatik tabanca bulunan sanık K.G.'nin, THKP/C-Devrimci sol örgütü üyesi olduğu, 4.11.1992 ve 18.3.1993 günlü polis otolarının taranması olaylarına da katıldığı iddiasıyla TCY. nın 146/1. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. Sanığın her üç olaya da katıldığı kabul olunarak cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hüküm Özel Dairece, sanığın 1.4.1993 tarihli olay dışında kalan eylemlere katıldığını gösterir kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığı ve Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, sanığın 4.11.1992 ve 18.3.1993 günlü olaylara katılıp katılmadığına ilişkindir.
1- 4.11.1992 günü mağdur G.Y.'ye ait taksi gasbedilmiş, kendisi bagaja kilitlenerek bir süre dolaşıldıktan sonra Fatih Şehremini'de bulunan ekip otosu silahla taranmış, iki polis memuru ölmüş, bir polis memuru yaralanmıştır. Olaya biri bayan dört kişinin katıldığı saptanmıştır.
Olayda yaralanan polis memuru D.R., 5.4.1993 günlü ifadeli teşhis tutanağında, olay günü ekip otosunun yanına gelirken kendisine ateş edenin sanık olduğunu, aralarındaki mesafenin yakın olup yüzünü rahatlıkla gördüğünü söylemiş, duruşmada alınan ifadesinde de sanığı teşhis etmiş kendisini yaralayanın bu sanık olduğunu bildirmiştir.
Olay günü taksisi gasbedilen G.Y.'de, müşteri gibi taksiye binen ve yolda arabanın bir saatliğine lazım olduğunu söyleyip kendisini bagaja kilitleyen sanıklardan, önde yanına oturanın Kızıltoprak'da meydana gelen çatışmada ölen H.K. olduğunu, önde oturanın silah çekmesi üzerine yan döndüğünde ve kendisinin bagaja konulması sırasında kısa süre gördüğü arka koltukta oturan şahsın ise, huzurda bulunan sanığa çok benzediğini duruşmada beyan etmiştir. Sanık, bu beyanlara karşı bir diyeceğinin olmadığını söylemiştir.
Diğer tanıklar da, bu olaya katılanlardan bir tanesinin, sanığın yakalandığı olayda çıkan silahlı çatışmada ölen sanığın arkadaşı H.K. olduğunu, resimlerinden tanımışlardır.
Bu olay nedeniyle gasbedilen takside, 1.4.1993 günü çıkan ve sanığın yakalandığı silahlı çatışmada ölen F.C. ile diğer erkek teröristin parmak izi bulunmuştur.
2- 18.3.1993 günü Bayrampaşa'da kolluk görevlilerini taşıyan servis aracının silahla tarandığı, bir polis memurunun öldüğü, sekiz polis memurunun yaralandığı olayda, mağdur A.K.; 5.4.1993 günlü teşhis tutanağında, araca ateş edenlerden birisinin sanık olduğunu belirtip dört kişi arasında sanığı tanımıştır. Son soruşturmada talimatla alınan ifadesinde, yolun sağ tarafında ateş ederken gördüğü şahıslardan birini teşhis ettiğini, bu şahsın adının K.G. olduğunu karakolda öğrendiğini, şikayetçi olduğunu belirtmiştir.
Mağdur B.K. da, araca ateş açılması üzerine silahlı çatışmaya girdiklerini, ateş edenlerin kaçtığını söylemiş, 5.4.1993 günü yaptırılan teşhiste beş kişi içinde sanığı tanımıştır. Duruşmada alınan ifadesinde de, ateş edilince arabadan indiğini, ateş eden üç kişiden bir tanesinin huzurda bulunan sanık olduğunu, olayda ayağından yaralandığını, sanıkta tabanca olduğunu söylemiştir.
Mağdur H.K. ile tanık V.Y., olaya katılanlardan bir tanesini teşhis ettiklerini, bu şahsın Kızıltoprak'da meydana gelen olayda öldüğünü öğrendiklerini beyan etmişlerdir.
6.04.1993 tarihli ekspertiz raporuna göre sanığın üzerinde yakalanan numarası kazınmış yarı otomatik star marka tabanca atışa salihtir. 4.11.1992 günü meydana gelen olayda bulunan 4 kovan ile bir çekirdek ve 18.3.1992 günü servis aracına yapılan silahlı saldırıda bulunan 8 adet kovan ve bir mermi çekirdeğinin bu tabancadan atıldığı saptanmıştır.
Sanık, yakalandığında ifade vermeyeceğini yakalanmayan arkadaşlarına hainlik edemeyeceğini söylemiş, C.Savcılığında ve duruşmada olaylara katılmadığını bildirmiştir. Dilekçelerinde ise Devrimci Solun bir üyesi ve devrimci sol savaşçısı olduğunu, dava konusu üç olayın da Devrimci sol silahlı devrimci birlikleri tarafından gerçekleştirildiğini, fakat kendisinin katılmadığını, örgüt üyeliğinden dolayı gurur duyduğunu belirtmiştir.
Yasadışı THKP/C-Devrimci sol örgütü üyesi olan sanığın, ülkedeki anayasal düzeni silah zoruyla ortadan kaldırıp yerine Marksistleninist ideolojiye dayalı bir düzen getirme şeklindeki örgüt amacı doğrultusunda, örgütün ülke genelindeki diğer eylemleri ile organik bir bütünlük içinde 4.11.1992, 18.3.1993 ve 1.4.1993 tarihlerinde polis otolarının taranması güvenlik kuvvetleri mensuplarının öldürülmesi ve yaralanması ile silahlı gasp eylemlerine de katıldığı; iddia, teşhis tutanakları, mağdur ve tanıkların beyanları, yakalandığında sanığın üzerinde bulunan tabancanın bu olaylarda kullandığına dair ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamıyla sübuta ermiştir. Bu nedenle itirazın kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan iki üye, dosya kapsamına, mevcut delil durumuna göre haklı nedenlere dayanmayan itirazı reddi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüyle Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, sair yönleri de usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme hükmünün ONANMASINA, 03.02.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy