(765 S. K. m. 20, 29, 31, 50, 59, 448)
Dava: Adam öldürmek suçundan sanık A.K.nın TCY. nın 448, 50, 59, 81/1-3. maddeleri uyarınca 3 sene, 7 ay, 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ilişkin Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.6.1997 gün 149-77 sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 24.12.1997 gün 4007/4260 sayı ile, TCK. nun 20. maddesinin uygulanabilmesi, tayin edilen temel ceza üzerinden yapılacak artırma ve indirmeler sonucu bulunacak olan ceza süresine bağlı olduğundan kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasında da TCK. nun 59. maddesinin uygulanmasını öneren ve bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanığa ait sicil kaydında bildirilen, TCK. nun 258, 647 Sayılı Yasanın 4. maddeleri ile verilen 300.000 lira ağır para cezası yerine, 3831 Sayılı Yasadaki düzenleme göz ardı edilerek 6136 Sayılı Yasaya muhalefetten verilen mahkumiyet cezasının tekerrüre esas alınması isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı 13.1.1998 gün 90973 sayı ile; Kamu hizmetlerinden yasaklama cezası, TCY. nın 11. maddesine göre feri cezadır. 20. maddede hükümlülüğün sonucu olarak düzenlenmeyip özgürlüğü bağlayıcı ceza ile birlikte feri ceza olarak düzenlenmiştir. TCY. nın 448 ve 50. maddelerinin uygulanması sonucu hapis cezasına hükmedildiğinden 31. maddenin uygulanması olanaksız olup 20. madde tatbik edilecektir. TCY. nın 50 ve 20. maddeleri birlikte uygulandığından, 50. maddeden sonra gelen artırma ve indirme nedenleri de kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasında uygulanmalıdır. gerekçesiyle itiraz ederek hükmün bu nedenle de bozulmasını istemiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanığın TCY. nın 448, 50, 59, 81/1-3. maddeleri uyarınca 3 sene, 7 ay, 13 gün hapis ve TCY. nın 20. maddesi gereğince 3 ay kamu hizmetlerinden yasaklanma cezaları ile cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanığa hükmolunan kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasından TCK. nun 59. maddesi ile indirim yapılmasında zorunluluk bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Kamu hizmetlerinden yasaklılık cezası, maddede yer alması nedeniyle özgürlüğü bağlayıcı ceza ile birlikte hükmolunduğunda tamamlayıcı ceza(TCY. md. 20) niteliğindedir. Kamu hizmetlerinden yasaklama cezası maddede yer almamış fakat hükümlülüğün sonucu olarak düzenlenmişse (TCY. 31. md.) ek-feri cezadır. Kamu hizmetlerinden yasaklama cezası, mahkumiyetin sonucu olduğu takdirde tek başına hükmedilemeyecek, sonuç ceza esas alınacaktır. Yani TCY. nın 29. maddesindeki sıraya uyulmak suretiyle cezayı artıran ve azaltan haller uygulanarak sonuçta saptanan ceza nazara alınıp kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasına hükmolunacaktır.
Somut olayda sanığın, zaruret sınırını aşarak adam öldürdüğü sabit görülerek TCY. nın 448, 50, 59. maddeleri ile ceza tayin edilmiştir. Zaruret sınırının aşılması halinde cezaların ne şekilde tayin olunacağı ve indirim oranları 50. maddede gösterilmiştir. Buna göre ağır hapis cezası hapse, kamu hizmetlerinden sürekli yasaklama cezası ise süreli yasaklama cezasına dönüştürülecektir. Ancak maddede süre konusunda bir hüküm bulunmadığından TCY. nın 31. maddesi uygulanmayıp 20. madde uyarınca üç aydan üç yıla kadar geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanma cezası tayin olunacaktır.
TCY. nın 50. maddesi 31. maddeye yollamada bulunmuş fakat maddede süre olmadığından 20. maddenin uygulanması zorunlu hale gelmiştir. Aslında uygulanacak olan 31. maddedir ve bu madde Ceza Yasasının Ceza Mahkumiyetlerinin Neticeleri ve Tarzı İcraları başlıklı 3. babında yer almakta olup kanunda yer aldığı bab itibariyle de sonuç cezaya göre hükmolunacağından bu ceza üzerinden ayrıca 59. madde ile indirim yapılamaz. Aksi halde yani 59. madde ile indirim yapıldığında sonuç cezaya bağlı olmaktan çıkıp tamamlayıcı ceza niteliğini alacaktır.
Bu itibarla TCY. nın 50. maddesi yoluyla aynı Yasanın 20. maddesi uygulanırken, tayin edilen temel ceza üzerinden yapılacak artırma ve indirmeler sonucu bulunacak olan ceza süresi nazara alınacağından, kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasından da ayrıca TCY. nın 59. maddesi ile indirim yapılamaz. Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul başkanı ve üyeler; Zaruret sınırının aşılması nedeniyle TCY. nın 50. maddesi uygulandığında ağır hapis cezası hapse, kamu hizmetlerinden sürekli yasaklama cezası ise süreli yasaklama cezasına dönüştürülecektir. Süre konusunda maddede bir hüküm bulunmadığından TCY. nın 20. maddesi uyarınca 3 aydan 3 yıla kadar geçici kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasına hükmolunacaktır. Ceza Genel Kurulunun 17.10.1994 gün 193- 225 sayılı kararı ile Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında açıklandığı üzere TCK. nun 20. maddesi uyarınca kamu hizmetlerinden yasaklanma cezası verildiğinde, asıl cezadan TCK. nun 59. maddesi ile indirim yapıldığı takdirde bu cezadan da anılan madde ile indirim yapılması zorunludur. Bu nedenle itirazın kabulüne karar verilmelidir. gerekçesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 17.03.1998 günü yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 21.04.1998 günlü ikinci müzakerede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy