(1412 S. K. m. 258, 308, 326) (765 S. K. m. 81, 459)
Dava: Önlemsizlik ve özensizlik sonucu yaralamaya neden olma suçundan sanık A. E.'in TCY.nın 459/2-son, 81/2. maddeleri uyarınca 1 ay 5 gün hapis ve 157.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 17.10.1995 gün 1358/759 sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 26.12.1996 gün ve 14148-14470 sayı ile;
"1- Bilirkişinin kimliği tespit edilip yemin verilmemesi,
2- Sanığın CMUK.'nun 258. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden TCK.'nun 81/2. maddesi tatbiki ile cezalandırılması,
3- Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetine ilişkin mahkeme ilamı getirtilmeden ve infaz tarihi araştırılmadan cezanın tekerrür nedeniyle artırılması,
4- TCK.'nun 81/2. maddesinin uygulanması sırasında temel ağır para cezasının fazla tayini" isabetsizliğinden bozmuş,
Yerel Mahkeme 01.04.1997 gün 143/335 sayı ile, 1 ve 4 nolu bozmaya uymuş, 2 ve 3 nolu bozmaya ise, "Sabıka kaydı sanığa okunmuş, kendine ait olduğunu bildirmiştir. Bu nedenle ek savunma hakkı verilmesine gerek ve yasal zorunluluk yoktur. 03.12.1992 günlü kararın infaz tarihi bilindiğinden ilamın getirtilmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya; Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istemli 31.12.1997 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: CMUY.'nın 326. maddesi uyarınca; bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak olan mahkemece, ilgililerden bozmaya karşı diyecekleri sorulmalı, son soruşturmaya ve duruşma usulüne ilişkin tüm kurallar uygulanmalıdır. Sanık hakkında, bozmadan sonra verilecek cezanın, bozmaya konu olan cezadan daha hafif olması halinde; sanık veya katılan ile vekillerine usulüne uygun olarak çıkartılan davetiyenin tebliğ olunamaması ya da davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanlarının tespit edilememesinde duruşmaya devam olunarak dava, yokluklarında bitirilebilecektir. Karar; lehine de bozulmuş olsa, sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ olunmalı, buna rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, bozmanın lehe olduğu dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
İncelenen dosyada, bozmadan sonra sanığın hazırlık ifadesindeki adresine davetiye çıkarılmış ve tebliğ olunamamıştır. Sanığın, temyiz dilekçesinde bildirdiği ve gerekçeli kararın da tebliğ olunduğu yeni adresine ise davetiye çıkartılmamış, duruşma günü bildirilmemiştir. Taraf teşkili yapılmamış, sanık; hakkındaki davadan haberdar edilmemiştir. Bu surette savunma hakkı sınırlanmıştır. Savunma hakkının sınırlanması ise CMUY.nın 308/8. maddesi gereğince kesin bozma nedenidir.
Bu itibarla, sanığın yeni adresine davetiye çıkartılıp duruşma günü bildirilmeksizin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi, CMUY.'nın 308/8. ve 326/2. maddelerine aykırı olup sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün, bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan kurul üyeleri, "Sanık, adresini değiştirdiğini mahkemeye bildirmemiş ve bundan sonraki tebligatların yeni adresine yapılması hususunda bir talepde bulunmamıştır. Bozma lehe olduğundan, ifadesinde bildirdiği adrese davetiye çıkartılması yeterlidir." gerekçesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle yukarıda açıklanan usuli nedenle BOZULMASINA tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy